Doğru Ebeveynlik ile Çocuğunuzu Eğitmenin 5 Yolu

· 4 Nisan 2018

Doğru ebeveynlik, kendi alışkanlıklarınızı ve davranışlarınızı çocuklarınıza aktarabilmenizi içerir. Eğer siz yanlış davranışlar içerisindeyseniz, çocuklarınızdan doğru davranmalarını nasıl bekleyebilirsiniz ki? Siz onlara karşı saygılı davranmazsanız ve saldırgan tutum içerisinde olursanız, onların saygılı bir tavır edinmelerini nasıl beklersiniz?

Çocuklara bir şey öğretmenin en iyi şekli onlara örnek olmaktır. Çocuğunuz için sizin davranışlarınızı görmek, onlara söyleyebileceğiniz binlerce cümleye bedeldir.

Siz, önce örnek olun, kalan her şey kendiliğinden olacaktır.

-Özlü söz

Doğru ebeveynlik yapmak kolay bir iş değildir

Kendi kendinize, çocuklarınızın ebeveyn olma zamanı geldiğinde onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Bu soru aklımıza hemen ailelerin genel bir endişesini getiriyor: iyi ve doğru ebeveynlik nedir?

Öncelikle daha iyi birer birey ve ebeveyn olmak için çaba sarf etmeliyiz. İnsanoğlu, gelişime açık bir canlı türüdür: kendimizi sürekli olarak geliştirebiliriz.

Çocuklarımızı, onlara örnek olarak eğitiriz. Ebeveyn olmak, kişinin kendisini, çocuğu için rol model olarak görmesi anlamına gelir.

İspanyol yazar ve ebeveynlik uzmanı Rosa Jove tarafından kaleme alınan La Crianza Feliz (Mutlu Ebeveynlik) kitabından bazı ipuçlarını sizlerle paylaşacağız.

oğluna kızan anne

“Yetişkin-merkezci” olmaktan kaçının

“Yetişkin-merkezcilik” kavramı, bazı yetişkinlerin kendilerini çocuklardan üstün gören fikirleri ve davranışlarını içerir. Bu fikirdeki insanlar, kendilerinin çocuklardan daha fazla hakka sahip olduklarını düşünürler.

Bu düşüncedeki ebeveynlerin bir şeyler öğretme yöntemleri körü körüne itaat içerir ve bu öğretide kurallar, tepedeki üstün insanlardan aşağıdaki insanlara kabul ettirilirler.

Bu düşünce yapısına göre ebeveynler asla hatalı olmazlar. Es kaza hatalı olduklarını düşünürlerse de bu hatayı halının altına süpürürler, yani gizlerler. Ve eğer hataları gizleyemeyecekleri kadar büyük olursa, bu sefer de bahaneler üretmeye başlarlar. Özür dilememek için ellerinden geleni yaparlar.

Pek çok ebeveyn hala neyin en iyi olduğunu sadece kendisinin bildiğini düşünmektedir. Çocuklarının onlara sunduğu harika fikirleri dinlemezler.

Aile bireylerinin birbirlerine saldırmak yerine konuşmaları ve birbirlerini anlamaya çalışmaları gerektiğini unutmayın.

Yani, hatalı olduğunuzu itiraf etmekten kaçınmayın ve sorunlar üzerine konuşmaya çalışın. Bu yaklaşımınızla doğru ebeveynlik yapmış olacaksınız ve çocuğunuzun büyüyüp alçakgönüllü bir kişi olmasına katkı sağlayacaksınız.

Onları anlayın

Çocuklarımız 2 ila 4 yaşları arasındayken, hareketlerini her zaman doğru bulmuyor olsak bile onları anladığımızı bilmelerini sağlamalıyız.

Bu yaş aralığındaki çocuklarda bağımsızlık güdüsü gelişmeye başlar. Bu nedenle, her şeyi kendi başlarına yapmayı deneyebilirler ya da sizin istediklerinizi reddedip tersini savunabilirler.

Onların davranışlarını düzeltmeden önce bu içgüdülerini anlamalıyız. Yaptıkları şey bizim kurallarımıza ve prensiplerimize aykırı olsa da bu davranışları bizim canımızı sıkmak ya da bizi sinirlendirmek için yapmıyorlar. Sadece çevrelerindeki her şeyle yeni deneyimler edinmeye çalışıyorlar ve yeni şeyler deniyorlar.

Kendi başlarına bir şeyler denemelerine ve öğrenmelerine izin verelim. Bu yaklaşımımız onların daha özgüvenli ve bağımsız karakterler olarak büyümelerine yardımcı olacaktır.

