Göz Açıp Kapayana Kadar Büyüdün

· 27 Kasım 2018

Benim için, yavrum, göz açıp kapayıncaya kadar büyüdün. Bugün sana, gözlerimde seni ilk gördüğüm andaki sevgi ile bakıyorum. Ama zamanın nasıl bu kadar çabuk geçtiğine hayret ediyorum. Şimdi seni görmek ama özellikle de geçmişini hatırlamak beni gülümsetiyor.

Kendime her şeyin nasıl bu kadar hızlı gerçekleştiğini sormuyorum ki fark etmedim bile. Aklıma gelen anılar hayatımın en güzel anları.

Her hikaye, görüşümü biraz bulanıklaştırıyor. Mutlu anılar da, zor olanlar da, her an gözümün dolmasına neden olur.

Sana tekrar bakıyorum. Uğrunda çok mücadele ettiğim gelecek artık geldi gibi görünüyor. Ama gelecek daha çok fazla şey var. Şüphesiz, büyüdün. Her bakımdan değiştin.

Büyüyoruz ve öğreniyoruz. Mutluluk ve gurur, binlerce yıldız gibi kalbimi aydınlatıyor.

Hayat bizi biz yapar ve bir ağaç gibi büyürüz. Tohumlar gibi doğarız. Birkaç genimiz olduğu doğru, ama bizi biz yapmak yine bize kalmış bir şey.

-José Luis Sampedro-

Büyümenin ardında bıraktığı her şey

Tadını çıkar. Zaman uçar gider ve çocuklar çok hızlı büyürler.” Bu, herkesin neredeyse her gün, acı bir ısrarla anlattığı şeydi.

Öyle olsa bile buna inanamadım. Buna inanmayı reddettim; bunu ciddiye almadım. Ama şüphesiz, bu sözler doğruydu: Göz açıp kapayıncaya kadar büyüdün.

Ama içimde, senin çocukluğunu sonuna kadar eğlenerek yaşamanın tatmini ve memnuniyeti var. Zaman geçtikçe, tatlılığına ve masumiyetine tutundum. Gözlerindeki büyüyü, hayal gücünle besledim.

bebeğini öpen anne

Ve birlikte geçirdiğimiz zaman nasıl keyif aldık! Elimden gelen her gün seni kucağıma aldım, tüm gün kollarımda tuttum. Sen her zaman benim yanımdaydın.

Seni beslediğim anlarda büyülenerek izledim. Sana sarıldım ve seni öpücüklerle kapladım. Sen bir melek gibi huzur içinde uyurken ben seni izledim.

Zamanın sonsuza dek sürdüğünü hissettim, sanki zaman senin ve benim için donmuş gibiydi. Her günümüz sonsuza dek sürecek gibiydi.

O zamanlar, o cennet gibi günlerde zamanın uçup gitmediğini hissettim, sen benim yanımdayken olmazdı. Bunun yerine, saf ve koşulsuz sevginin kusursuzluğunu gözlemlemek için öylece durmak daha doğru görünüyordu.

Kendimi zamanın uçup gitmeyeceğine ikna ettim. Bu harika anların sonsuz, ölümsüz, tükenmez olabileceğine inandım. Düşünmediğim tek şey, gerçekte, zamanın geçişinin senden daha iyi bir yansıması olmamasıydı, güzel çocuğum.

Bir tohum asla ne tür bir ağaç olacağını sormaz… sadece büyür.

-Alejandro Jodorowsky-

Uyandığımda aşkım büyümüştü!

Evet yanılmışım. Bir gün, düzensiz bir gece uykusundan sonra uyandım ve etrafımdaki her şey değişmişti. Artık sarılmak istemiyordun, onun yerine özgürlük istiyordun.

Biberonun değişmiş, yerine bizim kullandığımız tabak ve bardaklar gelmişti. Etrafta koşuyordun, enerji dolu. Anlamsız heceler söylemeyi bırakmıştın ve ilk kelimelerini çoktan söylemiştin.

Gözlerimi tekrar açtım. İlk kez okula gittiğini gördüm. Çocuk bezini çoktan bırakmışsın. Çevrendeki yeni arkadaşlarına harika bir biçimde uyum sağlıyordun. Kendi elbiselerini seçebiliyor ve yardımım olmadan kendini giydirebiliyordun. Çocuğum büyüyordu.

okula giden çocuk

Ve gerçek şu ki, sen göz açıp kapayana kadar büyürken, kalbin de büyüdü. Günler hızlı hızlı birbirini kovaladı ve çok geçmeden, evrildiğin şey daha da açık bir şekilde önümdeydi. Seni hala izliyorum ve ne kadar yakışıklı, güçlü, cesur ve asil olduğunu görebiliyorum.

Sen her zaman benim kollarımda bütün sevgimle büyüttüğüm çocuğum olacaksın. Şimdi kendi başının çaresine bakabiliyorsun, herkesten bağımsızsın. Hepsinden öte, mutlusun. Fakat şimdi sen tamamen büyüdün, artık; bir yetişkinsin.

Eğer tam şu an sana bir şey söylemem gerekse, çocuğum, sana sadece şu anın ve mekanın tadını çıkarmanı söylerim. Her anı sonuna kadar yaşa, sanki her biri sonmuş gibi. Çünkü zaman gerçekten uçup gidiyor, inan bana.

Sana bakıyorum, yanında eşin, kendi bebeğini kucağına almaya hazırsın. Bu eşsiz deneyimin her bir anını olabildiğince yoğun yaşamanı tüm kalbimle diliyorum.

Çocuğunu kollarına al. Onlar da büyüyorlar. Sen fark edene kadar kucağa alınamayacak kadar büyük olacaklar. Onlara sarılıp uyu, çünkü çok uzak gelecekte olmayan bir gün, yalnız uyumak isteyecekler.

Her fırsatta onları öp. Ve sonunda, yıllar geçtikçe onların kendi yollarına gitmelerine izin vermek kadar büyük bir başka sevgi göstergesi yoktur. İronik, ama gerçek bu.

Er ya da geç, çocuğunuz büyüyünce ve kendi hayatlarına sahip olunca, onların yuvadan uçmasına izin vermek zorunda kalacaksınız. Kalbinize ve kalbimin en derinlerinden gelen bu bilgece laflara güvenin.

Bunlar da ilginizi çekebilir