Ben Karıma Yardım Etmiyorum, Birlikte Sorumlulukları Paylaşıyoruz

15 Haziran, 2018

Karım ve ben aramızda sorumlulukları paylaşırız, ona ev işlerinde basitçe yardım etmem, bunu planlamam da. Yardım etmesi beklenen bir misafir gibi davranmam.

Karım evde bütün gün oradan oraya koştururken onu izleyen bir seyirci değilim. O, bütün yükü omuzlarken öylece oturup onu izlemem. Çünkü daha baba olduğum ilk günden beri, ilişkinin ve baba olmanın gerektirdiği sorumlulukları anlıyorum.

Daha en baştan karımın hayat ortağı olduğumun farkındayım. Onu seviyorum ve onunla bu büyüleyici aile kurma yoluna girmeyi birlikte seçtik. Bir aile sahibi olmak, aile olmanın iyi taraflarının tadını çıkarıp aynı zamanda kötü taraflarını da kabul etmeyi gerektirir.

Burada en önemli noktanın, ilk günden itibaren sorumlulukları paylaşmak olduğunu biliyorum. Bir baba olarak, evin bir parçasıyım ve bu, benim de ev işlerine katılmam anlamına geliyor. Bulaşıkları yıkarım, ütü yaparım, bez değiştiririm ve yemek yaparım. Bunların hiçbirinden utanmam ya da bunların hiçbiri bekarlığı özlememe sebep olmaz.

Bana göre büyüklük bunu gerektirir. Ne yazık ki günümüz dünyasında birçok evde işler böyle yürümüyor. Genellikle her şeyin bakımından kadınlar sorumlu oluyorlar. Erkekler sadece başka işler yapan gözlemciler oluyor.

Ama çocuklarımızı düşünürsek, onlara verilebilecek en iyi örneklerden biri ev işlerini eşit şekilde beraber yapan, bir takım haline gelmiş bir ailedir.

Karıma yardım etmiyorum, sorumlulukları paylaşıyoruz.

gülen aile

Bu tartışma asla bitmez. Hangisi daha önemlidir; evin içindeki işler mi dışarıdaki işler mi? Arkadaşlarımlayken kendime sorduğum soru şudur: “Eşlerimizin evin içinde ve dışarıda yaptıkları işlere değer veriyor muyuz?”

“Geçen gün bulaşıkları yıkadım ama karım bana teşekkür etmedi,” sözü hepimizin zaman zaman duyduğu bir sözdür.

Bir daha düşünün,  karım neden beraber yaşadığımız evle ilgili bir iş yapınca bana teşekkür etsin?

Onun sayısız kez kimse onu görmeden ya da ona teşekkür etmeden yaptığı bir iş için bana neden teşekkür etsin?

Bu işleri karıma yardım etmek olarak görmememin sebebi de bu. Onun kimsenin yardımına ihtiyacı yok. O evde ve işinde her şeyi yapabilecek yeterliliğe sahip.

Onun da benim de ihtiyaç duyduğumuz şey eşlik. O gerektiğinde işleri kendi yapabilse de birbirimize destek olmalıyız.

Karıma evi temizlemesinde yardım etmiyorum, beraber yaşadığımız yeri düzgün tutmaya çalışıyorum. Temizlik yapıyorum ve etrafı toparlıyorum çünkü bunun çok basit bir sebebi var: Ben de bu evde onunla aynı çatı altında yaşıyorum.

Yemeğe yardım etmiyorum, bu sorumluluğu paylaşıyorum çünkü ben de yemek yiyorum. Yemek yediğim için tabakları ve çatak-kaşıkları kirletiyorum. Bunları yemekten sonra yıkamak da benim sorumluluğum.

Çocuklarla ilgili işlerde karıma yardım etmiyorum. Çocuklarımla ilgileniyorum çünkü onlar benim de çocuklarım. Bizim çocuklarımız.

Evde “yardım etmiyorum” kendi payıma düşeni yapıyorum

Bütün ailenin giysilerini yıkıyorum, kuruluyorum, katlıyorum. Oyuncakları topluyorum. Çocuklarla matematik çalışıyorum. Bahçe işi yapıyorum.

Yapılması gereken her şeyi yaparken, ev işlerine yardım etmediğimi ailenin bir parçası olduğumu her zaman aklımda tutuyorum. Bu yüzden ev işlerine bu şekilde katılıyorum.

birlikte ödev yapan aile

Ev işlerinin yalnızca karımın sorumluluğunda olduğunu asla düşünmüyorum. Büyürken şahit olduğum, ailemin bana öğrettiği ya da okulda öğrendiğim cinsiyet rollerini önemsemiyorum. Bu aileye sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Çocuklarıma olumlu örnek olmak istiyorum.

Karımın hayat ortağım olduğunu bilerek evde misafir gibi davranmıyorum. Bunu yapmak istiyorum çünkü karıma ve onun ailemiz için yaptığı her şeye değer veriyorum. Ona saygı duyuyorum. Bana da benim ona davrandığım gibi davranmasını istiyorum.