Çocuk doktoru tarafından ilk kez anne olacaklara 5 öğüt

18 Nisan, 2019
Bir anne panik halinde çocuk doktorunu arayıp çok endişeli olduğundan bahsedebilir çünkü bebeği hıçkırık tutmuştur ve anne bu durumda ne yapacağını bilemiyordur. Bu gibi durumlar çocuk doktorlarına komik gelir.

Yeni anne olanlar için her şey yeni olmakla beraber ilk defa anne olan birinin çocuk doktoruna ihtiyaç duyması normaldir çünkü anne çocuğunun sağlıklı olmasını ister ve iyi beslendiğinden emin olmak ister.

Bu yüzden de ilk kez anne olanlar en ufak şeyden sinir olup patlayabilirler. Bu yazımızda çocuk doktoru tarafından ilk kez anne olacaklara verilen 5 öğütten size bahsetmek istiyoruz.

Çocuk doktorlarının ilk kez anne olacaklara ilk tavsiyesi her ne durumla yüzleşiyor olurlarsa olsunlar annelerin sakin kalmayı başarmayı öğrenmeleri yönünde olacaktır.

Unutmayın ki anne olmak mükemmel bir deneyimdir ve ilk kez anne olan birisi olarak bu ilk deneyimler zorluklarla dolu ve yıkıcı olabilse de bu deneyime değecektir!

Pozitif düşünce alışkanlığını sürdürmek ve iyimser bir tavır ile olaylara yaklaşmak, bu zorluklarla dolu ilk günlerin de gelip geçeceği ve anneliği tatmanın bir kadının yaşayabileceği en iyi deneyimler arasında yer aldığı konusunda bizlere yardımcı olacaktır.

Bu tavsiyemiz annenin kişiliğinin belli yönleri üzerinde çalışmasını da kapsar. Örneğin annenin sakin bir şekilde olaylara yaklaşabilmesi ve özgüven sahibi olabilmesi oldukça yardımcı olacaktır.

Tüm bu yönler, diğer bir ismiyle nitelikler, annenin olaylara daha pratik yaklaşarak genel kültürden faydalanabileceğini gösterir. Kazanılan bu tip nitelikler ise annenin her yaşadığı an ne hissettiğinin farkında olması konusunda da yardımcı olur.

Akıl fikir sahibi olarak sağduyulu yaklaşmakla ilgili birkaç sene önce oldukça popüler olan bir yazı var ve bu yazıda bir çocuk doktoru en iyisinin ne olmadığını şöyle savunuyor:

En iyisi…

  • En iyisi göğüs değil.
  • En iyisi biberon değil.
  • En iyisi aldığınız takviyeler değil.
  • En iyisi destek almayı bırakmak değil.
  • En iyisi kendinizi bir anda kargaşanın içine atmak değil.
  • En iyisi kendinizi olmadığınız biri gibi göstermeniz değil.
  • En iyisi sorunlarınızı geçiştirmek değil.
  • En iyisi sorunlarınızı başka kişiler üzerinden çözmek değil.
  • En iyisi çocuğunuzu hangi kıyafetlerle giydirdiğiniz değil.
  • En iyisi çocuğunuzu hangi tür kumaşla giydirdiğiniz değil.
  • En iyisi bebeğinizi sadece püre ile beslemek değil.
  • En iyisi çocuğunuza yemeği ufalayarak parçalar halinde vermek değil.
  • En iyisi annenizden öğrendikleriniz değil.
  • En iyisi arkadaşlarınızdan duyduklarınız da değil.
  • En iyisi bebeğinizi bir bakıcıya bırakıp ilgilenmemek değil.
  • En iyisi çocuğunuzu bir kreşe yazdırmanız ya da büyükanne ya da büyükbabaya bırakmanız da değil.
  • En iyisi belli bir şekilde çocuğunuzu beslemeye devam etmek değil.
  • En iyisi çocuğunuzu belli bir şekilde annelik babalık yaparak yetiştirmeniz de değil.
bebek emzirme pozisyonu

Gerçekten en iyisinin ne olduğunu biliyor musunuz?

  • En iyisi aslında sizi en iyi hissettiren şekilde hareket etmek.
  • En iyisi sizi iyi hissettiren içgüdülerinize güvenmeyi öğrenmek.
  • En iyisi sizin esenliğinize katkıda bulunan şeyler.
  • En iyisi sizin ve ailenizin mutluluğuna katkıda bulunan şeyler.
  • Çünkü siz iyi hissederseniz çocuklarınız da sizden alabileceklerinin en iyisini alırlar. Çünkü en iyi aslında sizsiniz!
  • Eğer siz güvende hissederseniz çocuğunuz da güvende hisseder.
  • Siz her şeyin yolunda olduğunu düşünürseniz sakinliğiniz ve mutluluğunuz çocuğunuza da geçecektir.
  • Artık her anne ya da babaya neyin en iyisi olduğunu söylemeyi bırakalım. Çünkü çocuğunuzun karşılaşabileceği en iyi şey aslında sizsiniz!”

Çocuğunuzu beslemek için tavsiyelerimiz

Annelerin diğer bir endişesi de çocuklarının en iyi şekilde beslenip beslenmemeleri ile ilgili olur. Bu aslında mantıklı bir endişedir çünkü her ebeveyn yeni doğan bebeğinin en iyi şekilde beslendiğinden emin olmak ister.

Çocuk doktorlarının büyük bir kısmı bebeğin beslenmesinin anne sütü ile desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Fakat siz yine de çocuğunuzun en iyi şekilde beslendiğinden emin değil misiniz?

