Çocuklara Karşı Şiddetin Bir Türü Olarak Sözlü Şiddet

1 Ağustos 2019
Şiddet sadece fiziksel eylemler aracılığıyla ortaya çıkmaz: Kelimelerin de çocukların özgüveni ve gelişimi üzerinde çok yıkıcı etkileri vardır. Ebeveynlerin bu durumun farkında olması ve bundan kaçınması gerekir.

Bir çocuk yetiştirmek, her ebeveyn için kolay olmayan bir iştir. Bununla beraber, bu iş ne kadar zorlaşsa da bir öğretme yolu olarak asla şiddete başvurulmaması gerekir. Sözlü şiddet, eğitim eksikliği ve yetişkinlerin kötü bir öfkeye sahip olmasından dolayı git gide daha yaygın hale gelmektedir.

Çocuklara karşı şiddet hakkında konuşulduğunda genellikle bir çocuğa vurulması, itilmesi ya da ona zarar verecek şekilde cezalandırılmasını düşünürüz. Öte yandan, fark edilmeyen ve daha az belli olan ama çocukların duygusal gelişimi ve özgüveni üzerinde çok büyük zararlara yol açabilecek başka eylemler de vardır.

Çocuklarını “kontrol” edemeyen ya da onların neyin doğru neyin yanlış olduğunu “anlamasını sağlamak” için bir yol bulamayan ebeveynler, çocuklarına otoritelerini göstermek ve ders vermek için küçümseme, aşağılama hatta hakaret etme yollarına başvurabilmektedir.

Öte yandan, bunun kullanılabilecek en yanlış yöntem olduğu açıktır. Ne yazık ki, bunca zamana ve uygarlıktaki tüm bu gelişmelere rağmen çocuklara karşı sözlü şiddet hala ortadan kalkmamıştır.

Sözlü şiddet neden çocuklara karşı şiddet türlerinden biridir?

20 Kasım 1989’da, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesini kabul etmiştir. Bu belge, insan haklarıyla ilgili yaygın olarak kabul edilmiş, pek çok ülkenin yasalarına ve hatta anayasalarına dahil ettiği 54 sayfalık bir belgedir.

Bu sözleşme, çocuk ve ergenlerin tam bir hukuksal kimliği olduğunu ve saygı, onur ve özgürlüklerini hak ettiklerini belirtmektedir. Buna ek olarak, geçmişte kabul edildiği üzere çocuğun ailenin müdahalesini gerektiren pasif bir varlık olma fikrine karşı çıkmaktadır.

“Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların yetişkinlere ait olan tüm haklara sahip olduğunu söylemekte ve bunlara gelişim çağında olan insanlar oldukları için birkaç özel hak da eklemektedir.”

Çocuklara yapılan sözlü şiddet, Birleşmiş Milletler üyesi 195 ülkede kabul edilen yasaya göre hem saygısızlık hem de onurlarına yapılmış bir saldırı olarak değerlendirilmektedir.

çocuğa sözlü şiddet

Sözlü şiddet: En yaygın türleri

Kelimeler en az fiziksel şiddet kadar incitici olabilir. Çocuklar ebeveynlerini bilge ve eğitici olarak gördükleri için onların sözlerinin etkileri çocukların zihninde uzun süre kalır. Bu da çocukların, “eğer annem ya da babam bana hiçbir şeyi düzgün yapamadığımı söylüyorsa haklıdırlar” şeklinde düşünmesine yol açabilir.

Bu yüzden, sözlü şiddet çocuklarda duygusal sıkıntılara sebep olan bir şiddet türü olarak kabul edilmektedir. Arjantin’de çocuk hakları üzerinde çalışan bir örgüt olan EDNA’ya göre, sözlü şiddet iki kategoriye ayrılmaktadır:

1. Aktif: Saygısızlık, hakaret, çok talepkar olmak ve de anlayışsız olmayı içerir. Aşağıdaki örneklerde olduğu gibi meydana gelebilir:

  • “Hiçbir işe yaramıyorsun”
  • “Aptal mısın, söylediklerimi anlamıyor musun?”
  • “Sanki aklınla değil de ayağınla düşünüyormuş gibi davranıyorsun”
  • “Artık büyüdün, senden çok yoruldum”
  • “Her şeyi sana tekrar tekrar söylemekten bıktım usandım”
  • “Aynı baban gibi aptalsın”
  • “Eve gidince gününü göreceksin”

2. Pasif: Duyarsızlık, sevgi eksikliği ve ilgisizliği içerir. Çocuklarda anaklitik depresyon gibi ciddi bozukluklara yol açabilir.

Sözlü şiddetin sonuçları

Ne yazık ki, sözlü şiddet toplumda yaygın olarak çocukları eğitmenin bir aracı olarak görülmektedir. Her zaman, “ben çocukken beni kemerle döverlerdi ve bu şekilde düzgün davranmayı öğrendik.” gibi cümleler kuran birini görebilirsiniz.

Şiddeti, olası sonuçlarını değerlendirmeden kabul etmek, toplumda yapılan en büyük hatalardan biridir. Bu durum, çocukların duygusal durumunda özgüven zedelenmesi ve diğer insanlarla empati kuramama gibi ciddi sorunlara yol açabilir.

Ayrıca, çocukların -tam aksine onları yüreklendirmesi gereken- ebeveynlerinden korkmasına ya da güvensizlik duygusu hissetmesine ve onların taleplerini karşılayamamaktan dolayı suçluluk hissetmesine de sebep olabilir.

bağıran kadın

Sözlü şiddeti önlemek için neler yapabiliriz?

EDNA, çocuklara karşı sözlü şiddeti önlemek için aşağıdakilerin yapılmasını önermektedir:

  • Çocuğunuzun özgüvenini düşürmeyin: Çocuğunuzun özgüveninin düşmemesi   için başarılarını takdir edin ve gelişme çabalarını destekleyin.
  • İyi örnek olun: Çocuklar her şeyi görür ve özümser. Bu yüzden, eğer ebeveynlerinin sorunları bağırarak, tehdit ve dayakla çözmeye çalıştığını görürlerse gelecekte onlar da aynısını kendi ailelerinde uygulayacaktır.
  • Çocuğunuzla konuşun: Çocukların öğreneceği çok şey olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Çocuklar her zaman doğru davranamayacağı için, sizin ondan hangi davranışları beklediğinizi açıklamanız gereklidir.
  • Fazla beklentide bulunmayın: Eğer bir çocuğun özgüvenini mahvedecek bir şey varsa o da ebeveynlerinin ondan yapabileceğinin daha fazlasını istemesidir. Her zaman için çocuğunuzu biraz daha iyi olması için teşvik edin fakat ona herkesle rekabet edip en iyisi olması gerektiğini düşündürmeyin.

Son yıllarda, sözlü şiddeti tamamen ortadan kaldırmak üzerine pek çok farkındalık kampanyası düzenlenmektedir. Eğer siz de böyle bir duruma tanıklık ederseniz, olaya müdahale etmeye ve daha kötü şeyler olmasını önlemeye çalışın.