Çocuğunuzu Ne Kadar Çok Sevdiğinizi Göstermenin 13 Yolu

09 Temmuz, 2018

Bu yazıda, çocuğunuza onu ne kadar çok sevdiğinizi göstermenin 13 yolunu ve anne – çocuk arasındaki sevginin her zaman için karşılıklı ve koşulsuz olmasını sağlayan nedenleri paylaşacağız.

Bir annenin çocuğuna duyduğu sevgi kelimelerle ölçülemez. Ama endişelenmeyin, size çocuğunuzu ne kadar çok sevdiğinizi göstermenin birkaç basit yolunu açıklayacağız.

Bebeğimiz rahmimize yerleştiği andan itibaren, ona en yüce ve en içten sevgilerimizi sunmamızı sağlayan harika bir yeteneğe sahip oluruz.

Bu yeni sevgi ve arzu, hayatımızı planlarken de karşımıza çıkıverir. Örneğin:

  • Doğum öncesi kontrollerimizi hep zamanında yaptırırız.
  • Çocuğumuzun odasını süsleriz.
  • Ebeveynler, çocuk doğduğunda ihtiyaç duyacağı şeyleri önceden satın alır (bebek arabası, beşik, bebek taşıyıcı (kanguru), bebek küveti, giysileri ve aksesuarları gibi).
  • Onlarla ilgili saatlerce hayaller kurarız ve yanımızdan geçen herkese ultrason görüntülerini gösteririz.
  • Rahim içi uyarımlar yaparız (kitap okuma, karnımızı okşama, şarkı söyleme ve bebekle konuşma vb.).

Bebeğimizi kollarımıza aldığımızda, onu ne kadar çok sevdiğimizi farklı şekillerde ifade etmek mümkündür. Örneğin, onu beslerken, temizliğini ve bakımını yaparken, birlikte çeşitli uyarım egzersizleri yaparken…

Sevgili anneciğim,

Tarif edilemez bir sevgiyle

ismini söylediğim ilk kişi,

bana konuşmayı ve yürümeyi sen öğrettin.

-Daniela Aragunde-

Çocuğunuzu ne kadar çok sevdiğinizi göstermenin 13 yolu

kızına oje süren anne

Çocuğunuza olan sevginiz sınırsızdır, annenin atacağı her adım çocuğunun iyiliği içindir. Bu adımlar, belirli zamanlarda azarlama ve yapılan bir hatayı düzeltmeyi de içerir.

Bununla birlikte, çocuklarımız kendilerine duyduğumuz hisleri bazen fark edemeyebilirler.

Bu yüzden çocuklarınıza, onları ne kadar çok sevdiğinizi ve onlara değer verdiğinizi göstermeniz için size bu 13 yolu sunuyoruz:

  1. Uyandıklarında onlara günaydın deyin. Seni seviyorum, seni özlüyorum gibi ifadeler kullanın. Onlarla saygılı bir şekilde konuşmak, varlıklarının sizin ve aileniz için ne kadar önemli olduğunu hissetmelerini sağlar.
  2. Kucaklamalar, öpücükler ve sarılmalar ile sık sık fiziksel temasınızı sürdürün. Mümkün olduğu zamanlarda, kendisine güven duyduğunuzu hissetmesini sağlayın.
  3. En sevdiği çizgi film veya animasyon karakterlerinin isimlerini öğrenin ve yaralandıklarında, düştüklerinde ya da herhangi bir acı hissettiklerinde söylemek amacıyla yatıştırıcı etkisi olan bazı şarkılar belirleyin.
  4. Yanlış yaptığınızda alçak gönüllü olun ve af dileyin.
  5. Hikayeler anlatın, kitap okuyun ya da küçükken yaşadığınız anılarınızı paylaşın.
  6. Ona örnek olun ve liderlik edin. Çocuğunuzun rol modeli olun. İmajınızı dürüst, çalışkan, sabırlı ve saygılı bir ebeveyn olarak koruyun.
  7. Onunla kaliteli zaman geçirin. Çocuklarınızın ilgi duydukları şeyler her geçen gün değişse de, onlarla birlikte vakit geçirmeyi asla bırakmayın.
  8. Topluma entegre olmalarını kolaylaştırıcı ve disipline edici kurallar koyun.
  9. Ne kadar küçük veya önemsiz olursa olsun, hedeflerine ulaşmak için onları sürekli motive edin. Yeterli çaba ve azim gösterdikleri zaman amaçlarına ulaşabileceklerini anlamaları önemlidir.
  10. Çocuğunuzla yeni deneyimler oluşturun: birlikte seyahat etmek, oyun oynamak, şarkı söylemek gibi. Bunlar, çocuğunuzu ne kadar çok sevdiğinizi ve onunla ilgilendiğinizi göstermenin mükemmel yollarıdır.
  11. Sahip oldukları zayıfları ve hataları düzeltmek amacıyla okul çalışmalarına katılın ve öğretmenleriyle sık sık iletişim kurun.
  12. Duygularına karşılık verin. Çocuklarınız, size sevgi dolu bir jest sunduklarında yaptığınız işi bırakın ve onlara sevgi dolu bir teşekkür etmeyi unutmayın. Zorluklarla karşılaştıklarında ya da hasta olduklarında onlara destek vererek onlara koşulsuz sevginizi gösterin.
  13. Yatmadan önce iyi geceler deyin. Çocuğunuzun yanağına ya da alnına şefkatli bir öpücük kondurun.

