Anne Gitme! Çocuklarda Ayrılık Kaygısı

07 Nisan, 2020
Anneler; eğer çocuğunuzun ayrılık kaygısı sendromu yaşadığını fark ediyorsanız, bu durumla başa çıkmak için pek çok yöntem olduğunu bilmeniz faydalı olacaktır.

Ayrılık kaygısı, özellikle bir ila iki yaş arasındaki bazı çocuklarda çeşitli “atakların” temel sebebidir. Bu bağlamda görülen rahatsızlıklar arasında kusma, nefes darlığı, sık sık kabus görme ya da yalnız uyuma korkusu gibi panik semptomları yer almaktadır. Bu tür durumlarla karşılaşıldığında bir psikolog ya da diğer bir uzmanın yardımına başvurmak gerekir.

Ancak pek çok çocukta görülen ayrılık kaygısı geçici bir durumdur. Genellikle anne ve babalar bu durumla başa çıkmayı öğrendiklerinde sona erer.

Ayrılık kaygısı yaşayan bir çocuk anne ve babasının yokluğunu fark edince ağlar ve isyankar bir tutum sergilemeye başlar. Böyle davranması için anne ve babasının işe gitmiş olması ya da yan odada bulunmaları bir şey değiştirmez. Onun için önemli olan tek şey anne ve babasının onun yanında olmamasıdır.

Ayrılık Kaygısı ve Çocuklar

Benzer bir durum çocuk başka insanlarla kalmak zorunda olduğunda da yaşanır. Anne ve babasının yanından ayrılacaklarını anladığında annesinin boynuna sarılır, babasının pantalonundan çekiştirir, kızgınlığını duyurmak için avazı çıktığı kadar bağırır.

Ayrılık kaygısını hiç hissetmeyen çocuklar olduğu gibi, bu sorunu okul yaşına gelene kadar yaşanan çocuklar da bulunmaktadır. Bunların dışında bir yetişkinin gözetimi altında güvende olduğunu ve anne ve babasının her zaman yanına geri döneceğini anlayan diğer bir grup çocuk da bulunmaktadır.

Çocuklarda ayrılık endişesi

Ayrılık Kaygısı: Çocuğunu Bir Kreşe Bırakmak Zorunda Olan Anneler İçin Tavsiyeler

Anneler; eğer çocuğunuzun ayrılık kaygısı sendromu yaşadığını fark ediyorsanız, bu durumla başa çıkmak için pek çok yöntem olduğunu bilmeniz faydalı olacaktır. Öncelikle size önerilerimiz şu şekildedir:

Stresli durumlar içine girmeyin ve ani tepkiler vermekten kaçının. Çocuğunuzu olumsuz ve mutsuz bir durumda bırakıp gitmeyin. Onu bırakırken birkaç saat sonra mutlaka ağlamayı keseceğini düşünerek ve “nasıl olsa hiçbir çocuk gün boyu ağlamaz” gibi bir hisle ondan ayrılmayın.

Şimdi şu sözlerimize kulak verin. Eğer işe gitmeniz gerekiyor ve çocuğunuzu bir kreşe bırakmak zorundaysanız aşağıda verdiğimiz tavsiyelere dikkat etmeniz önemlidir:

Gitmeden Önce Kreşi Merak Etmesini Sağlayın

Çocuğunuzu yalnız bırakmak zorunda kalacağınız günden iki ya da üç hafta önce birlikte kreşi ziyaret edin. İlk gittiğinizde onunla bu özel yer hakkında konuşun. Orada birlikte çok eğlenceli zaman geçireceği pek çok arkadaşı ve oyuncaklar olduğunu söyleyin.

Kreşe yine gidin ve diğer çocukların ne kadar mutlu olduklarını, öğretmenlerinin onlara nasıl şarkılar söylediklerini ve birlikte ne kadar güzel aktiviteler yaptıklarını gösterin. Çocukların bu tür ortamların içine girmeleri ve daha yakından bakmaları gerekir. Çünkü içeride ne olup bittiğini sadece uzaktan görmek onlar için yeterli değildir. O gün eve döndüklerinde anne ve babalarına gördükleri bu özel yer hakkında konuşmak isteyeceklerdir.

Bir sonraki gün yine aynı şeyleri yapın. Eğer çocuk isterse biraz daha içeriye girebilir, oyuncakları görmek için biraz daha yaklaşabilir ve öğretmenlerin şarkılarını dinleyebilir. Ancak eğer daha fazla yakından görmek istemiyorsa onu zorlamayın. Bu aşamada en önemli şey çocuğunuzun diğer çocukların orada iyi ve mutlu olduklarını görmesi ve kreşin aslında eğlenceli bir yer olduğunu anlamasıdır. Evde ya da başka bir yerde yaptığınız bu ziyaretler hakkında onunla konuşabilirsiniz.