İspanyol Çocuk Doktorları Birliği (AEP)’e göre anne sütü ile emzirmede yaşanan problemlerin büyük bir çoğunluğu çocuğu beslemede kullandığımız yöntemden kaynaklanıyor.

Bu yöntemsel sorun annenin çocuğunu emzirirken hangi pozisyonda bulunması gerektiğine, bebeğin göğse yeterince tutunamamasına ya da bu ikisinin birleşimine bağlı olarak kaynaklanıyor.

AEP’nin bebeğin anne göğsüne iyi tutunabilmesi için yayınladığı bir kılavuza göre bebeğin tüm vücudunun anneye dönük olması gerekiyor. Bebek göğüsten süt ile beslenmek için ağzını açarken annenin meme başı çevresinin büyük bir kısmının çocuk tarafından ulaşılabilir olması gerekiyor.

Özellikle meme başı çevresinin alt kısmının açık olması gerekiyor (bebeğin çenesi o kısma değecek). Böylelikle anne göğsünü yaralamamış oluruz.

AEP’e göre bebeğin anne göğsüne iyi bir şekilde tutunduğunun işaretleri şunlar olabilir: Bebeğin çenesi göğse değiyor, bebeğin ağzı genişçe açılmış, bebeğin alt dudağı ortada ve yanakları emerken yuvarlanıp düzleşiyor.

Çocuğun ağzının aşağı değil de yukarı kısmının annenin meme başı çevresine erişimi olması gerekiyor. Bu faydalı bilgiler AEP tarafından gözden geçirilmekle beraber çocuklar üzerine uzmanlaşmış dergiler tarafından da onaylandılar.

AEP çocuk hastalıkları kuruluşu için anne göğsünden emzirerek çocuk beslemek konusunda tek başına yeterli bir pozisyon yok. Annenin rahat olması ve bebeğin ise annenin vücuduyla yüz yüze olması ve rahat erişiminin olması gerekiyor.

Bu adımları takip ederek hem siz hem de bebeğiniz için rahatlatıcı ve tatmin edici pozisyonu bulmanızda fayda var. Birkaç alıştırma ile hangi pozisyonda ikinizin de en rahat hissettiğinizden emin olabilirsiniz.

Bu şekilde çocuğunuzu dünyadaki en iyi yiyecekle beslediğinizden emin olabileceksiniz: anne sütü! Aslında bu bilgi de çocuk doktoru tarafından verilen ikinci tavsiye ile ilgili: Bebeğinizi anne sütü ile beslemelisiniz!

çocuk doktoru, anne ve bebek

Çocuk doktorundan özel tavsiyeler

Venezüella kaynaklı dergi Ciencia Médica Al Día’da yakın zaman içerisinde çocuk doktoru Marisol Godoy tarafından paylaşılan makalede çocuk doktoru özel sorulara cevap verdi ve tavsiyelerini iletti:

– Göbek bağını nasıl iyileştirebilirim?

– Göbek bağının, bebeğin bezini değiştirdiğiniz zaman etil alkol ile temizlenmesi gerekiyor. Bu sayede göbek bağı daha hızlı katılaşıp çocuğun vücudundan çıkarılabilir. Bu şekilde alkolle temizlemek bakterilere ve mikroplara karşı da çocuğu koruyacaktır.

Eğer göbek bağından gelen kötü bir koku ya da bağın ilginç bir renk alması durumuyla karşılaşırsak bir an önce bir çocuk doktoruna danışmamızda fayda var.

-Bebeğim çok fazla hıçkırıyor. Endişelenmeli miyim?

– Hayır! Bebeklerde hıçkırık oldukça sık karşılaştığımız bir durumdur. Unutmayın ki çocuğunuzun sindirim sistemi hala gelişimini tamamlamamış olduğu için özellikle bebeğin ilk üç dört ayında gaz çıkarımından kaynaklı hıçkırık görebiliriz.

Bu yaştan sonra ise hıçkırık görmek sık karşılaştığımız bir durum olmaz. Çocuğunuzu korkutmak ya da onun alnına ıslak bir bez parçası koymak gibi yanlış inanışlar çocuğunuza yardımcı olmayacaktır.

– Neden bebeğim durmadan ağlıyor? Onu nasıl sakinleştirebilirim?

-Bebek için ağlamak ne hissettiğini ifade edebilmesinin belki de tek yolu! Bebeğin ağlaması genelde şu sebeplerden kaynaklanır: Açlık, aşırı sıcak ya da soğuk ortamda bulunmak, gaz birikimi ya da kirlenmiş bir bez.

Bebeğinizi sakinleştirmek için ona masaj yapın ya da onu hava alması için dışarı çıkarın. Tüm bunlar bebeğinizin ağlamasını durdurmak için faydalı olabilir fakat ağlamanın kesin sebebinden emin değilsek bir çocuk doktoruyla görüşmemiz gerekir.

Doktor aracılığıyla hem ağlamanın kökenindeki sebepleri keşfedebilir hem de durumla başa çıkabilmek için faydalı bilgiler ve iyi tavsiyeler alabiliriz. Ve son olarak bir tavsiye daha:

– Bebeğimin bu kadar sık hapşırması normal mi?

Yeni doğan bir bebeğin sürekli hapşırması sıklıkla gözlemlediğimiz bir durumdur. Bebeğin hapşırmasının sebebi aslında onun nefes yollarının oldukça küçük olması ve yaşadıkları çevrenin toz, küf, parfüm, soğuk ya da duman gibi birçok alerjen madde barındırması olabilir.

Bu tip alerjen maddeler bebeğin burun deliklerini uyarır; bebeğin burnunda sümük oluşmasına ve sonuç olarak hapşırma gibi sıklıkla karşılaştığımız bir refleks kazanmasına sebep olabilir.