Hamilelikte Cinsel İlişki

27 Eylül 2019
Hamilelik sürecinde cinsellik konusu, kadınların büyük bir kısmı için soru işaretleri ile dolu bir konu anlamına gelir. Peki bu süreçte cinselliğin devamı neden olumludur?

Hamilelik danışmanlığına başvuran kadınların çok sık bir biçimde sordukları sorulardan biri, yaklaşık dokuz ay süren hamilelikte cinsel ilişki yaşamaya devam etmelerinin mümkün olup olmayacağıdır.

Bu bağlamda, hamilelik süresince cinsellikle ilgili duyulan korkular sadece kadınlara ait değildir. Genellikle çiftler, bu süreçte cinsel ilişkiye girme konusunda tereddüt yaşarlar. En çok korkulan konular, bebeğe herhangi bir biçimde zarar verme olasılığı, su kesesinin yırtılması, erken doğumun tetiklenmesi, olası bir enfeksiyonun bebeği etkilemesi vb. olarak sıralanabilir.

Ancak tüm bu çekinceler ve korkuların aksine, genellikle hamilelik süresince cinsel ilişkinin son derece sağlıklı olduğunu ifade etmek gerekir. Ayrıca bu dönemdeki cinsel ilişkinin birçok faydasının bulunduğu da saptanmıştır. Çünkü cinsel ilişkinin sadece cinsel birleşme ile sınırlı bir eylem olmadığını, bu kavramın içine okşama, mastürbasyon, öpücükler vs. gibi birçok detayın da girdiğini dikkate almak gerekir.

Hamilelikte Cinsel İlişki Yaşamanın Faydaları

Bu süreçte cinsel ilişkinin başlıca faydaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Hamilelikte cinsel ilişki, anne adayının pelvis bölgesine sağlanan kan miktarında artışa neden olur. Bu durum ise, bebeğin sağlığını doğrudan etkileyen plasentanın ihtiyaç duyduğu besin ve oksijenin doğru miktarlarda bu bölgeye ulaşmasını sağlar.
  • Endorfin ve oksitosin üretimine yol açar. Bu sayede, hamilelik sürecinde yaygın olarak görülen rahatsızlıkların doğal bir biçimde azalmasına ve anne adayının kendisini daha iyi hissetmesine yardımcı olur.
  • Orgazm, pelvik tabanının kas yapısını güçlendirir.
  • Stres ve yol açtığı etkilerin azalmasına yardımcı olur.
  • Anne adayı ile partneri arasındaki bağları ve birlikteliği güçlendirir.

Şimdi, hamilelik sürecinde üçer aylık dönemler halinde cinselliğin karakteristiklerini inceleyelim.

İlk Üç Aylık Dönem:

Genelde, hamileliğin ilk üç aylık periyodunda, gerek sıklık gerekse istek anlamında cinsel yaşantıda bir durgunluk ve gerileme gözlenir. Bu durum, özellikle kadınların bu süreçte sık bir biçimde karşı karşıya kaldıkları kusma gibi şikayetlerden ve diğer rahatsızlıklardan kaynaklanmaktadır.

Cinsel ilişki sonrası çift

Buna ek olarak, bu dönemde yaşanan hormonal değişimler nedeniyle kadınlar son derece yorgun olurlar. Hatta birçok kadın bu yorgunluk nedeniyle sık sık uyuyakalır. Bu durumun doğal bir sonucu olarak da çiftler arasında özel anların yaşanma ihtimali de  zorlaşır.

İkinci Üç Aylık Dönem:

Bu periyot, cinsel aktivitenin en yoğun olduğu hamilelik dönemi olarak ön plana çıkar. Anne adayının enerjisi geri döner ve hatta eskisinden daha yüksek seviyelere çıkar. Bunun en büyük sebebi ise, karnının henüz hareketlerini kısıtlayacak ölçüde şişkin olmaması ve ayrıca kusma gibi şikayetlerin de sonlanmış bulunmasıdır. Yani bu dönemde kadınlar, cinsel anlamda daha fazla açık ve istekli bir yapıya sahiptir.

Ayrıca genital bölgelerde damarlanma artmış olduğundan, bu bölgedeki ıslanma seviyesi de yükselir. Bunun sonucunda da çiftlerin cinsel ilişki kalitelerinde ciddi derecede artış meydana gelir.

Son Üç Aylık Dönem:

İşte bu dönem, anne ve baba adaylarının korkularının en yüksek seviyelere çıktığı periyottur. Çünkü artık bebek tam olarak şekillenmiş ve çok daha büyümüştür. O nedenle çiftler, cinsel birleşme esnasında bebeğin herhangi bir biçimde zarar görmesinden ya da erken doğumun tetiklenmesinden çekinirler.

Hamile kadın cinsel ilişki

Bu dönemde, karın bölgesindeki büyüme nedeniyle kadınlar oldukça rahatsız olurlar. Ayrıca birçoğunda sırt ağrıları da ortaya çıkar. Bunlara ek olarak, eğer bebek biraz iriyse, anne adayının pelvik bölgesinde ağrılar ve krampların meydana gelmesine de neden olur. Bu durum, vajinanın en derin bölgelerinde rahatsızlık hissinin ortaya çıkmasına yol açar.

Kimi zaman kendimizi beğenmeyiz, kocaman bir karınla kendimizi hiç de çekici bulmayız.

Bu nedenlerden dolayı, hamileliğin son periyodunda cinsel yaşam da olumsuz etkilenir. Cinsel birleşme daha seyrek bir biçimde yaşanır. Ancak yine de bu dönemdeki cinselliğin şu faydalarının bulunduğunu da bilmek gerekir: Orgazm esnasında vücut endorfin ve oksitosin hormonları salgılar. Oksitosin, aynı zamanda doğum esnasında kasılmalara neden olan hormondur. Fakat endişe edilecek bir durumun olmadığının altını çizmemiz gerekir. Çünkü eğer bebek henüz doğum için hazır değilse, bu hormonun harekete geçmesi doğumun gerçekleşmesine yol açmaz. Ayrıca eğer cinsel birleşme esnasında içeriye boşalma olması durumunda, prostaglandin (düz kasları uyarıcı, özellikle uterus kontraksiyonlarını başlatıcı etkiye sahip vücudun çeşitli organ ve salgılarında bulunan yağ asidi ve türevlerinden ibaret bileşikler grubu) içeren meni, serviksin yeterli derecede büyümesine yardımcı olur. Bu durum, doğum başlangıcı için yapısal olarak daha elverişli bir serviks anlamına gelir.

Sonuç olarak, eğer jinekolog tarafından özellikle verilmiş olan aksi yönde bir tavsiye yoksa, hamilelik sürecinde vücudunuzu dinleyin ve aktif bir cinsel yaşantı sürdürmeye devam edin.