Günler geçtikçe bu alıştırma periyodunda daha ileriye gidebilirsiniz. Çocuk kreşe gidebilir, bir oyuncak alıp oynayabilir, oturup çocukların oynadıkları oyunları izleyebilir, diğer çocuklarla ya da öğretmenlerle iletişime geçebilir.

Tekrar Kreşe Gitmeyi İstemesini Sağlayın

Çocuğunuz artık kreşi reddetme sürecini atlatıp, diğer çocukları görmek için yeniden oraya gitmeyi istediğinde ikinci aşamaya geçmenizi tavsiye ediyoruz: en az bir saat süreyle kreşte kalmak. Bu süre boyunca hem çocuğunuz hem de siz birlikte oyun oynayarak ve çeşitli aktiviteler yaparak zamanınızı geçirebilirsiniz.

Birkaç Saniyeliğine Görüş Alanından Çıkın

Eğer çocuğunuz kreşte birlikte geçirdiğiniz o bir saatte kendini mutlu hissediyorsa, birkaç saniyeliğine de olsa onu yalnız bırakın.

Çok fazla uzaklaşmadan görüş alanından çıkın. İlk başlarda hemen sizi kaybettiğini sanacak ve ağlamaya başlayacaktır. Ağladığını gördüğünüzde hemen ona seslenin ve orada bulunduğunuzu söyleyin. Ancak bunu yaparken ağladığı ya da mutsuz olduğu için ona seslendiğinizi belli etmeyin. Bunun yerine ona şöyle söyleyebilirsiniz: Bak ne kadar tatlı bir oyuncak! Ya da ona doğru zig zag çizerek yürüyün ve bunun bir oyun olduğunu düşünmesini sağlayın.

Bu uygulamayı her gün iki üç kez yapmalısınız.

Ayrılık kaygısı yaşayan oğluna yardım eden anne

Dikkatinin Dağılmasını Sağlayın

Çocuğun kendi kendine oyun oynamaya başlaması, sürekli bir şekilde sizi yanında arama ihtiyacından kurtulması için son derece önemlidir.

Onunla birlikte oyun oynamayı bırakın ancak yine de yakınlarında bir yerde kalmaya devam edin. Siz ayrı bir şeyle meşgul olun: Örneğin, bir yapbozla uğraşın ve çocuğunuza çok fazla ilgi göstermeyin.

Bu aşamada öğretmenlerin yardımı çok önemlidir. Çocuk, sizin ona dikkat etmediğiniz ve kendi aktivitenizle meşgul olduğunuzu gördüğü anda öğretmenler bir şarkı söylemeye başlayabilir, çocuklarla bir oyun oynayabilir, hayvanların nasıl sesler çıkardığına ilişkin çocuklara sorular sorabilir ya da onları bir grup olarak bir araya getirecek diğer herhangi bir aktiviteyi yapabilirler.

Çocuk, sizin meşgul olduğunuz şeyin pek de eğlenceli olmadığını ve ayrıca sizin ona ilgi göstermediğinizi gördüğünde, öğretmenlerin çocuklarla yaptıkları aktivitenin onu daha fazla motive ettiğini görecek ve gruptaki diğer çocuklara katılmak isteyecektir.

Elbette sizin orada bulunduğunuzu unutmayacak, sık sık size bakarak aynı yerde olup olmadığınızı kontrol edecektir. Kimi zaman yanınıza da gelecektir. Ancak aynı zamanda çocuklardan oluşan bu grubun bir parçası olma konusunda artık kendini daha rahat hissedecek ve kreşteki aktivitelere katılmak onu mutlu edecektir.

Günler geçtikçe çocuğunuzun kreşteki öğretmenleri sevmeye başladığını ve burada diğer çocuklarla bulunduğu için mutlu hissettiğini gözlemleyeceksiniz. Kreşe her gidişinizde biraz daha fazla zaman geçirecek ve aynı zamanda çocuğun size gösterdiği ilginin azaldığını fark edeceksiniz. Bu aşamaya geldiğinizde artık orada yalnız başına kalmaya hazır hale gelmiş demektir.

Çocuğu kreşte ilk yalnız bıraktığınızda bu sürenin birkaç saati aşmamasına özen gösterin. Örnek olarak bir ağacın arkasına gizlenerek çocuğun sakinleşmesinin ne kadar sürdüğünü ölçebilirsiniz. Bu sayede eğer ihtiyaç olursa, gereğinden fazla bir şekilde ağlamasına izin vermemiş olursunuz. Ancak yine de bir gün işe gitmeniz gerekecek ve çocuğunuz da tıpkı sizin gibi sakinleşerek oyunlara katılmaya başlayacaktır.

Günlük koşuşturmaca ve yoğun iş temposu içinde öyle anlar gelecek ki, çocuğunuzun kreşte olduğunu bile bazen unutacaksınız. Elbette öğleden sonra onu kreşten alma vakti gelene kadar…