Yenidoğanların Farkında Olduğu 7 İlginç Şey

Pek çok kişi, yenidoğanların etraflarında neler olup bittiğini anlamadığını düşünüyor. Ancak bu oldukça yanlış bir düşüncedir.

Yenidoğanların, etraflarındaki şeylerin aslında farkında olduklarını bilmek biraz şaşırtıcı olabilir.

Bilim sayesinde, yenidoğanların doğumdan sonra çevresindeki uyarıcıları algıladığı bilinmektedir.

Bebeğin bedeni hala gelişme ve olgunlaşma aşamasında olmasına rağmen, duyuları çoktan aktiftir ve bazı birincil refleksleri göstermeye başlamıştır.

Anne-babalar olarak, onlara daha iyi öğrenme fırsatları sunmak ve gelişmelerini daha sonra çoklu faydaya çevirebilecekleri şekilde geliştirmek için bebeklerimizin doğal potansiyelini kullanabiliriz.

Bunu yapabilmek için okumaya devam edin ve yenidoğanların algılayabileceği 7 şeyi keşfedin.

Yenidoğanların Farkında Olduğu 7 İlginç Şey

1. Annesinin Yüzü

Gözleri henüz keskin olmasa da bir yenidoğan, renklerdeki kontrastı algılayarak annesinin yüzünün hatlarını belirleyebilir. Bu sayede, zihninde tanımlanmış bir görüntü olmasa bile, annesinin yüzünü doğru bir şekilde ayırt edebilir.

Bebekle en çok vakit geçiren kişi genellikle annesi olduğundan, yüzünü algılamanın en muhtemel olduğu kişi yine annesidir. Ancak bir bebek aynı zamanda babasının ve onunla yakın temasta olan diğer kişilerin de yüzünü tanıyabilir.

Yenidoğan, farklı yüzleri tanımlayabilmek için bir sistem geliştirir.

anne baba ve yenidoğan

Uzamanlara göre, gelişimlerinin diğer alanlarından olduğu gibi bu tanımlama sistemi hayatta kalma içgüdüsü ile ilişkilidir.

Başka bir deyişle bu sistem, bebeğin hayatta kalmasına yardımcı olan kişileri tanımlamasına ya da ayırt etmesine olanak tanır. Bir yenidoğanın gördüğü yüzlerin çoğuna ilgi duyması doğaldır.

2. Koku

Daha henüz rahimdeyken bile bir fetüs kokuları deneyimleyebilir. Bu sebeple, koku duyusu yenidoğanlarda oldukça hızlı gelişir. Aynı şekilde, bilim, belirli kokuları algılama kabiliyetinin hayatta kalma içgüdüsü ile ilişkili olduğunu söylemektedir.

Koku, hayatta kalmaya nasıl katkıda bulunuyor? Koku, bebeğin kendisi için bir besin ve koruma kaynağı olan annesini teşhis etmesini sağlar. Annesinin kokusu bebeğin kendi refahı ve güvenliği ile ilişkilendirdiği bir şeydir.

Dahası, koku duyusu geliştirmek, onlara diğer koku türlerini tanımlama ve ayırt etme becerisini kazandırır.

Bu şekilde, duruma göre bir kokudan hoşlanmaya ya da tiksinmeye başlarlar.

3. Sesler

Bebekler, söylenen şeyleri anlamasalar da sesleri tanımlayabilir ve aralarındaki farkı ayırt edebilirler.

Örneğin bir bebek, tonlama, ses tonu ve sesin çevresinde nasıl üretildiğine bağlı olarak annesinin sesini tanımayı öğrenir. Aynı zamanda, insanların kendi ana dilinden farklı bir dilde konuşup konuşmadığını bile anlayabilir.

Annesinin sesi, sürekli duyduğu için bebeğin beyninde bir frekans olarak saklanır.

Ses, ilk başta anlamsız olmasına rağmen bebeğin beyninde “Anne” olarak kodlanır. Annesi konuşunca bebeğin tepki vermesi bu yüzdendir.

Hamileliğin ilk üç ayında bebek, kulaklarını ve beynini annesinin diline uyumlaştırır. Bu sebeple, ses algısı bebek doğar doğmaz dil gelişimini başlatır.

