Yüksek Riskli Bir Hamilelik Yaşarken Hissetmenizin Çok Normal Olduğu 5 Duygu

05 Haziran, 2018

Her ne kadar hamilelikte olumlu bir tavır ve duygu hali takınılması tavsiye edilse de bazen bu durum mümkün olmayabiliyor. Mesela yüksek riskli bir hamilelik dönemi geçirirken sakin ve endişesiz olmamız çok zor olabilir. Her şeyin hayal ettiğimiz şekilde gerçekleşmeyebileceğini düşündüğümüzde bazı duygular benliğimiz ele geçirebilirler.

Dokuz aylık hamilelik süreci oldukça uzun bir zaman dilimi olduğundan dolayı bu süre içerisinde birçok farklı durum ile yüzleşebiliriz. Birçok nedenden dolayı bu sürecin bir an önce bitmesini isteriz ama asıl istediğimiz bu sürecin normal geçmesidir. Biliriz ki herhangi bir şey ters gittiğinde zaman eskisi gibi akıp geçmeyecek ve yaşadığımız her şey bizim için adeta bir işkenceye dönecektir.

Ve bir şekilde hamileliğimizde hissettiğimiz onca büyük ve güzel duygunun yerini endişe, stres, korku ve güvensizlik gibi olumsuz duygular almaya başlayacaktır. Ne yazık ki annelik için gerekli olan anlayışlı olma hali her zaman çok keyifli olmuyor. Bu olumsuz duyguları hissetmek istemememize rağmen onları görmezden gelemiyoruz.

yatan gebe kadın

Yüksek riskli bir hamilelik yaşayan kadınlar ne hissederler?

Ortada hiçbir neden yokken olumsuz duygulara sahip olmak bir şey, kendimiz ile ilgilenmemiz gereken uzun ve zor bir süreçten geçerken olumsuz duygulara kapılmak ise çok farklı başka bir şeydir. Yüksek riskli hamilelikler bazen çok yorucu ve acı verici olabildikleri için olumsuz duygular ile sarmalanmamak gerçekten çok zordur.

Sağlıklarının devamlı olarak tıbbi personel tarafından takip edilmesi, sürekli uzanıp dinlenmeleri gerekmesi ve alışkanlıklarında yapmak zorunda kaldıkları değişimler, yüksek riskli bir hamilelik yaşayan kadınların bu süreçte normal bir hamilelik yaşayan kadınlardan iki kat fazla zorlanmalarına neden olurlar.

Her ne kadar her hamilelik farklı da olsa, bu tarz bir durumda çeşitli korkular mutlaka hissedilecektir. Bu süreci yaşamak zorunda kalan kadınların kendilerini depresif ya da kaygılı hissetmeleri ve hatta suçluluk hissi yaşamaları son derece normaldir. Şimdi sizlere yüksek riskli hamilelik yaşayan kadınların bu duyguları hissetmelerinin ne kadar doğal olduğunu açıklayacağız.

Kaygılı olma

Kaygılı olma durumu çoğu hamilelikte yaşanılan ortak bir histir ama yüksek riskli bir hamilelik ile yüzleşmek zorunda kalan kadınlarda bu his kat be kat büyür. Bu tarz bir problem ile karşılaşan kadınlar hem kendileri hem de bebekleri için aşırı boyutlarda endişelenebilirler.

Bebeklerinin doğumuna kesin gözü ile bakamadıklarından dolayı onlar ile ilgili herhangi bir şey düşünmeye bile korkarlar, ki bu gerçekten çok korkutucu bir düşüncedir. Çocuğunuzun öleceğini düşünmek yanlış bir şey midir? Hayır, bu tarz zor bir süreçten geçen bir kadının aklına böyle düşünceler gelmesi son derece anlaşılabilir bir durumdur. Kadınlar, bu olumsuz düşüncelere doktorlarının onları olabilecek sonuçlar hakkında uyarması sonucunda sahip olurlar. Bu süreci yaşayan kadınların durumları ile ilgili bilgilendirilmeleri, tıbbi destek almaları ve konu hakkında konuşabiliyor olmaları süreci atlatmalarına faydalı olur. Sağlık kontrollerinizi yaptırmaya özen gösterin ve güzel sonuçlar almak için de size verilen tavsiyeleri uygulayın.

Suçluluk duyma

Suçluluk duygusu, bu süreci yaşamayan etraftaki diğer insanların belki de en az anlamlandırabildikleri duygudur. Neden kendinizi suçlu hissedesiniz ki? Halbuki bu süreci yaşayan bir kadının yaşadığı suçluluk hissi tamamen normaldir. Hamileliğinizin yüksek risk taşımasının nedenleri ile alakalı olarak bu riskin oluşmasında yapmış olduğunuz bazı şeylerin etkili olduğunu düşünebilirsiniz. Olaylar içerisindeki her küçük detay bize kendimizi hatalı hissettirebilir.

