Ergenlik ve Gençlik Çağında Fiziksel Değişimler

26 Temmuz 2019
Ergenlik ve gençlik çağının farklı aşamalarıyla başa çıkma, eğer onları bilmiyorsanız, karmaşık olabilir. İletişim, çocuğunuzun yaşamının bu döneminde esastır.

Çocuklarının büyüdüğünü görmek, ebeveynler için bir öğrenme deneyimidir. Çocuklarınızın kucağınızda olmasına o kadar alışkınsınızdır ki, bu değişim korkunç bir kaygıya neden olabilir. Ergenlik ve gençlik, koruyucu olarak sonunuzu sembolize etmesinden ötürü bile korktuğunuz iki kelime olabilir.

Öte yandan, bu dönemler çocuklar için yetişkinliğe giden yolun başlangıcıdır. Fiziksel ve psikolojik değişiklikler hayatlarındaki diğer zamanlardan çok daha anidir. Bedenleriyle ve hatta kendi kimlikleri hakkında kafaları karışık hissederler.

Aynaya bakıp kendilerini tanımayabilirler. Bu süre zarfında onlarla bağlantı kurmaya çalışmalı ve onlara yaşamlarında önemli bir aşamadan geçmeye başladıklarını açıklamalısınız.

Ergenlik ve gençlik: Çocukluğun sonu

Ergenlik ve gençlikte, çocuklar vücudun bazı kısımlarında oldukça belirgin değişiklikler yaşarlar. Bazı erkekler ve kızlar bu değişikliklerle daha iyi başa çıkar ancak birçoğu bunları kabul etmeyi reddeder. Oldukça anlaşılır: Muhtemelen aynı şekilde tepki vermişsinizdir.

Ancak, bu değişiklikler nelerdir? Kızları da erkeklerle aynı şekilde etkiler mi?

Vücut boyutunda artış

Kemik kütlesi büyür, bu da boyda bir artışa ve birçok vakada kilo artışına neden olur. Ergenlikte kızlar, 15-20 cm arasında büyür. Erkek çocuklar ise 20-25 cm arasında büyürler. 13 ila 21 yaş arasında devamlı bir şekilde büyürler.

ergenlik çağında gençler

Genel olarak, kızlar erkeklerden daha erken gelişirler. Genç grupları içinde bazı gençlerin diğerlerinden çok daha büyük görünmesi oldukça yaygındır. Aslında, hepsi aynı yaştadır.

İç organlar da büyür. Spesifik olarak, karaciğer, kalp, beyin ve böbrekler büyür. Benzer şekilde, eklemler aynı anda gelişmez. İlk önce, bacaklar ve ayaklar büyür, ardından gövde, kollar ve nihayet kafa büyür.

Bu genellikle gençlerin fiziksel olarak orantısız olmalarına neden olur. Kendi bedenlerinden ötürü mutsuz hissedebilirler ve bedenlerinden utanabilirler.

Cinsel olgunlaşma

Birçok ebeveyn için bu tamamen tabu bir konudur. Çocuklarınızın, her ne kadar masum görünseler de, birer insan olduklarını kabul etmeniz gerekir. Belli bir yaştan itibaren hormonların neden olduğu cinsel dürtüleri hissetmeye başlarlar.

Genel olarak konuşursak, hormon salgılayan gonadotropin, hipofiz bezini uyarır, bu da hipofiz ginadotropin hormonları olan FSH ve LH’i serbest bırakır. Sonuncu hormon, çocuklarımıza baş ağrısı veren fiziksel değişikliklerin ortaya çıkmasından sorumlu olacaktır.

Çocukların üreme organları olgunlaşır, libidoları artar ve yüzünde, kasık bölgesinde ve koltuk altlarında kıllar ortaya çıkar. FSH ve LH hormonu salgılanması testosteronun oluşumuna ve sperm üretimine neden olur.

Kızlarda değişiklikler biraz daha karmaşıktır. Yumurtalıklar olgunlaşır ve erkeklerden farklı hormonlar olan östrojen ve progesteron üretmeye başlarlar. Buna karşılık, erkeklerden daha az seviyelerde sahip oldukları testosteron kasık ve koltuk altı kıllarının çıkmasına neden olur. Daha sonra, memeler ve endometriyum da gelişir.

“Gençlik böyledir işte, bedenin onları destekleyip desteklemediğini sorgulamadan kendi sınırlarını belirler. Ve vücut da her zaman destekler.”

–Paulo Coelho–

Kendine güven ve kendine saygı sorunları

Çocukların özgüvenlerinde bir düşüş yaşamaları oldukça yaygındır. Hiç kimse tercihleri dışında değişiklikleri hissetmekten hoşlanmaz. Bahsedilenlere ek olarak, vücut kokusu, sivilce ve ses değişikliklerinin ortaya çıkışı da var.

kırık aynaya bakan kadın

Ses değişiklikleri hariç, gençler bu değişikliklerden pek hoşlanmazlar. Çocuklarınızla konuşmak ve olabilecek tüm soruları cevaplamak çok önemlidir.

Bu aşamada, hiç olmadığı kadar anlayışlı olmalısınız. Kızdıklarında aslında bu konuşanın onların hormonları olduğunu unutmayın.

Çocuklarınızın vücutlarındaki çeşitli değişikliklere uyum sağlamaları gerekir ve bu her zaman kolay bir iş değildir. Neyse ki, ergenlik ve gençlikteki problemler sonsuza dek sürmez ve bunlar insan yaradılışının bir parçasıdır.

Çocuğunuza, başına gelen her şeyi sevmeyi ve kabul etmeyi öğretin, çünkü bu, herkesin yaşadığı bir şeydir.