Over Rezervi Doğurganlığı Nasıl Etkiler?

14 Ekim, 2020
Kadınlarda yumurta sayımının yapılması gebelik ihtimalini belirleyen etmenlerden biri olabilir. Bugünkü yazımızda, over rezervi hakkında bilgi verecek ve nasıl ölçüldüğünden söz edeceğiz.

Over rezervi diye bir şey duydunuz mu? Bu tabir, kadınların belirli bir zaman diliminde sahip oldukları yumurta miktarı anlamına geliyor.

Bu sayıya göre gebe kalma ihtimalinin değiştiğini söyleyebiliriz. Peki over rezervinin doğurganlığı nasıl etkilediğini biliyor musunuz?

Over rezervi doğurganlığı etkileyen en temel noktalardan biridir. Bir kadın doğduğunda bir milyona yakın ovosite sahiptir. Ergenlik döneminde ve menstrual döngü başladığı dönemde bu sayıda ciddi bir düşüş görülür. Hatta ergenlikte yarı yarıya düştüğünü söyleyebiliriz.

Kadınlarda belirli bir dönemde kaydedilen yumurta sayısı, özellikle hamile kalınmaya çalışılırken büyük bir önem sarf eder.

Peki bu sayım nasıl yapılır? Hangi miktar tehlikeli bir durum olduğuna işaret eder? Over rezervi ne gibi durumlardan etkilenir? Bugünkü yazımızda, bu soruların yanıtlarını araştıracağız.

Over Rezervi Nasıl Ölçülür?

Over rezervinin ölçülmesi için farklı yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemler aşağıdaki gibidir:

  • Ultrasonla antral folikül sayımı.
  • Folikül uyarıcı hormon, östradiyol, antimülleryan hormon ya da inhibin B gibi bazal endokrin göstergelerinin değerlendirilmesi.
  • İlaçlara hormonal tepkileri değerlendiren testler.

Bu testler yalnızca doğurganlık sorunu olan ve gebe kalma ihtimalini ölçmeye çalışan kadınlara yönelik değildir, aynı zamanda üremeye yardımcı tedavilerin başarılı olup olmayacağını ölçmek için de kullanılır.

İç çamaşırı ile yerde uzanan kadın

Normal Over Rezervi Nedir?

16 yaşından ortalama 35 yaşına dek kadınların vücudundaki ovosit sayısı genellikle iyi bir seviyededir.

Fakat sonrasında vücut menopoza hazırlandığı için ciddi bir düşüş yaşanabilir. Bu durum her kadında değişiklik gösterebilir ve erken menopoz gibi durumların yaşanıp yaşanmadığına göre de farklılaşabilir.

Her bir ölçüm yönteminde normal kabul edilen durumlar aşağıdaki gibidir:

  • Antral foliküller: Menstrual döngünün 3. ile 5. günü arasında ölçülür. Tam doğurgan aşamada normal değerler 4.9 milimetre civarındadır.
  • Folikül uyarıcı hormon: Over rezervi azaldığında bu hormonda artış görülür. 10 mlU/ml’den büyükse bu rezervin az olduğu anlamına gelir.
  • Östradiyol: Normal değerler 40 pg/ml’nin altındadır.
  • Antimülleryan hormon: Normal değerler 0.7 ile 3.5 ng/ml arasındadır.
  • İnhibin B: 35-40 pg/ml altındaysa over rezervinde bir sorun var demektir.

Over Rezervi Doğurganlığı Etkiler

Önceden de söz ettiğimiz gibi, bu göstergeler kadınların gebe kalabilme ihtimalini etkilemektedir. Çünkü yumurtaların olgunlaştığı antral foliküller ve yukarıda bahsettiğimiz hormonlar bu sürecin temel bileşenleridir.

Over rezervinin ölçülmesi kadınların gebe kalma ihtimalinin belirlenmesi açısından son derece önemlidir. Ayrıca yine gelecekte anne olma ihtimali belirleneceği için aile planlaması açısından da önem arz eder.

“16 yaşından ortalama 35 yaşına dek kadınların vücudundaki ovosit sayısı genellikle iyi bir seviyededir. Fakat sonrasında ciddi bir düşüş yaşanabilir.”

Over Rezervini Düşüren Etmenler

Over rezervinin azalmasına neden olan en temel etken yaştır. 35 yaşından itibaren -bazı kadınlarda daha geç de olabilir- vücuttaki yumurta sayısında ciddi bir düşüş görülür.

Zamanın önlenemez ilerleyişinin yanı sıra, radyoterapi ya da kemoterapi gibi tıbbi tedavilerin de yumurta sayısında düşüşe neden olduğunu söyleyebiliriz.

Benzer şekilde, günlük alışkanlıklar ve çevresel koşullar da bu konu üzerinde etki sahibidir. Bunlara stres, kilo ve fiziksel durum, gün içinde çevresel kirliliğe ne kadar maruz kalındığı (özellikle de toksinler ve böcek ilaçlarıyla haşır neşir olunuyorsa) ve sigara içmek gibi zararlı alışkanlıkları sayabiliriz.

Over rezervi ölçümü

Over Rezerviniz Düşüyorsa Ne Yapmalısınız

Göstergeler düşük geliyorsa bu durum, kişinin artık hamile kalamayacağı anlamına gelmez. Doğal yolla da hamile kalınabilir fakat görece daha zor olur.

Fakat yardımcı dölleme yöntemleriyle ortaya çıkabilecek sorunların üstesinden gelinebilir. Laboratuvar koşullarında döllenme bu bağlamda en çok tercih edilen yöntemlerden biridir.

Over rezervinin hamileliğe etkisi açık bir şekilde ortadadır. Harekete geçmeniz gereken zamanı ve ileriyi planlamanız için edinmeniz gereken en önemli bilgilerden biridir.

Coccia, M. E., & Rizzello, F. (2008). Ovarian reserve. In Annals of the New York Academy of Sciences. https://doi.org/10.1196/annals.1434.011

Wallace, W. H. B., & Kelsey, T. W. (2010). Human ovarian reserve from conception to the menopause. PLoS ONE. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0008772

Hansen, K. R., Hodnett, G. M., Knowlton, N., & Craig, L. B. (2011). Correlation of ovarian reserve tests with histologically determined primordial follicle number. Fertility and Sterility. https://doi.org/10.1016/j.fertnstert.2010.04.006