Ruhların Kaçışı Filminden Alınacak Harika Dersler

19 Eylül 2019
"Ruhların Kaçışı" filmi, 2002 yılında Berlin Film Festivali'nden Altın Ayı alırken, 2003'te de En İyi Animasyon Filmi Akademi Ödülü'ne sahip olmuştur. Bugünkü yazımızda bu filmden alınacak harika dersler hakkında konuşacağız.

Ruhların Kaçışı, hiçbir zaman eskimeyecek filmlerden biridir. Günümüzde hala hem çocukları hem de yetişkinleri etkilemeye devam etmektedir. Hatta bu film, yüzyılın en iyi filmleri arasında değerlendirilmektedir.

2001 yılında Ghibli Stüdyosu, 10 yaşında bir kızın hikayesini anlatan bir animasyon filmi yayınladı. Bugünkü yazımızda, bu filmin neden tekrar tekrar izlenmesi gereken bir film olduğundan bahsedeceğiz.

Filmin kahramanı Chihiro, ailesinin taşınma sürecinde hayatta kalmak için tanrılara hizmet ettiği bir hamamda çalışmak zorunda kalır. Biz de kahramanımızın bu devasa hamamda yaşadığı maceralar aracılığıyla Japon gelenekleri ve maneviyatı hakkında bilgi ediniriz. 

Filmde, Şinto dinine ait ruhsal varlıkların olduğu Kamis’i görürüz. Batılılar için bunlar tanrısal varlıklardır ve Japonya’da bunlar doğanın elementleriyle bağlantılıdır.

“Ruhların Kaçışı, Miyazaki’nin kariyerindeki en önemli işlerinden biridir ve Japon kültürü, köklerin değeri, geleneklere saygı ve aynı zamanda 21. yüzyılın modern ve saygılı bakış açısını başarıyla anlatmaktadır.
–García Villar–

Chihiro, Japon geleneklerine ve doğru eğitime saygı duymayan ailesinin ona yarattığı sorunları çözmeye çalışır. O, normal bir kız çocuğudur ve ondan istenen her şeyi yapma yeteneğine sahiptir. O her zaman başkalarını ve neyin doğru olduğunu düşünür.

ruhların kaçışı filmi

Ruhların Kaçışı filminin bize öğrettiği dersler

İnsanlarla birlikte çalışmak, onlara karşı çalışmaktan daha iyi sonuçlar getirir

Hamamdaki yolculuğu sırasında Chihiro, hamamı yöneten büyücü Yubaba’dan iş istemek zorunda kalır. Chihiro, bunun zor olacağını bilir ve arkadaşça davranarak Yubaba’nın her istediği şeye uyum sağlamaya çalışır.

Bu sayede, bu büyülü dünyada hayatta kalarak bir gün normal dünyasına dönmek için yapabileceği her şeyi yapmayı başarır. Chihiro iş istediğinde Yubaba ona karşı sert davransa da o yine de büyücüyle kibarca konuşur. Ona “büyükanne” diye seslenir ve hatta arkadaşı Kohaku’nun üzerindeki laneti kaldırmasını rica eder.

Herkesin iyi bir tarafı vardır, bunun için sadece dikkatli bakmanız gerekir

Bu ders, beyaz yüzlü kara bir gölge olan fakat Chihiro’nın korkmadığı No Face ya da Kaonashi gibi karakterlere bakıldığında görülür. Herkes No Face’in kötü bir varlık olduğuna inanırken, Chihiro onun içindeki iyi tarafı bulmak için çaba gösterir. Bunu yaparak, No Face’i daha iyi tanır ve onun da gerçek karakterini bulmasını sağlar.

“Chihiro, diğer insanların içindeki iyiye inanır. Herkesin iyi bir tarafı olduğuna olan inancıyla Yubaba’yla baş etmeyi de başarır.”

Chihiro’nun yolculuğu, açgözlülüğün insanı bir canavara dönüştürebileceğini gösterir

Bu durum, Chihiro’nun ailesinin başına gelir. Onlar, kendilerine ait olmayan pek çok yemek yerler ve bu yüzden domuza dönüşürler. Yemek yedikleri için mutlu olacaklarını zannederken, sadece açgözlülüğün onların başını belaya soktuğunu görürler. İşte Chihiro’nun macerası da burada başlar.

Ruhların Kaçışı, ekoloji ve doğanın önemini anlatır

Ruhların Kaçışı filmindeki güçlü temalardan biri de doğanın önemidir. Filmde, hamamda herkesi çok rahatsız eden korkunç derecede kötü kokan bir tanrı vardır.

Chihiro, sabırlı davranır ve kirlenmiş bir nehrin tanrısı olduğu ortaya çıkan bu tanrının ruhunu temizlemek için uğraşır. Onun daha kirli olmasına sebep olan bir bisiklet vardır ve Chihiro bunu temizleyince tanrı da gerçek haline döner.

Tanrının kendisiyle taşıdığı bisikletin anlamı ise şudur: Bu bisiklet oradadır çünkü birisi onu nehre atmıştır. Film bize, doğaya çöplerimizi atmamamız gerektiğini de öğretir. Suya bir şeyler attığımızda sadece suyu kirletmekle kalmayız onun ruhuna da zarar veririz.

chihiro ve ruhlar

Nehir temizlendiğinde Chihiro çok sevinir. Ayrıca, nehrin tanrısı temiz olarak çıkınca tüm işçiler çok mutlu olur ve dans ederek bunu kutlarlar. Filmin yazar ve yönetmeni olan Hayao Miyazaki, bize çok değerli bir şey öğretir. Bu da doğaya iyi davranmanın bizi zengin etmeyeceği ama mutlu edeceğidir.

Tüketimcilik akımı bizi köleye dönüştürür

Bu filmde, Yubaba ile çalışan herkes ismini ve geçmişteki hayatını unutur. Bir bakımdan, gerçekte kim olduklarını unutan kölelere dönüşürler. Yubaba, köle olmaları için isimlerini onlardan çalar. Örneğin Kohana’nın durumunda, Yubaba ona asla vermeyeceği bir hazine vadeder.

Sonuç olarak, Ruhların Kaçışı, 21. yüzyılın en iyi filmlerinden biridir. Çocuklar bu filmi keşfettiğinde filme bayılacak ve saatlerce bu film hakkında konuşarak sorular soracaktır. Siz de bu hazineden faydalanabilir ve çocuğunuza çok değerli dersler öğretebilirsiniz.