Ceza Vermeden Tartışmaları Nasıl Sonlandırabilirsiniz?

13 Mart, 2019

Aşağıda anne ve babaların tartışmaları ceza vermeden sonlandırabilmeleri için bazı ipuçları paylaştık.

Duyguların etkisine sadece çocuklar değil aileler de kapılabilir. Gerginlik anlarında ebeveynler kontrolünü kaybedebilirler ve sonucunda, verdikleri tepkilerin çocuklar üzerinde negatif bir etkisinin olabileceğini düşünmeden çocuklarını cezalandırabilirler.

Tartışmaları ceza vermeden sonlandırmak için, eğitimcilerin duygusal zekayı nasıl ele aldıklarını öğrenmemiz gerekir.

Agresif ve stresli durumlarla yüzleşirken farklı kavgaları kazanabilmemiz için stratejiler geliştirmeliyiz. Bu sayede, tartışmaları ceza vermeden sonlandırabiliriz.

Verilen cezaların, öğrenme konusunda uzun süreli fayda sağlamadığı bilinmektedir. Bunun sebebi, verilen cezaların, uygunsuz davranışların nedenlerine etki etmemesidir.

Durumu iyileştirmekten ziyade, tam tersine ceza uygulanan çocuklar üzerinde negatif duygular uyandırabilir. Bu yüzden, çocuklara durumlarla daha iyi baş edebilmeleri için farklı yöntemler öğretmeliyiz.

Peki, bunu nasıl başaracağız? Asıl soru bu. İyi bir strateji, aynı anda iki cephede savaşabilmeyi gerektirir. Bunlardan bir tanesi düşünme diğeri de müdahaledir.

Ancak, bunu yapmadan önce; sabırlı ve yaratıcı olmaya ve empati beslemeye dikkat etmelisiniz. Çocuğunuzu eğitmek, sizin de kendinizi gözden geçirmenizi ve tüm süre boyunca sakin kalmanızı gerektirmektedir.

Aşırı tepki vermek ve çocuğunuzu cezalandırmak yerine sakin davrandığınız zaman, büyük farkı göreceksiniz.

çocuğuyla konuşan anne

Ceza vermeden tartışmaları sonlandırmak

Cezaya başvurmadan tartışmaları sonlandırmak için, ilk olarak çocuğunuzun gerçekten kötü davranıp davranmadığını netleştirmelisiniz. Hangi açıdan çocuğunuzun davranışı yetersiz kalmaktadır? Bunları kararlaştırdıktan sonra, bu davranışa neyin sebep olduğunu anlamalı ve arkasında yatan asıl sebebi bulmalıyız.

Çocukların uygunsuz davranışlarının arkasında yatan başka sebeplerin de olabileceğini göz önünde bulundurmamız gerekir. Daha fazla bilgi ve bu bilgiyi ifade edebilme yeteneği ile bir çocuğun davranışını değiştirmeniz mümkündür.

Sinir ve agresiyon yaratan bir tartışma içinde olduğunuzda, bu duyguların etkisi altında hareket etmemek en sağlıklısıdır.

Eğer tartışma iki kardeş arasındaysa (en sık görülen durum), önce onları ayırın ve saldırılan kişiyi korumaya alın.

Ancak, durumu daha da kötüleştirmemek için yangına körükle gitmemeye de dikkat edin!

Ayrıca bakınız: “Ceza” Köşesine Alternatif Bir ”Bağlantı” Köşesi

Sakin olun

Tartışma sırasında yapabileceğiniz en iyi şey, onlar sakinleşene kadar sessiz ve sakin bir şekilde beklemek. İzin verirlerse onlara sarıladabilirsiniz.

Suçlayacak birisini aramadan ya da ne olduğunu sorgulamadan, sözlerinizle onları sakinleştirmeye çalışın. Sakinleştikleri zaman, onlarla konuşmaya başlayabilirsiniz.

