Çocukların Duygularını Onaylamanın Önemi

22 Nisan, 2020
Çocukların duygularını onaylamak, reddetmeye veya baskılamaya çalışmadan bu duygulara izin vermek ve onları onaylamak anlamına gelir.

Günümüzdeki ebeveynlerin pek çoğu, otoriter anne babalar tarafından taleplere dayalı ve çok duyarlı olmayan, duygularını onaylama konusunda yetersiz kalmış ailelerde yetişmiştir.

Bununla birlikte, şimdi bu ebeveynler saygı ve ilişkiyi ön planda tutarak kendi çocuklarına daha farklı davranmayı hedefliyor. Bu bağlamda, eski jenerasyonlar için yabancı bir kavram olan çocukların duygularını onaylama konusu da gündemdedir.

Almadığımız bir şeyi başkasına vermek elbette ki zordur. Bu nedenle, çocuklarımızı yeni bir yöntemle eğitmek için yöntemi öğrenmemiz gerekir ve bu son derece normaldir.

Size yardımcı olmak için, bu yazımızda çocuğunuzun duygularına karşı nasıl daha saygılı olabileceğiniz konusunda bilgi ve tavsiyeler paylaşacağız.

Ebeveyn olduğumuzda, kendi anne babalarımızın bizi yetiştirme tarzını kopyalamamız son derece yaygındır. Sonuçta, tek bildiğimiz budur.

Bununla birlikte, eğer çocuklarımızla daha sağlam ve sağlıklı bağlar kurmak istediğimizden haberdarsak, onların duygularını anlayarak işe başlamalıyız. Duygularını onaylama ve anlamaları, yönetmeleri ve anlamlandırmaları için çocuklarımıza yardım etmemiz gerekir.

Duyguları geçersiz kılma

Günlük yükümlülükler ve işler, davranmadan önce düşünmemiz için bize fazla zaman tanımıyor. Gün içerisinde çocuklarımıza yemek yedirmek, banyo yaptırmak, uyutmak ve benzeri gibi pek çok şeyle ilgilenmekteyiz.

Çoğu zaman, çocuğumuz parktan eve dönmek istemediğinden, banyodan çıkmak istemediğinden veya seçtiğiniz kıyafetler hoşuna gitmediğinden ortaya çıkan öfke nöbetleri ile başa çıkmada yetersiz hissediyoruz.

Bize göre, çocuklarımızın öfke nöbetlerinin ardındaki sebepler verdikleri şiddetli tepkilerle kıyaslandığında önemsizdir. Bu da, bizi rahatsız etmek, denemek ve manipüle etmek için böyle davrandıklarını düşünmemize sebep oluyor.

duygusal zeka

Ancak eğer çocuklarımızla empati kurarsak, davranışların ardındaki sebeplerin önemli olduğunu ve öfke nöbetlerinin başka türlü ifade etmeyi bilmedikleri duygusal yoğunluğun bir göstergesi olduğunu anlayabiliriz.

Öfke nöbetlerinin kişisel hakaret olmadığını hatırlamalıyız. Çocuklar bizi kızdırmaya ya da manipüle etmeye çalışmıyor, bu yüzden de onlarla mücadele ederek gücü ele almaya gerek yoktur. Aksine, kendilerini ele geçiren bu duygusal yükten bahsedebilmeleri için çocukların bizim anlayışımıza ve yönlendirmemize ihtiyacı vardır.

Çocuğumuzun ağlamasını göz ardı eder, üzüldüklerinde azarlar veya öfke nöbetleri geçirmelerinin ardındaki sebepleri küçümsersek, çocuklarımız duygularına önem vermediğimizi, duygularını onaylamadığımızı ve onları ifade etmelerine izin vermediğimizi düşünür. Ayrıca, duygularını ifade ettiklerinde, sinirleneceğimizi de düşünebilirler.

Bunun sonucunda ise, duygularını baskılamaya başlarlar ve duyguların rahatsızlık verici şeyler olduğunu düşünürler çünkü duyguları reddetmek onları yok etmez.

Duyguları konusunda kafası karışmış ve güvensiz hissederler. Bunun sonucunda ise, kendilerinin ve başkalarının duygularını anlamada ve yönetmede zorluk yaşayarak büyürler.

Çocukların duygularını onaylama: Nasıl yapılır?

Çocuğumuzun duyguları karşısında tepki vermeden önce durup birkaç dakika düşünmek iyi bir fikirdir. Belki ilk dürtümüz çocuklara ağlamamalarını veya onlar yüzünden geç kaldığımızı söylemek olabilir. Ancak bakış açımızı değiştirirsek, bunaldıklarında çocuklarımızın yanında olmak için zaman harcamanın buna değeceğini anlayabiliriz.

çocuklarda öfke nöbeti

Çocukların duygularını onaylamak aşağıdaki aşamaları gerektirir:

  1. Duygularına isim verin. Pek çok kez, çocuklarımız o an ne hissettiğini net bir biçimde ifade etmeyi bilmez. Bu yüzden, ilk adım çocuğunuzun duyguyu adlandırmasına ve tanımlamasına yardımcı olmaktır.
  2. Bunun normal bir tepki olduğunu çocuğun anlamasına ve bu şekilde hissetme hakkı olduğunu bilmesine izin vererek duygusunu onaylayın.
  3. Sebepleri açıklayın. Çocuklar sizi her zaman anlamazlar veya ikna olmazlar ancak yine açıklama yapın.
  4. Duygularıyla başa çıkmalarına yardımcı olacak tavsiyelerde bulunun. Düşüncelerini değiştirerek veya alternatif arayarak, duygularının yoğunluğunu azaltabileceğinizi çocuğunuza öğretin.

“Banyodan çıkmak istemediğini görüyorum. Güzel zaman geçirirken buna son vermek zorunda kalmak seni kızdırabilir. Ancak saat geç oldu ve yemek yememiz gerekiyor. İstersen, yemek yapmama yardım edebilirsin” gibi bir cümle kurabilirsiniz.

Saygı ve yakınlık

Çocuklarımızın öfke nöbetleri karşısında sinirlenmek veya onları küçümsemek yerine, duygularını ifade etmeleri için onlara fırsat vermelisiniz.

Bunu yaptığınızda, çocuğunuzla yakınlık kurabilir, onu anlayabilir ve onun yanında olabilirsiniz. Dahası, kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olacak alternatifler üretmeyi öğretebilirsiniz. Böylece, çocuklar sevildiklerini, saygı gördüklerini ve ilgilenildiklerini hissederler.

Sonuç olarak, çocuklar duygu durumlarını tanımlamayı öğrenmelidir ve duygularıyla yapıcı ve sağlıklı bir biçimde başa çıkmalıdır. Her şeyden de önemlisi, çocuklarımızla güven bağı kurmaktır.

  • Martinez, Á. C. (2010). Pautas de crianza y desarrollo socioafectivo en la infancia. Diversitas: Perspectivas en psicología6(1), 111-121.
  • Posada-Díaz, Á., Gómez-Ramírez, J. F., & Ramírez-Gómez, H. (2008). Crianza humanizada: una estrategia para prevenir el maltrato infantil. Acta Pediátrica de México29(5), 294-304.