Çocukların Ölüm Kavramını Anlaması ve Bununla Yüzleşmesine Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

· 12 Nisan 2019
Ölüm, yetişkinlerin bile tamamen anlamakta zorlandığı bir kavramdır. Bu yüzden, çocuklarımızla bu konuda erkenden konuşarak onların bunu anlaması ve kabul etmesine yardımcı olmamız gerekir.
Küçükken bir ölüm deneyimleyen çocuklar, yaşamın bir noktada sona erdiğini keşfederler. Bu yeni keşfin sonucunda da çocuk, derin bir acı çeker. Bu yüzden, ebeveynlerin, çocuklarının ölüm kavramını bir an önce anlayıp içselleştirmesini sağlamaları gerekir.

Eğer bir çocuk ölüm kavramını önceden anlarsa ve bununla yüzleşirse, çocuğun hayattaki gelişimiyle ilgili en önemli görevlerinden biri bu acıya katlanmayı öğrenmek olur.

Yetişkinlerin, çocukların ölümün gerçekliğini anlaması ve bu deneyimi daha kolaylaştırmak için uğraşması gerekir. Aksi halde, çocuk ölümsüzlük gibi konularda gerçek olmayan efsanelere inanabilir ya da çocuğun iç dünyası karışabilir.

Çocuğunuzla bir yakınınızın ölümü hakkında konuşmak için tavsiyeler

Bu çeşit zor zamanlarda, çocuğunuza bu haberi nasıl vereceğinizle ilgili size yardımcı olabilecek birkaç tavsiye bulunmaktadır:

  1. Her şeyden önemlisi, çocuğunuzun güvenli hissetmesini sağlayın. Bu durum, ölen kişi ailenin bireylerinden biriyse daha da önemlidir. Bu durumda, özellikle de ölen kişi çocuğun ebeveynlerinden biriyse, çocuk yalnızca derin bir üzüntü hissetmekle kalmaz, ayrıca çocuk diğer ebeveynini de kaybederse ya da başka bir akrabası daha ölürse ne olacağını merak edebilir.
  2. Çocuğunuza kesinlikle yalan söylemeyin. Ebeveynlerin çok sık yaptığı bir şey ölen bir yakının gidişini, seyahat metaforuyla anlatmaktır. Bununla birlikte, sevilen birinin ölümü üzerine o kişinin seyahate çıktığını söylemek çocukta sadece o kişinin geri döneceği beklentisini yaratır ve bu yanlıştır. Ayrıca, ölümü hastalıklarla ilişkilendirirken de çok dikkatli olmalısınız. Eğer bunu yaparsanız, çocuğunuz her defasında biri hasta olduğunda o kişinin öleceğinden korkmaya başlayabilir.
  3. Çocuğunuzun hislerini dışavurmasına izin verin. Çocuklar küçükken acılarını kızgınlık ya da öfke nöbeti şeklinde ifade ederler. Eğer çocuğunuz bu şekilde hislerini ifade ederse sakin kalmanız gerekir. Bu zor anları atlatması için çocuğunuzla konuşmayı deneyin.
  4. Çocuğunuzun sorularını cevaplayın. Çocuğunuz sizi rahatsız edebilecek sorular sorarsa konuyu değiştirmeyin. Bu, çocuğunuzun bazı konuları tabu olarak görmesine sebep olabilir. Dahası, çocuğunuz sizin onun şüphelerini umursamadığınızı düşünebilir.
  5. Çocuğunuza yalanla cevap vermeyin ya da çocuğu koruduğunuzu düşünerek konuyu şirinleştirerek anlatmayın. Çocuğunuzla diyalog kurarken seçtiğiniz kelimeler hakkında dikkatli olmalısınız. Buradaki amaç, çocuğunuzun ölüm kavramını anlaması ve bunu normal bir şey olarak görmesini sağlamaktır. Çocuğunuzun gerçeği görmesini sağlayın ama ona zarar verecek dramatikliklerden de kaçının. Ayrıca, çocukların bu durumlarla başa çıkmaya hazır olmadığı düşüncesinden de çıkın.
arkasında çiçek tutan çocuk

Çocuklukta yas: Ölümün bir adım önünde

Bir çocuğun yas tutma şekli çeşitli faktörlere bağlıdır. Örneğin, çocuğun yaşı ve ölen kişiye olan yakınlığı ve onunla ilişkisi bu faktörlerdendir. Ölüm sebebi de bunda rol oynar, örneğin bir hastalık söz konusuysa kişinin ne kadar zamandır hasta olduğu da devreye girer.

