Çocuklarda Dirençli Olma Yetisi

1 Ekim 2019
Çocukluk döneminde direncin ve dayanıklılığın artırılması, daha sağlıklı bir yaşam için önemli bir ihtiyaçtır. Bu özelliğin sadece "Ay'ın aydınlık yüzünü görme" ya da "bardağın dolu tarafından bakma" anlayışından ibaret olmadığını belirtmek gerekir. Dirençli olmak aynı zamanda yaşam süresince gerekli yeteneklerin elde edilmesi için faydalı bir araçtır.

Dirençli olmak ya da dayanıklılık adı verilen kavram, zor durumlarla yüzleşme ve bu zorluklar ne kadar büyük olursa olsun onların üstesinden gelme kabiliyetidir. Her ne kadar çocuklar yetişkinlerin koruması ve bakımına ihtiyaç duysalar da, erken yaşlardan itibaren onlara direnç kavramının öğretilmesi ve güçlendirilmesi gerekir. Çünkü çocukların kendiliğinden hareket edebilme yeteneklerinin sürekli gelişmesi açısından dirençli olmak son derece önemli olacaktır.

ABD Sağlık Bakanlığında görevli araştırmacılar, dirençli olmanın bir kişinin karşı karşıya kaldığı olumsuz durumlar ve bu durumlara karşı kendini savunmak için geliştirdiği mekanizmaların sonucu elde edildiğini ortaya koymaktadır. Her ne kadar bunu başarmak zor ve karmaşık gibi görünse de konuyu bir miktar açıklığa kavuşturmak için aşağıda yer alan bilgilerle sizlere yardımcı olmaya çalışacağız.

Dirençli Olmak ve Günlük Hayattaki Karşılığı

Yaşamlarında oldukça büyük zorluklarla karşılaşan, ancak tüm bunlara rağmen yine de bu zorlukların bir biçimde üstesinden gelmeyi başaran insanlara ve ailelere rastlamak pek zor değildir. Fakat bunun tam tersi olarak, en ufak bir terslikte başarısızlığa uğramaya ve çökmeye meyilli kişiler ve aileler tanıma olasılığımızın da bulunduğunu söylemeliyiz. Peki tamamen zıt bu iki örneği birbirinden ayıran özellikler nelerdir?

Mutluluk ve mutsuzluk duyguları

Şüphesiz farklı davranışların gelişmesinde pek çok genetik ve sosyal faktörün bulunduğunu kabul etmek gerekir. Ancak yapılan çalışmalar, yukarıdaki sorunun asıl yanıtının dirençli olmak olarak adlandırılan kavramda yattığına işaret etmektedir. Bir benzetme yapmak gerekirse, tıpkı fizikte bazı maddelerin basınca rağmen orijinal şekillerini korumasının esneklik kavramı ile açıklanmasına benzer bir durumun olduğunu ifade edebiliriz.

Dirençli Olmak Bizi Farklılaştırır Mı?

Çocuklarını kaybeden iki farklı ailenin bu yaslı süreci iki farklı şekilde yaşadıkları gözlemleniyor. Bu ailelerden biri trajedinin yarattığı etki ve acıya gömülürken diğer aileyse, adeta duygusal bir çatışma şeklinde yaşanan bu sürecin üstesinden farklı bir biçimde gelmeyi başarıyor. Söz konusu süreçle ilgili mücadele etmek durumunda kaldıkları duygular şu şekilde sıralanıyor:

  • Kızgınlık
  • Üzüntü
  • Kabullenme

Direnci Geliştirmek: Köklü Değişimlerin Kaynağı

Dirençli olmak, yaşamda karşımıza çıkan sorunları algılama biçimimiz ve bunlara karşı harekete geçme tarzımızda köklü değişimler yaratan bir bağlantı olma özelliği taşımaktadır. Dirençli olmak ya da dayanıklılık şu duygulardan beslenmektedir:

Temel yaşamsal yetenekler arasında sayılan dirençli olmak, öteden beri önemini korumakta ve halen en ayırt edici bir özellik olarak ön plana çıkmaktadır. Adeta her derde deva bir ilaç niteliği taşıyan ve her türlü zorlu durumda yardımımıza koşan bu özelliğin çocuklara okullarda öğretilmesi önemli bir ihtiyaçtır.

Mutlu bir kız

Özet Olarak…

Dirençli olmak, bir insanın kendi problemlerinin üstesinden gelme ve hatta karşısına çıkan engelleri kendisi için birer avantaj haline dönüştürebilme yeteneğidir. Bu yeteneğin biyolojik ve doğuştan gelen bazı özelliklerle bağlantılı olduğu bilinse de, sonradan öğrenilip kavranabildiği gerçeğinin mutlaka altını çizmemiz gerekir.

İspanya’da bulunan Bilbao Öğretim Fakültesi Evrimsel Psikoloji ve Eğitim Bölümünden Juan de Dios Uriarte, konuyla ilgili olarak şunlara dikkat çekmektedir:

“Okul, tüm öğrenciler için bütünsel gelişim ve dirençli olma özelliğinin kazanımında önemli bir rol oynayabilir. Öğrencinin bu konuda çeşitli dezavantajları olsun ya da olmasın eğer eğitim ve öğrenimin sadece bilişsel fonksiyonlarının üstesinden gelecek kapasiteye sahipse, bu kazanım süreci gerçekleştirilebilir… Bu sayede okul, gerçek anlamda bir iletişim alanı, her öğrencinin olumlu bağlantılar kurması için gerekli fırsatları sunan bir araç ve kimi zaman da diğer sosyal alanlardan edinilmiş olan olumsuz tecrübelerin telafi edildiği bir yer haline dönüşür.”

-Juan de Dios Uriarte-

Sonuç olarak, dirençli ve dayanıklı olmayı öğreten programların çocukların gelecekleri açısından önemli bir yatırım olduğunun altını çizmek gerekir. Bu süreç içinde öğretmenler, sağlık profesyonelleri ve elbette ailenin kendisinin de rol aldığını ifade etmeliyiz. Bu tür programlar, çocukların dirençli olmanın ne demek olduğunu anlamaları ve bu özelliği pekiştirmeleri açısından son derece önem taşımaktadır.