Alışkanlıklarınızı ve rutin işlerinizi onlarla paylaşın

Banyo yapmayı, yemek hazırlamayı ya da odayı toplamayı öğrenmek önemlidir. Tüm bu günlük ev işlerini kuvvetli bir motivasyon ile yapmak en iyi yoldur, çünkü bu işleri zorunda olduğumuz için değil, çabalarımızın sonunda ortaya çıkan sonucu sevdiğimiz için yaparız.

Psikolog Rosa Jove, sadece yapılması zorunlu olan görevlerde alışkanlık edinme yoluna başvurmanızı tavsiye ediyor ve bu tarz alışkanlıkları çocuklarınıza zevkli ve eğlenceli bir şekilde uygulatmanızın imkansız olduğu söylüyor.

Psikolog Jove, babaların ev işlerine aktif olarak katılmasının önemine vurgu yapıyor. Babaların bu davranışları evli çiftin iş dengesini paylaşmaları açısından doğru olduğu gibi, aynı zamanda da çocuklar için iyi bir örnek oluşturacaktır.

Şu ana kadar anlattıklarımız bana sosyal medyada dönen bir resmi hatırlattı. Gördüğüm bu fotoğrafta erkek çocuklar oyuncak bebekler ile oynuyor, onları besliyor ve onlarla ilgileniyorlardı.

Fotoğrafın altındaki yazıda ise sarkastik bir şekilde şu soru soruluyordu: Oğullarınızın oyuncak bebeklerle oynamasına izin mi veriyorsunuz? Onların şeye dönüşmesinden korkmuyor musunuz? …iyi bir babaya?

oğlunu kucakta taşıyan baba

Yatay liderliği deneyin

Liderlik etmenin iki yolu vardır: birincisi dikey liderliktir ve liderlik güç ile uygulanır, istekler yukarıdaki kişiden aşağıdakine baskılanır. Bu dikey liderlik, ebeveynlikte yetişkin bireyin “Ben haklıyım çocuğum haksız” görüşü üzerine kurulur.

Dikey liderliği benimseyen bir ebeveyn çocuğunun hatalı davranışından utanır ve onu cezalandırarak ya da çeşitli alışkanlıklara zorlayarak hatayı düzeltmeye çalışır.

Bununla birlikte, liderliğin ikinci şekli olan yatay liderlik ise çocuklarımızla omuz omuza birlikte çabalayıp uğraştığımızda gerçekleştirdiğimiz liderlik şeklidir.

Bu tarz liderlik, çocuklar her hangi bir konuda hata yaptıklarında, o konuda iyi yaptıkları şeyler olduğuna da dikkatlerini çekmek ve bir daha ki sefere daha iyi olmaları konusunda onlara rehberlik etmek düşüncesi etrafında şekillenir.

Eğer çocuklarımız yaşadıkları tecrübeden ders çıkarabilirlerse ve eğer biz, onların hareketlerinin olumlu sonuçlarını tebrik ederek rehberlik etmeyi sürdürürsek, çocuklarımız da bilinçli olarak davranışlarını geliştirmek adına çaba sarf ederler.

Çocuklara yönelik acımasız ve zorbaca davranışlar yeni zorbalar yaratmaya yarar. Bir çocuğun ağlamasına kayıtsız kalanlar, çocuklarının, sadece başkalarının acılarına değil, kendi varlıklarının da kayıtsız yetişkinler haline gelmesine sebep olurlar.

-Ferran Grau Codina-

Saygı görmek istiyorsanız saygı gösterin

Bir yetişkin, bir çocuğa asla saygısızlık etmemeli. Eğer yetişkinlerin saygısız davranışlarına göz yumarsak çocukların da aynı tarz davranışlarını kabul etmek zorunda kalırız. Ve hiç kimsenin bir diğerine saygı içermeyen bir şekilde davranma hakkı yoktur.

Ne olursa olsun, bizler ebeveynleriz ve çocuklarımızı en yüksek değerlerimizle yetiştirmeye çalışırız.

Eğer onlara, başkalarına saygılı davranmayı öğretmek istiyorsak, biz de canımız istediğinde onlara saygısız davranışlarda bulunamayız. Eğer biz onlara saygı göstermezsek, onlar da ne bize ne de diğer insanlara saygı göstermezler.

Çocuklar, her zaman olmasa da sıklıkla ebeveynlerini taklit ederler. Bu nedenle onları, onlara saygı göstererek eğitmek olmazsa olmaz derecede önemlidir.

Yaşanan belli bir olay anında onlardan ne beklediğinizi açıklayın ve onlara örnek olun. Mesela sinirli davranışlar gösterdiklerinde “Şu anda ben de sinirliyim ama bak, senin gibi davranmıyorum” diyebilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir