Çocuğunun Hayatında Olmayan ya da Olamayan Babaların 5 Karakter Özelliği

Bugünkü makalenin konusu, babaların yokluklarının en sık rastlanan nedenleri ve bu yoklukların çocuklarının sağlıklı gelişimlerine etkileri. Bir babanın çocuğuna olan sevgisi, desteği, otoritesi ve ona örnek olması kesinlikle yeri doldurulamayacak özel bir durumdur.

Bu nedenle, babasız büyüyen çocukların içlerinde hissettikleri boşluk ve incinmişlik duygusu, onların yetişkin hayatlarında da devam eder. Bu incinmişlik ya da yaralanma onların duygularını, insan ilişkilerini, kişiliklerini ve özsaygılarını etkiler.

Aile içerisinde ve çocuk yetiştirmede son derece yanlış bir şekilde babalara ikincil rol verilir. Ebeveynlikteki rolleri genellikle finansal destek vermekle biçilir. Fakat biz, babalara olan bu bakış açısının değişmesi gerektiğini düşünüyoruz.

National Fatherhood Initiative tarafından gerçekleştirilen bir çalışmanın sonuçları, çocukların hayatlarındaki baba figürü eksikliğinin getirdiği olumsuzlukların altını çiziyor.

Sözü geçen dernek, bu problemin ülkeye yılda yüz milyar dolarlık sosyal eğitim programına mal olan ve tüm toplumu ilgilendiren bir konu olduğuna dikkat çekiyor.

Babaların bazen istemedikleri için değil, bazı başka etkenlerin kendilerine engel olmasından dolayı çocuklarının hayatının bir parçası olamadıklarını da göz önünde bulundurun.

Mesela bazen ayrıldıkları eşleriyle sağlıklı bir ilişkiyi sürdüremedikleri için, bazense askeri bir görevle ya da iş dolayısıyla çok seyahat ediyorlarsa çocuklarının yanında olamayabiliyorlar.

Toplum ve anneler, çocuklarını yetiştirirlerken babalara daha büyük bir rol vermeliler. Bu tarz bir yaklaşım, onların daha çok sorumluluk alıp daha çok kendilerinden taviz vererek babalık yapmaları için teşvik edici olacaktır.

Bir babanın kendisini, çocuğunun hayatındaki temel unsur olarak görmeye başlaması çok önemlidir. Baba temeldir.

oğlunu omuzlarına alan baba

Çocuğunun hayatına dahil olmayan babaların 5 karakteristik özelliği

İşkoliklik

Ailenin bir parçasıdırlar ama aslında ortada yokturlar. Tipik özellikleri günde 12 saat ve üzeri çalışıp çocuklarıyla sadece birkaç dakika ilgilenmeleridir.

Sabah çocukları okula giderken onlara “güle güle” derler. Gece, çocuklarının çoktan uyuduğu bir saatte eve gelirler ve onlarla hiç oynayamazlar ya da sohbet edemezler.

Bu tarz yokluklar günümüzde çok sık yaşanıyor. Maddi istekler ve profesyonel kariyerin gelişimine duyulan istek, aileyi ve ailedeki bireylerin çocukla olan bağını tehlikeye sokuyor.

Denge, anahtar kelimemiz olmalı. Çocukla geçirilecek kaliteli bir zaman, bu zamanın kısalığını telafi edebilir. Eğer bu olgunun farkına varabilirseniz, çocuğunuzla geçirebildiğiniz kısa süredeki hakiki varlığınızla, yokluğunuzu telafi edebilirsiniz.

İster arayın, ister e-mail atın ya da kısa mesaj gönderin. Sosyal medyayı da kullanarak ailenizin günlük hayatına dahil olun. Bu metotlar onlarla devamlı iletişimde kalmanızı sağlayacaklardır.

Akşamları ve hafta sonları mümkün olduğunca işinizden, cep telefonunuzdan ve e-mail trafiğinizden uzaklaşıp tüm ilginizi çocuğunuza yönlendirin.

Empati Yoksunluğu

Bir babanın fiziksel ya da duygusal yokluğunun nedenlerinden biri empati duygusunun gelişmemiş olmasıdır. Bu tarz kişiler etraflarındaki insanlarla ve çocuklarıyla çok az duygusal bağ kurabilen insanlardır. Derinlikten yoksun yüzeysel ilişkilere sahip benmerkezci karakterde kişilerdir.

Bu tarz babalar genellikle, istemedikleri için çocuklarının yanında olmazlar. Babalık onlar için, insana kendi hayatından ödün verdiren yabancı bir kavramdır.

Ailedeki diğer bireyleri dikkate almadan kararlar verirler. Kendilerini eşlerinin ya da çocuklarının yerine koymazlar.

Bu karakterdeki insanlar genellikle ebeveyn olmanın sorumluluklarından kaçarlar. Çocuklarıyla duygusal bağları zayıf olur ve onları yetiştirmenin ağır yükünü annelerin omuzlarına bırakırlar.

erkek çocuk ve ailesi

Duygusal açıdan olgunlaşmamışlık

Bu karakteristik özelliğin empati yoksunluğuyla bağı bulunur. İhtiyaç duyulduklarında çocuklarının yanında olmamalarının ve ebeveyn olmanın sorumluluklarından heyecan duymamalarının sebeplerinden biridir.

Duygusal açıdan olgunlaşmamış insanlar, diğer insanlarla ilişki kurmada çeşitli sorunlar yaşarlar. Zorunluluklardan korkarlar ve kurdukları ilişkiler zehirli bir hal alır.

Duygusal açıdan olgunlaşmamışlık, bu kişilerin çocukluklarında ya da ergenliklerinde yaşadıkları birtakım travmaların sonucu olabilir. Kendi çocukluklarında maruz kaldıkları baba ilgisizlikleri kendi çocuklarına tekrarlıyor olabilirler.

Duygusal olgunluk, kendini mutlu ve güvende hissederken, sağlıklı ve dengeli ilişkiler yaşayarak gelişir. Duygusal olgunluğa erişememiş kişiler büyümekten korkarlar.

Hayatlarını hala ergenlermiş gibi yaşarlar ve duygularını açık bir şekilde ifade etmeyi bilmezler.

Sorumsuzluk

Sorumsuz babalar, çocuklarının gelişimine ve büyümesine ilgi göstermeyen kişiliklerdir. Çocuk zor durumdayken, yardıma ihtiyacı varken ya da bazen bir başarısını kutluyorken yanında olmazlar. Kısaca yokturlar.

Bu tarz adamlar baba oldukları gerçeğini sürekli görmezden gelen ve hatta baba olup olmadığını sorgulayan insanlardır. Çocuk yetiştirme sorumluluğundan kaçmaya çalışırlar.

Bencillik

Bencil baba modeli ise çocuğunu unutur ya da göz ardı eder. Çocuğunu hesaba katmadan kendi hayatıyla ilgili planlar yapar ve kararlar alır. Arkadaşlarını ya da işiyle ilgili projeleri ailesinden önce düşünür.

Bunlar da ilginizi çekebilir