Gerçek olan ise yaşadığımız durumda payımızın olmasının çok küçük bir ihtimal olmasıdır. Hamileliğimiz, bizim kontrolümüz dışında kalan belirli bazı şartların bir araya gelmesinden dolayı zor ve sorunlu bir süreç haline gelmiştir. Mesela, eğer yaşadığımız süreci daha da zorlaştırabilecek bir alışkanlığımız var ise kendimize sürekli hamile yaşamadığımızı, hamilelik öncesinde de bir hayatımız olduğunu ve bu nedeniyle de bazı alışkanlıklarımız olabileceğini hatırlatmalıyız. Yüksek riskli hamilelik yaşarsak suçluluk duyup duymayacağımızdan emin olamayız ama ne olursa olsun hissedilebilecek olan bu duyguyu anlamamız gerekmektedir.

Yüksek riskli hamilelik yaşayan bir kadının günlük hayatındaki bazı görevleri yapamamasından dolayı kendisini suçlu hissetmesi de sık görülen bir başka durumdur. Sürekli dinlenmek zorunda olmanız belki de diğer çocuğunuz ile ilgilenmenizi ya da partneriniz ile vakit geçirmenizi engelliyor olabilir. Bu durumdayken her ne kadar suçluluk hissetmeniz için hiçbir sebep olmasa da bu şekilde hissetmeniz doğaldır. Siz bu süreci yaşarkeb ailenizin ve çevrenizdeki arkadaşlarınızın size her türlü desteği ve ihtiyacınız olan anlayışı vermeleri gerekir.

beyaz giyinmiş hamile kadın

Alınganlık

Aynı suçluluk gibi alınganlık da olumsuz bir hissiyattır. Hamileliğimizi yüksek riskli hamilelik sınıfına sokan bazı durumlar alınganlık yapmamıza sebep olabilirler. “Neden ben? Neden şimdi?” Çoğunluk ile yüksek riskli hamileliğimiz günlük hayatımızı etkilediğinde bu tip duygular hissedebiliriz.

Bu süreci yaşamakta olan bir kadın “karalar bağlayıp” söylenerek de olsa eğitim ya da iş hayatını bir süreliğine durdurmak zorunda kalabilir. Bu durum planlı olmayan hamileliklerde çok sık olarak görülür; çok dikkatli olduğumuz halde böyle bir durum ile karşılaşabiliriz. Bu tarz durumlarda önemli olan şey müstakbel anneyi yargılamak yerine ne hissettiğini anlamaya çalışmaktır.

Güvensizlik hissi

Güvensizlik hissi de aynı diğer duygular gibi bugün yaşadığımız ya da gelecekte yaşayabileceğimiz aşırı duygulardan biridir ve bu his bizleri üzüp incitebilir. Bu duygunun üstesinden gelip gelemeyeceğimizi kendi kendimize sorgulamamız son derece normaldir çünkü güvensizlik hissi başa çıkmanın gerçekten zor olduğu bir duygudur. Güvensizlik hissi ile birlikte bir yalnızlık duygusu da hissedebilir ve yaşadığımız yüksek riskli hamilelik sürecinde hiç kimsenin bize destek olmadığını düşünebiliriz.

Bu süreçte kendi yetkinliğimizden şüphe duymamız bize tavsiye edilenleri uygulamamızı zorlaştırıp günlük rutin işlerimizi yapmamızı engeller. Yüksek riskli hamileliklerde, biz ne kadar tedbirli davranırsak davranalım yine de fazladan alınabilecek önlemler her zaman bulunur. Yüksek riskli hamilelik yaşayan kadınların güvensizlik hissi duyumsamaları son derece normal olsa da çevreden alınacak doğru destek ve kişinin bu durumu atlatma konusundaki kararlılığı ile bu olumsuz hislerin üstesinden gelinebilir.

Can sıkıntısı

Yüksek riskli hamilelik yaşayan kadınlar sürekli dinlenmek zorunda oldukları için hiçbir şey yapamadan geçirdikleri uzun zaman onlarda can sıkıntısına neden olur. Evde geçirilen belli bir sürenin sonunda evde dinlenme sözcüğü kulağımıza eskisi kadar tatlı gelmemeye başlayabilir. Bir süre sonra eski günlük aktivitelerimizi özlemeye başlayabiliriz ya da can sıkıntımızı geçirip biraz da olsa hoş vakit geçirmemizi sağlayabilecek yeni bir şeyler tasarlamak isteyebiliriz. Yaşadığımız bu can sıkıntısı bir süre sonra alınganlık gibi diğer bazı olumsuz duyguları da tetikleyebilir.

Bize pek de çekici gelmeyen yemekler ve geçmek bilmeyen can sıkıntımız eşliğinde geçireceğimiz bitmek bilmez bir dinlenme süreci bizi depresif bir ruh haline sokabilir ve endişeli hissetmemize neden olabilir. Bu nedenler ile de hissettiğimiz bu can sıkıntısından bir an önce kurtulmamız, yaşadığımız yüksek riskli hamilelik sürecini kolaylaştırmak adına son derece önemlidir. Kaygılı ya da alıngan olmak gibi saydığımız tüm bu olumsuz duyguların yeşermesine fırsat vermemek için elimizden geleni yapmalıyız.