Suni doğumda oksitosin

Suni doğumda oksitosin hormonu, anne bu hormonu doğal olarak yeterli miktarda üretemediğinde kullanılır. Kontrendikasyonlarını ve hangi etkileri ürettiğini gözden geçiriyoruz.
Suni doğumda oksitosin

Son Güncelleme: 05 Temmuz, 2018

Suni doğumda oksitosin neden kullanılır? Hamile bir kadının en büyük endişelerinden biri bebeğini nasıl doğuracağıdır. Çoğu kadın bebeğe etki edebilecek herhangi bir madde kullanmadan tamamen normal bir doğum yapmak istemektedir.

Birçok kadın bu isteğini yerine getirecek kadar şanslıdır ve normal bir doğum yapmayı başarırlar. Ancak, bu isteğini yerine getiremeyenler de vardır. Ameliyatı gerçekleştiren ekip de, sürecin uzamaması ve bebeğe zarar gelmemesi için, oksitosin kullanarak suni doğum yapmaya karar verirler.

Suni doğumda neden oksitosin kullanıldığını anlamak için, öncelikle birtakım bilgilerin anlaşılması gerekir.

Oksitosin nedir?

Oksitosin, insan vücudunda hipotalamusta doğal olarak üretilen bir hormondur. Doğum sürecinin gerçekleşmesi için gereklidir.

En yüksek oranda üretilmesi, hamileliğin sonunda rahim boynunun genişlemesi sırasında gerçekleşir. Bu durum rahim kanalının girişine, bebeğin kafasının temas etmesi ile gerçekleşir.

Bu durumda, hormonun salgılanması için beyne bir sinyal gönderilir. Rahim kanalının genişlemesi ve bebeğin vajinadan geçebilmesi için gerekli kasılmaları tetikler.

doğum sancısı

Suni doğumda oksitosin ne zaman kullanılır?

Birçok kadın, gerekli oksitosini doğal olarak üretemez. Bu nedenle, doğum ekibi bebeğin doğabilmesi için oksitosini sentetik olarak anneye vermeye karar verir.

Sentetik oksitosin, birçok farklı marka altında mevcuttur. İç kaynaklı olanla aynı işleve sahiptir. Ancak kadının bünyesine göre farklı etkileri de olabilir.

Suni doğumun dışında, oksitosin hormonu, kasılmaların yeteri kadar güçlü olmaması durumunda da kullanılır. Suni doğumda oksitosin kullanımı, doğumdan sonra rahmin daha çabuk kasılmasını, böylece iç kanamaya bağlı komplikasyonların önlenmesini sağlamak için doktorlar tarafından sıkça uygulanan bir yöntemdir.

Benzer şekilde, vücudun plasentayı atması için de kullanılabilir. Bu, genellikle vajinal doğum yapıldığında doğal olarak rahim duvarlarından çekilir. Bunun için doğumdan sonra biraz daha güçlü kasılmalar meydana gelir, bu sebeple oksitosin düzeyi daha yüksek olmalıdır.

Sezaryen doğum yapan kadınlar içinse, doktor doğumdan sonra yeterli miktarda oksitosin vermelidir. Bunun amacı, üreme sisteminden plasentanın tamamen atılmasıdır.

Suni doğumda oksitosin nasıl kullanılır?

Günümüzde oksitosin kullanımı oldukça yaygın olsa da, kontrollü bir şekilde verilmelidir. Damlacık yoluyla intravenöz olarak uygulanır. Bu süreçte, doktor, kasılmaları doğum için yeterli hale gelene kadar izler.

Oksitosin seviyesi düşerken, uzman, hastanın tansiyonunu ve ayrıca bebeğin kalp atışlarını izlemelidir. Bu şekilde, hastaya gereken oranda oksitosin verilebilir.

 “Oksitosin vücutta doğal olarak üretilen bir hormondur. Doğumun gerçekleşmesi için gereklidir”

Oksitosin ne zaman kullanılmamalı?

Fetüsün acı çektiği veya doğum için doğru pozisyonda olmadığı durumlarda, doğum oksitosinle başlatılmamalıdır. Plasenta previa veya rahim kanalı ve fetüsün kafası arasındaki orantısızlık durumlarında da aynı uygulama geçerlidir.

Ayrıca, ikiz doğumlarında veya daha önce sezaryen doğum yapan kadınlarda kullanımının üzerine daha fazla çalışma yapılmalıdır. Benzer şekilde, annenin kalp hastalığı, yüksek tansiyonu veya böbrek yetmezliği varsa, oksitosin kullanımından kaçınılmalıdır.

suni doğum sancısı

Suni doğum daha mı acı vericidir?

Sentetik hormonla başlatılan kasılmalar, doğal olarak gerçekleşenlerle oldukça benzerdir. Ancak, aniden gerçekleştiği ve sentetik hormon verildikten birkaç saniye sonra kasılmaların başlaması nedeniyle, daha çok acı veriyormuş gibi gelebilir.

Kısacası, suni doğumda oksitosin, doğumdan sorumlu doktor tarafından analiz edilmesi gereken bir yöntemdir. Müstakbel anne bu durumda endişelenmemelidir. Kullanımı oldukça yaygındır ve olumlu sonuçlar vermektedir.


Tüm alıntı yapılan kaynaklar, kalitelerini, güvenilirliklerini, güncelliklerini ve geçerliliklerini sağlamak için ekibimiz tarafından derinlemesine incelendi. Bu makalenin bibliyografisi güvenilir ve akademik veya bilimsel doğruluğa sahip olarak kabul edildi.



Bu metin yalnızca bilgilendirme amaçlı sunulmuştur ve bir profesyonelle görüşmeyi yerine geçmez. Şüpheleriniz varsa, uzmanınıza danışın.