Sınıf Cezaları ve Ceza Yönetimi

8 Temmuz 2019
Sınıf cezaları dikkat etmemiz gereken bir şeydir. Öğretmenler, sınıfta kötü davranışların nasıl önleneceği konusunda uygun eğitimi almış olmalıdır.

Sınıf cezaları, öğretmen adaylarının eğitiminde dikkate alınması gereken bir şeydir. Öğretmenler ders konularındaki bilgilerine ek olarak, pratik sınıf yönetimi becerilerine de sahip olmalıdır.

Öğretmen adaylarının eğitimindeki en önemli unsurlardan biri, onlara bir sınıfa liderlik etmeyi öğretmektir. Birçok çalışmada, öğrencilerin merak uyandıran ve düzenli bir şekilde işlenen dersleri daha iyi öğrendikleri gösterilmiştir. Bununla birlikte her çocuk farklıdır. Bu nedenle sınıf cezalarına birbirinden farklı tepkiler verirler.

Sınıfta hangi verimsiz davranışlarla karşılaşılabilir?

Öğrencilerde görülen verimsiz ve kötü davranışları aşağıdaki kategorilerde gruplandırabiliriz:

  • Dikkat dağıtıcı eylemler
  • İlgisiz öğrenciler
  • Agresif ve antisosyal davranışlar

Dikkat dağıtıcı eylemler ve ilgisiz öğrenciler, öğretmenlerin sınıfta en yaygın olarak karşılaştığı iki problemdir. Öğretmenler bu durumları kontrol etmekte zorlanabilir. Agresif ve antisosyal davranışlar gösteren öğrenciler ise nadiren görülen bir durumdur.

Yaygın ceza stratejileri

Uzun yıllar boyunca öğretmenler verimsiz davranışları düzeltmek için iki tür strateji uyguladılar:

tek ayak üstünde durma cezası

Amerika Birleşik Devletleri’nde yakın zamana kadar öğretmenler, sınıflarda fiziksel cezalar da veriyordu. Yalnızca 10 – 20 yıl öncesinden bahsediyoruz. Eğitimde fiziksel cezalar yasaklandıktan sonra öğretmenler farklı türden cezalar vermeye başladılar.

Sonraki dönemde cezaların dozunun kademeli olarak artırılması benimsendi ve öğretmenler bu cezaları her türlü kötü davranış için uygulamaya başladı.

  • Bu kademeli cezalar genellikle bir uyarı ile başlar.
  • Daha sonra, öğrencinin sınıf dışında biraz zaman geçirmesi istenir.
  • Daha sonra öğrenciler müdür, müdür yardımcısı veya başka bir okul yöneticisine gönderilirler.
  • Sonrasında ise öğrenci okuldan uzaklaştırma cezası alır, hatta okulla tamamen ilişiği kesilir.

Bu yaklaşım mantıklıdır. Çünkü öğretmenler bu sayede derse devam edebilir ve diğer öğrencilerin öğrenme süreci sekteye uğramamış olur. Ancak sorunun kaynağını görmezden gelen bir yöntemdir.

“Problemli” öğrenci dersten atıldığında işlenen konuyu öğrenemez ve daha sonra derse devam etmekte güçlük çeker.

“Öğretmenlerin çoğu bu yöntemi kullanır. Ancak bu cezaların genellikle etkili olmadığını söylerler.”

Peki kötü davranışların ve sınıf cezalarının önüne nasıl geçilebilir? Öğretmenler, öğrencilerin derse odaklanması için yapılan tehdit ve eylemlerin her zaman işe yaramadığını söylüyor. Ayrıca araştırmalar da bunu destekliyor.

Çalışmalar bu tür yaklaşımların sorunu çözmediğini, hatta zamanla daha da kötüleştirebildiğini göstermektedir.

Ceza vermekten kaçınmanın anahtarı önlemedir

Bu konuda çözüm, önlemeye odaklanmaktır. Fiziksel ortamı, müfredatı, kaynakları ve öğretim yöntemini dikkate alarak öğrencilerin dersten kopmasını önleyebilirsiniz. Bu sayede dersin akışını bozmalarının da önüne geçmiş olursunuz.

dersten atılmış kız

“Öğretmenler çocuklara sorunları ve çatışmaları nasıl çözeceklerini öğretmelidir. Bu şekilde, karşılaştıkları durumlarla başa çıkmak için saldırganlığa başvurmazlar.”

Bu nedenle öğretmen adaylarına, öğrencilerin dersten kopmasını önleyecek teknikler öğretilmelidir. Sınıfta en sık karşılaşılan sorun, ilgisiz ve dikkat dağıtıcı eylemlerde bulunan öğrencilerdir. Bu durumun gerçekleşmesinin önüne geçilmelidir.

Öğretmenler, bu sorunları önleyen bir öğretim yöntemi geliştirmeye çalışmalıdır. Bu, öğrencinin davranışını “düzeltmeye” çalışmaktan daha iyidir.

“Tüm öğretmenlerin kullanabileceği genel bir yaklaşım mevcut değildir. Öğrencilerin kötü davranışlarının önlenmesi ve bu davranışlara verilmesi gereken cevap, her kültürde farklılık gösterir. ”

Öğretmenlere verilen hizmet içi kurslarda, bu tür davranışları eğitici ve destekleyici bir şekilde yönetmeleri için gerekli yaklaşımlar, beceriler ve stratejiler öğretilmelidir. Öğretmenler, sorunların oluşmasını önleyici stratejilere odaklanmalıdır.