Karşılıklı sevgi

kızıyla ilgilenen anne

Çocuklar, fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarına cevap verebilen herkesle güçlü bağlar kurabilirler. Bu bağ, genellikle destek gördükleri, birlikteyken güvende hissettikleri ve sevgi gördükleri insanlarla daha derin ve daha kuvvetli bir şekilde kurulur.

Çocuğunuzu ne kadar çok sevdiğinizi ve ona değer verdiğinizi göstermek, ona sevgi göstermenin ve bir başkasından sevgi görmenin farklı yolları olduğunu anlamasını kolaylaştırabilir.

Unutmayın: Anne ve çocuk arasındaki sevgiden daha yoğun ve karşılıklı bir sevgi yoktur.

Bir anne ve çocuğu arasındaki bağ, sürekli etkileşim ve karşılıklı sevgi temeline dayanır ve gitgide daha da kuvvetlenir.

Bu sevgi, doğada var olan en güçlü ve en yoğun ilişkilerden birini oluşturur: anne ve çocuk arasındaki sevgi, yeri doldurulamayan, sürekli ihtiyaç duyulan ve kalıcı bir sevgi.

Teşekkürler anne, çocukken senin bir süper kahraman olduğunu düşünürdüm. Şimdi büyüdüm ve senin gerçekten de bir süper kahraman olduğunun farkına vardım.

-Anonim-

  • Bowlby, J. (1969). Attachment, Vol. 1 of Attachment and loss. New York: Basic Books.
  • Delgado, A. O., & Oliva Delgado, A. (2004). Estado actual de la teoría del apego. Revista de Psiquiatría y Psicología del Niño y del Adolescente4(1), 65-81.
  • López, C. y Ramírez, M. (2005). Apego. Revista Chilena de Medicina Familiar6(1).
  • Barudy, J., & Dantagnan, M. (2005). Los buenos tratos a la infancia: Parentalidad, apego y resiliencia. Editorial Gedisa.
  • Garrido-Rojas, L. (2006). Apego, emoción y regulación emocional. Implicaciones para la salud. Revista latinoamericana de psicología, 38(3), 493-507. https://www.redalyc.org/pdf/805/80538304.pdf
  • Marrone, M., Diamond, N., Juri, L., & Bleichmar, H. (2001). La teoría del apego: un enfoque actual. Madrid: Psimática.
  • Mosquera D, Gonzalez, A (2009) Escala de Apego y Patrones Relacionales.
  • Mosquera, D., & González, A. (2013). Del apego temprano a los síntomas del trastorno límite de personalidad. Revista Digital de Medicina Psicosomática y Psicoterapia, 3(3), 1-33. http://www.psicociencias.com/pdf_noticias/Apego_y_TLP.pdf
  • Shaffer, D. R., & del Barrio Martínez, C. (2002). Desarrollo social y de la personalidad. Madrid: Thomson.