Çocuklar belli bir yaş ve olgunluk seviyesine ulaşmışsa, ebeveynlerinin onları hasta kişiyle vedalaşması için hastaneye götürmesi iyi olacaktır. Tabii ki, ebeveynlerin aynı zamanda çocuğu karşılaşabileceği şeylere hazırlaması gerekir. Ayrıca çocuğun verebileceği tepkilere hazır olmaları da gerekir.

“Woden’a göre yasın ilk aşaması, kaybın gerçekliğinin kabul edilmesidir”

Sevilen bir yakının ölümü söz konusu olduğunda, çocuklarla bunu en yakın zamanda konuşmak çok önemlidir. Bu ne kadar zor ve acılı da olsa, çocuklara bu haberi birkaç saat içinde vermek gereklidir. Neler olduğunu çocuğunuza anlatmak için doğru yer ve zamanı belirleyin. Gerçeği basit ve içten bir şekilde ona söyleyin.

Aynı zamanda, çocuğunuzun cenazeye katılmasına da izin verin. Bu sayede, çocuğunuz kişinin ölümünü daha kolay anlar ve kabul eder ve de yas süreci olabilecek en iyi şekilde geçer.

Eğer ebeveynler bu durumdan çok bunaldıysa, başka bir aile üyesi ya da ailenin yakın bir dostu cenazede çocuğa eşlik etmelidir.

Bir kez daha çocuğun hem fiziksel hem de duygusal olarak orada olmasının önemini vurgulamak isteriz. Çocuğunuzun kendini ifade etmesine ve duygularını paylaşmasına izin verin ve birlikte ölen kişiyle geçirdiğiniz güzel zamanları anın. çocuklarına sarılan anne

Çocuklar ve ölüm kavramı hakkında bilimsel çalışmalar

Çocuklar ve ölüm kavramı hakkındaki araştırmalar özellikle belirsizdir. Dahası, en fazla araştırma da eski kaynaklarda bulunmaktadır.

Gelişimsel psikoloji perspektifinden, Jean Piaget, çocukların yeterli kelime haznesi ve soyut düşünme açısından zayıf olduğunu dile getirmiştir. Bu da bir yetişkinin, çocuğun yaşadıklarını tam olarak anlayamamasına sebep olmaktadır.

“Ölümün anlamı yaşla birlikte değişir”
–Piaget–

Sigmund Freud’un bakış açısından ise, çocuklar ölümün tam olarak ne olduğunu anlayamamaktadırBu yazar, ölümün çocukların psikolojik gelişiminde pek de bir etkisi olmadığını savunmaktadır.

Bağlanma Teorisi‘nin öncüsü olan John Bowlby da ölüm konusu ile ilgili görüş belirtmiştir. Ona göre, 10 yaşından küçük çocuklar ölümden korkmaz. Bunun yerine bu korku zaman geçtikçe ortaya çıkar. Bu yazara göre, bu hissin başlaması, ayrılma kavramıyla ilgilidir.

Son olarak, farklı çalışmalar ve araştırmacılar genel olarak bir noktada birleşmektedir. Herkes, ölümle ilgili bir çıkarım olduğuna inanmaktadır. Irvin D. Yalom’a göre, her insanın doğal olarak ölümü inkar etme eğiliminden kaynaklı bir bastırma süreci bulunmaktadır.

Ölüm, hayatımızdaki normal bir aşamadır ve bundan korkmak için bir sebep yoktur. Ölümün normal olduğunu erken yaşlardan itibaren normalleştirmeli ve çocuğumuzun bu kavramı anlamasını sağlamalıyız. Ölüm hayatın son ve kaçınılmaz aşamasıdır.