Şımartılmış Çocuk Sendromuna Nasıl Engel Olabilirsiniz

12 Eylül, 2018

Şımartılmış çocuk sendromu (1989 senesinde çıkan bir tanım) çoğu ebeveynin fark etmeden çocuğunda ortaya çıkmasına sebep olduğu bir fenomendir.

Psikolojik açıdan bakacak olursak, ebeveynler çocuklarında birçok kötü davranışın gelişmesinde rol oynuyor olabilirler. Ancak bu, fark edildikten sonra düzeltilmesi mümkün olan bir durumdur.

O zaman, şımartılmış çocuk sendromu tam olarak nedir? Bu sendromun birçok çıkış noktası olabilir. Ancak bugün, belirli bir nokta üzerinde duracağız: çocuklara fazla sayıda maddi yönü kuvvetli hediyeler vermek. Bu hediyeler çoğunlukla gereksiz hediyelerdir, çünkü çocuklar büyük ihtimalle büyümek ve gelişmek için ihtiyaçları olan her şeye (hatta daha fazlasına) zaten sahiptirler.

Reklamların etkisi

Doğum günleri, yeni yıl ve kutlama yapılması beklenen diğer özel günler yaklaştıkça şımartılmış çocuk sendromu daha bir göze çarpar hale gelir. Reklamlar çok daha sık ve çarpıcı olur. Oyuncak, bilgisayar oyunu ve konsol reklamları çocukların bunlar gibi şeylere karşı heveslenmesine yol açar.

Tüm bu reklamlarda gördüklerine dayanarak, çocukların kendi mutluluklarına giden yolun tüm bu gördüklerine sahip olmaktan geçtiği yanılgısına kapılması çok olağandır. Reklamlarda gördükleri, son model ürünlerdir ve onlarda çok çekici, göze çarpıcı bir algı oluşturularak satılır. “Ben buna sahip olmak zorundayım” düşüncesine itildiklerini görmek gayet anlaşılabilir.

Çocukları hediyelere boğarak onlardaki güzel değerleri yüceltmiyoruz. Hatta tam tersi, onlara belirli bir nesnenin o an için en önemli şey olduğu mesajını veriyoruz. Bunun sonucunda da çocuklarımız ellerinde olanın kıymetini bilmeyip daha fazlasına sahip olmaya alışıyorlar.

Aslında, istedikleri bir şeye sonunda sahip olduklarında, bunu çok kısa bir süre sonra muhtemelen unuturlar. Neden mi? Çünkü çoktan bundan sonra neyi isteyeceklerini düşünmeye başlarlar.

şımarık çocuk

Şımartılmış çocuk sendromunun belirtileri

Şımartılmış çocuk sendromuna sahip çocuklarda gözlenen bazı özellikler şunlardır:

  • Bencillik.
  • Empati yoksunluğu.
  • Yaratıcılıkta zayıflık.
  • Maddiyata aşırı düşkünlük ve aşırı tüketme isteği.
  • Hayal kırıklıklarına karşı gösterilen asabiyet ve tolerans eksikliği.
  • Sahip olduklarından tatmin olmama ve devamlı hoşnutsuzluk.
  • Her türlü nesneye karşı duyduğu sürekli istek. Oyuncak, elektronik eşya, hatta yemek…
  • Daha ciddileşmiş durumlarda, çocuklarda başka hastalıkların da yanı sıra istifçilik de görülebilir.

Şımartılmış çocuk sendromunu önleyici tedbirler

Şımartılmış çocuk sendromunun çocuğumuzda gelişmesini engellemek için en temel şeyleri uygulamaya koyabiliriz. Çocuğumuza alacağımız maddi hediyelerin belli bir sınırı olmalı. Aynı zamanda, onlarla beraber oyunlar oynamaya vakit ayırmalı, maddi ürünler dışındaki şeylere de değer vermelerini öğretmeliyiz.

En önemli şeyin sevgi olduğu bir ortam yaratmalıyız. Ve tabii ki, onlara örnek olacak davranışlar sergilemeli ve evimizde çifte standart uygulamamalıyız. Maddi şeylere önem vermemelerini söyleyip ebeveynleri olarak bizim bunlara önem vermemiz tamamen yararsız bir yöntem olacaktır.
Çocukların oyunlar oynayarak keyifli ve neşeli bir ortamda büyümeleri gerektiği kesinlikle çok doğru ancak boş zamanlarını oyuncaklar ya da oyun konsollarıyla sınırlı olmamalı. Boyama yapabilir, elişiyle uğraşabilir, arkadaşları ya da akrabaları ile yaratıcılık sınırlarının ötesine geçebilirler.

Oyuncaklar olsa da olmasa da boş vakitlerinizi çocuğunuzla geçirin ve böylece onlar da objelerden çok aktivitelere önem vermeyi öğrenecekler. 

babası çocukla konuşurken

Bitirmeden birkaç öneri

Çocuklarla kaliteli vakit geçirmeye ek olarak, maddi şeylerin hayattaki en önemli şeyler olmadığını öğrenmeleri konusunda yardımcı olmalıyız. Bazıları gerekli olsa da, hiçbiri hayatımızın merkezine girmemeli.

Bu tabii ki sözlerle olduğu kadar farklı durum ve zamanlarda etkili yöntemlerle ve davranışlarımızla da öğretilecek bir gerçektir. Bu şekilde onlara doğru mesajı doğru şekilde verebiliriz.

Başka bir yöntem ise onlara kendi sahip olduklarından çok daha azına sahip çocukların dünyanın her neresinde olursa olsun gayet mutlu (hatta belki daha bile mutlu) olabildiklerini göstermek olacaktır. Burada anlatmak istediğimiz çocuğunuzu manipüle etmek değil. Anlatmak istediğimiz hayatın gerçeklerini farkına varmalarını sağlayıp tam tersi durumların farkına varmalarını sağlamaktır. Hiçbir maddiyata sahip olmadan da gayet keyifle yaşamayı bilen çocukları “taklit etmelerini” sağlamayı umuyoruz.

Bunlara ek olarak, bunu anlayabilecek yaşa geldiklerinde, bu maddi isteklerin hepsinin bir masrafı olduğunu öğretmeliyiz. Her zaman her istediğimize sahip olamayacağımızı bilmelerini sağlamalıyız. Bunun için de onlara belli bir yaştan sonra, finansal eğitimin temellerini vermeliyiz.

Eğer böyle bir şansımız olursa onlar için yapabileceğimiz en iyi şey bir kamp gezisi veya tatil gibi dinlendirici ve eğitici bir tecrübe edinmelerini sağlamaktır. Bu, sonradan kesinlikle hatırlamayacakları uzun bir oyuncak listesi hazırlamaktan çok daha yararlı olacaktır.

İnsan ilişkilerinin ön plana çıktığı bu gibi tecrübeler uzun vadede onlara çok daha büyük bir tatmin hissi yaşatacak ve hayatlarında da çok yönlü bir zenginliğe yer verecektir.