“Aile ortamında sevgiyi teşvik ederseniz, çocuğunuz da başkalarını mutlu etmek için elinden geleni yapacaktır.”

-Rosa Jove, Klinik çocuk psikolojisinde uzman psikolog-

Daha sonrasında, çok sakin bir şekilde, çocuğunuzdan yaşananları anlatmasını isteyebilirsiniz. Anlatmaya başladığında onu düzeltmeden ya da yargılamadan dinlemelisiniz.

Eğer çok küçük olduklarından ya da dili tam kavrayamadıklarından dolayı anlatamıyorlarsa, ne olduğunu tarif etmelerini ılımlı ve uzlaştırıcı bir dille istemelisiniz.

Bu konuşmanın asıl amacı, çocuğun yetersiz veya şiddetli davranmasına neden olan duyguyu ve böyle davrandıktan sonra ne hissettiğini tanımlayabilmesi üzerine olmalıdır.

Duyguyu tanımak ona ket vurmamak kadar önemlidir. Asıl amaç, çocuğunuza duygularını tanımlamayı ve onları doğru şekilde yönetmeyi öğretmektedir.

Sinirlenmenin normal bir durum olduğunun ancak başka bir çocuğa vurarak tepki göstermenin yanlış olduğunun öğretilmesi gibi.

Ayrıca bakınız: Çocuklarımızı disiplin ederken yaptığımız 13 hata

resim çizen iki çocuk

Önemli olan duyguları kontrol edebilmek

Ona duygularını tanımayı ve doğrulamayı öğretin. Hepsi insan doğasının bir parçasıdır, bu yüzden duyguları iyi ya da kötü diye yargılamak, suçluluk hissine davetiye çıkartır ve duyguların düzgün bir şekilde aktarılabilmesini engeller.

Çocuğunuza kötü davranışı ile ilgili neler hissettiğinizi de açıklayabilirsiniz. Doğru kelimeleri kullanın ve her duyguyu ismiyle belirtin. Örneğin; sinirli, üzgün, kızgın hissettim gibi.

“Beni kızdırdın/üzdün” gibi cümleler kurmaktan kaçının. Hayal kırıklığına uğradığınızı söylediğiniz zaman, kendi duygularınızdan sizin sorumlu olduğunuzu ve çocuğunuzu suçlamadığınızı gösterirsiniz.

Çocuğunuza benzer bir duygu ile bağdaşlaştırabileceği gündelik bir örnek vererek empati kurmasına yardımcı olabilirsiniz.  Bunun için filmlere, çizgi filmlere, öykülere ya da okulda yaşanan bazı olaylara başvurabilirsiniz.

Ona konuştuğunuz noktaları hatırlatmalı ve gerekirse bunların tekrar üstünden geçmeniz gerekir. Bunu gerektiği kadar tekrarlayın. 

Bunu yaparken “sana kaç kez söyledim…” gibi can sıkıcı ifadeler kullanmamaya çalışın.

Çocukların daha az cezaya ve daha fazla iletişime ihtiyacı vardır. Bilimsel çalışmalar, beynimizin “hayır” kelimesini işlemekte güçlük çektiğini göstermektedir.

Cümlelerinizi olumsuz değil olumlu bir şekilde yapılandırdığınız zaman, anlatmak istediklerinizi aktarma ihtimaliniz daha yüksektir.

  • Aguirre, E., Montoya, L., & Reyes, J. (2006). Crianza y castigo físico. Diálogos, 4, 31-48. https://www.aacademica.org/eduardo.aguirre/8.pdf
  • Baumrind, D. (1996). The Discipline Controversy Revisited. Family Relations, 45(4), 405- 414.
  • McMahon, R. (1991). Entrenamiento de padres. En V.E. Caballo (ed.), Manual de técnicas de terapia y modificación de conducta, Madrid: Siglo XXI.
  • Tabares, X. (1998). El castigo a través de los ojos de los niños. Bogotá. D.C.: CES-Universidad Nacional de Colombia.