4. Beyaz Gürültü

Beyaz gürültü, insanlar üzerinde rahatlatıcı, yatıştırıcı ve sakinleştirici etki yarattığı için bir bebeğin beyni mutlulukla ilişkilendirdiği için bazı beyaz gürültüleri kaydedebilir.

Beyaz gürültü, neredeyse hiç değişime uğramayan sabit ses dalgaları üretir. Yağmur sesi beyaz gürültüye bir örnektir.

Gelişimleri boyunca deneyimleri arasında ilişki kurabilmeleri için hafıza gelişimi bebekler için çok önemlidir.

Yenidoğan uzmanları, beyaz gürültü (bazı kelimeler, deyimler veya tekrarlanan şarkılar) ile yapılan sık işitsel uyarıların hem fetüsün hem de bebeğin gelişimini teşvik ettiğini söylüyor.

5. Şekiller, Işıklar ve Gölgeler

Bir yenidoğanın görüşü biraz bulanık olmasına rağmen, gözleri kademeli olarak belirli şekilleri ayırt etmelerine izin veren temel öğelere odaklanmaya başlar.

Aslında bir yenidoğan, gözünden 20 – 30 cm uzaklıktaki şekilleri görebilir.

Yenidoğan, bazı desenleri diğerlerinden daha doğru algılar. Bu nedenle, damalı, çizgili, gri tonlamalı renk şemaları, ışık ve gölge efektleri gibi “göz alıcı” olarak adlandırdığımız şeylerle daha ilgilidir.

Bir yenidoğan, henüz tam olarak odaklanamadığı için çok uzakta olmaması şartıyla ışıkları ve gölgeleri algılayabilir.

Ancak, büyüdükçe görme duyusu giderek daha da gelişecektir.

6. Hareketler

Bir yenidoğan çevresindeki hareketleri algılayabilir. Peki nasıl? Cevap çok basit.

Bebekler, etraflarında insan olduğunu hissedebildikleri gibi olmadığında neyin hareket edip neyin etmediğini algılayabilirler.

Genellikle bebeklerin beşiklerinin üzerine (bebeğin uyuduğu yerden en az 35-40 cm uzaklıkta) yerleştirilen dönenceler, bebeğin hareket algısını zekice geliştiren önemli bir unsurdur.

Dönence, bebeğin görebileceği bir mesafede yerleştirildiği için hareketi kolaylıkla algılayabilir.

beşikte yatan bebek

7. Nesneler

Yenidoğan bir bebek büyük ölçüde ilk reflekslerine güvenir. Bu refleksler, etraflarındaki dünya ile temas halinde olmalarını ve deneyim kazanmalarını sağlayan bir dizi mekanizmadan ibarettir.

Çok temel davranışlar olmalarına rağmen bu mekanizmalar, bebeklerin algı geliştirmelerine yardımcı olur. Bir insanın ilk refleksleri şunlardır:

  1. Emme
  2. Arama
  3. Kavrama

Bu reflekslerin hepsi bir yenidoğanın ilk ihtiyacıyla ilgilidir; yemek. Bu nedenle bebekler, farklı nesneleri tanımanın bir yolu olarak nesneleri ağızlarına sokma eğilimindedirler.

İlk refleksi annesinin göğsünü emmek olduğu için emzik gibi nesnelerle aynı refleksi devam ettirecektir.

Bu 7 Şeyi Akılda Tutmanın Faydaları

Bir yenidoğanın bedeni hala olgunlaşmamış bir insan bedeni olsa da, doğduktan sonra inanılmaz bir hızla gelişirler.

Aslında, insan beyni erken yaşlarda, vücut olgunlaştıkça azalan çok sayıda sinirsel bağlantı sağlar.

Zaman geldi! Önceki kavramlarınızı geride bırakın ve bebeğinizin potansiyeline daha fazla odaklanın. Hâlâ çok küçük olmalarına rağmen, çevrelerinde olup biteni algılarlar ve tahmin ettiğinizden daha çok şeyin farkındalar.

Önemli olan bebeğinizin zekasını geliştirmeye çalışmanızdır. İlham alın!

Bunlar da ilginizi çekebilir