Yorgunluğu ile Mutlu Olan bir Annenin İtirafları

· 11 Mayıs 2018

Anneliğin getirdiği tüm o iş ve sorumluluklardan yorulmak, ama aynı zamanda bu yorgunluktan mutlu olmak son derece normaldir. Anne olmak dünyadaki en güzel meslektir ve bu konu tartışmaya açık bir konu değildir.

Ama tüm vaktimizi çocuklarımıza, sorumluluklarımıza ve işlerimize ayırırken, hayatımızda sık sık unutma hatasında bulunduğumuz bir önemli kişi daha vardır: kendimiz.

Gün boyunca, kendimiz dışındaki herkesin mutluluğunu sağlayabilmek adına, olur olmaz her işi yaparız. Bebeğimizle oyunlar oynar, eşimizle konuşur, en sevdikleri yemekleri yapar, evi toplar ve masraflara yardımcı oluruz.

Anneler bütün benliklerini karşılık beklemeden sunarlar. Bununla birlikte, başkalarını mutlu etme yolunda çoğunlukla kendilerini mutlu etmeyi unuturlar.

Günün sonunda, kendi kişisel temizliğimizi saymazsak, kendimize hemen hiç vakit ayırmamış olduğumuzu fark ederiz. Önceleri, sokağa çıkmadan önce ayna karşısında saatler geçiren kadın gitmiş, yerine evden çıkmayan bu yeni kadın gelmiştir.

bunalmış anne

Aynı kot pantolonu üst üste birkaç gün giymeyi ya da dolapta elimize ilk geçen kıyafeti kullanmayı dert etmemeye başlarız. Aynı şekilde, makyaj yaparak geçireceğimiz zamanı evde yapmamız gereken diğer işlerle değiştirmeyi de umursamayız.

Evet, hayat bizi radikal bir şekilde değiştirir ve gerçekler, hamilelik boyunca hayalini kurduğumuz gibi değillerdir.

Annelik dünyadaki en güzel peri masallarından biridir. Bununla birlikte, daha henüz masalın başında, gelecekteki güzel sonuçlara ulaşabilmek adına birçok fedakarlık yapmak zorunda olduğunuzu fark edersiniz.

Artık, mutlu ama yorgun annelerin toparlanma zamanı

Etrafımızdaki insanlar, yeni tanıştığımız anneliğin nasıl gittiğini her sorduklarında aklımıza ilk olarak yaşadığımız zorluklar gelir. Buna rağmen, cevabımız her zamankinden çok daha mutlu olduğumuz olur. Ve bu mutluluk kesin ve değişmez gerçeğimizdir.

Kendi kendimize, ufaklıklarımız olmadan onca zaman nasıl yaşayabildiğimizi sorarız. Çocuklarımız tüm dünyamızı değiştirenlerdir. Onlar, dünyamıza renk katanlardır.

Çocuklar, tarifi imkansız bir şeyi temsil ederler. Hayatınıza bir kere girdiklerinde, hayatta bazı şeylerin gerçekten önemli olduğunu anlamanızı sağlarlar.

Kendiniz çok güçsüz hissettiğiniz anlarda bile bebeğinizin size bağımlı olduğunu hatırlayın.

Bazı günler hiç bitmeyecek gibi gelirken geceler kısa ömürlü olur. Hatta bazen, haftanın hangi gününde olduğumuzu bile bilmeyiz.

Yorgunluk bizi ele geçirir ve bazen, en sevdiğimiz kollarımızın arasında yatıyor olsa bile, “havlu atmak” isteriz. Ama olayın özü zaten bu duygulardır. Hissettiğimiz ve deneyimlediğimiz bütün duyguların karışımıdır ve bu hisler son derece normaldir.

Başlarda, “yeni” anneler olarak, bir çocuk yetiştirmenin gizemini anlamaya ve bir bebekle nasıl ilgilenmemiz gerektiğine odaklanırız. Bu aşamada bebeğin bez değişimi bile bizim için zor bir mücadele haline gelebilir.

Sonra, günler geçer ve kendi kendimize sorular sormaya başlarız: Neredeyiz? Biz kimiz? Gerçekte nasıl hissediyoruz?

Daha dün yapabildiklerini bugün, aynı şekilde yapamazsın. Banyoya yalnız gidemezsin, arkadaşlarınla dışarı çıkamazsın ve hatta “seni sonra ararım, çocuğumun şu an bana ihtiyacı var” demediğin bir telefon konuşması bile yapamazsın.

Tüm bu saydıklarımız, yorgun ama mutlu annelerin, her şeylerini veren ama karşılığında bir şey istemeyen kadınların hayatlarının gerçekleridir.

Bir anne, güzel görünmek adına saçlarını bile taramaya ihtiyaç duymamasına karşın çocuğuna her zaman en güzel ve en rahat kıyafetleri giydirir. Mutluluk meyvesinin büyümesi için her şeyi yapan insan… o sizsiniz.

Başka bir bakış açısından annelik

Anne olduğumuz gün, hayatımız boyunca alabileceğimiz en güzel hediyeyi kollarımıza almış oluruz. Hayatlarımızın tamamını çocuklarımıza adarız ve hiç kimse onlara olan bakış açımızı değiştiremez.

Ama biraz da olsa kendi içinize de dönmelisiniz. Kendi özünüzü, ruhunuzu diri tuttuğunuz o yere. Hali hazırda hamilelik sürecini tüm benliğinizi vererek başarıyla atlattınız ve anne olmanın nasıl bir his olduğunu keşfettiniz.

Artık, bir saniye için bile olsa bir durun ve süreç boyunca kaybettiğiniz kendinizi yeniden bulmak adına gönül pencerelerinizi açın.

yoga yapan kadın

Kendiniz için bir alan bulun ve kendinizi pozitif enerji ile doldurun. Bu şekilde, ailenize her zaman en iyi halinizi sunmaya hazır olacaksınız.

Hoşlandığımız şeylere zaman ayırmak yanlış bir davranış değildir. Tam tersine, aklımızı dağıtmayı ve günlük görevlerimize güçlü bir şekilde dönmemizi sağlar.

Keyif aldığınız herhangi bir aktivitede bulunun. Spor yapın, müzik dinleyin ya da arkadaşlarınızla yürüyüşe çıkın. Bu tarz aktivitelerde bulunmak, kendinizi pozitif enerjiyle doldurmak adına en doğru “reçetedir”. Annelik harika bir şeydir. Eğer kendinizi çok yorgun hissedip her şeyi bir yana bırakmak gibi bir dürtü hissederseniz kalbinizin sesini dinlemeyi unutmayın.

Hamilelik boyunca çocuğunuz karnınızdayken hissettiklerinizi ve deneyimlediklerinizi hatırlayın. Gelecekteki o harika anlarda alacağınız keyif için hazır olun.

Bazen mutlu ama yorgun bir anne olduğunuzu hissetmenizin çok normal olduğunu her zaman hatırlamalısınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir