Öğrencilere Söz Hakkı Vermenin Önemi

11 Ağustos 2019
Çocukların kendi kişisel düşünce ve fikirleri vardır. Onları dinleyip göz önünde bulundurmamız çok önemlidir. Bu yazıda çocuklara söz hakkı vermenin öneminden bahsedeceğiz. 

Eğitim sistemi bireyleri yetiştiren ve şekillendiren bir yapıdır. Bu yargı yalnızca akademik açıdan değil değerler konusunda da geçerlidir. Bu sebeple, gelecekte daha iyi bir toplum oluşturabilmek adına okullar büyük önem taşır. Bu amaca ulaşabilmek için çocuklara söz hakkı vermek ve onların düşüncelerini dinlemek tahmin ettiğinizden çok daha önemlidir. Bugünkü yazıda çocuklara söz hakkı vermenin öneminden bahsedeceğiz.

Ebeveynler olarak görevimiz yalnızca çocukları eğitmek ve onlara öğretmek değil aynı zamanda onları dinlemektir. Bu yüzden, eğitimciler çocukları aktif bir şekilde dinlemekle yükümlüdür. Böylelikle, onların dünyayı nasıl gördüğünü, nasıl bir bakış açısına sahip olduklarını ve onları nelerin endişelendirdiğini anlayabiliriz.

Çocuklara söz hakkı vermek ne anlama gelmektedir?

Öğrencinin sesi kavramı dünya çapında popülerlik ve önem kazanmaktadır. Bu kavram, çocukların okul ortamındaki bir takım tartışmalara katılımını ve protagonist kişilik özelliklerini arttırmaya yönelik bir takım girişimlerden bahsetmektedir.

el kaldırmak

Bunu başarabilmek için, okullarda çocuklara karar vermelerini teşvik edici araçlar ve görevler sunulmalıdır. Bu da ancak onlara eğitim ve öğretim hayatlarında aktif bir rol üstlenmelerini sağlamakla gerçekleştirilebilir.

Her öğrencinin, aşağıdaki kriterlerden bağımsız olarak söz hakkı almaya ve fikir beyan etmeye hakkı olduğunu hatırlatmakta fayda var:

Öğrencilere söz hakkı vermek ve fikirlerini ifade etmeleri için hak tanımak büyük önem taşır. Her öğrencinin, kişilik özellikleri ve kapasitesinden farklı olarak bir fikri vardır ve bu fikirler değerlidir.

Çocukların fikirlerini ifade etmelerini teşvik eden aktiviteler

Çocuklara söz hakkı vermek ve katılımlarını sağlamak onların okuldaki akademik başarısını arttırma konusunda olumlu bir etkiye sahiptir. Buna ek olarak, değişimi ve seferberliği teşvik eden bir ortam oluşturduğundan okullarda verilen eğitimin niteliğinin daha demokratik ve kapsamlı olmasına katkıda bulunur.

Öğretmenlerin öğrencilere söz hakkı vermelerini teşvik eden aktivitelerden bazıları şunlardır:

  • İstişari etkinlikler: Öneri kutuları, oylamalar, dilekçe panoları vb.
  • Rol yapma: Grup dinamiklerini rol yapma aktiviteleri ile desteklemek.
  • Lego Serious Play: Lego tarafından geliştirilen  bu metodoloji, çocukların lego taşlarını kullanarak belirli bir probleme karşı bir çözüm geliştirmelerine olanak sağlar.
  • Sosyal veya katılımcı haritacılık: Bu aktivitede çocuklar farklı grafik elemanlarını kullanarak sorunları ve bu sorunlara karşı geliştirdikleri çözümleri ifade ederler.

Yeni bir öğretmenlik anlayışı

Eski eğitim öğretim biçimi ile karşılaştırıldığında, çocuklara söz hakkı vermek yeni bir öğretmenlik anlayışı olarak tanımlanabilir. Bu sebeple, öğretmenlerin eski eğitim öğretim biçimlerini terci etmemeleri gerekir.

Geleneksel eğitim biçiminde öğretmenlerin rolü sınıfın ilgi odağı olmakken öğrencilerse bilgi alıcı bir rol üstlenmektelerdi. Öğrencilere söz hakkı vermekse bu durumun tamamen değişmesi anlamına gelmektedir.

Buna ek olarak, öğretmenlerin sınıftaki otoriter duruşlarını bir kenara bırakarak sınıfta bir tartışma ortamı yaratmaları ve öğrencilerin bu tartışma ortamına katılmalarını sağlamaları gerekmektedir. Öğretmenlerin bu yeni eğitim ve öğretim yöntemi sayesinde öğrencilerin kişisel bağımsızlıkları gelişir, sorumluluk bilinci artar ve özgüveni yüksek bireyler olarak yetişirler.

“Eğitimin amacı başkaları tarafından yönetilebilen değil kendi kararlarını kendileri verebilen bireyler yetiştirmektir.” 

-Herbert Spencer-

okuma saati

Öğrencilere söz hakkı vermek üzerine son sözler

Okullarda öğrencilere söz hakkı tanınmasını teşvik eden kapsamlı eğitsel uygulamalara başvurulmalıdır. Aynı zamanda bu uygulamalar eğitimde değişimi ve gelişimi sağlayabilmek amacıyla farklı görüşlerin saygı çerçevesinde ifade edilip yorumlanmasını teşvik eder ve yeterli eğitim desteğini sağlar nitelikte olmalılar. 

Bu yüzden, çocukların eğitim öğretim hayatındaki tartışma ortamlarına katılımlarını teşvik etmek gerekir. Bu bağlamda, aşağıdaki sözü sizlerle paylaşmak isteriz:

“Katılım sağlamak başkalarından öğrenmek ve onlarla bir takım deneyimleri paylaşarak işbirliği yapmak anlamına gelir. Bu bakış açısından yola çıkarak, katılım sağlamak öğrenmekle iç içe olmayı ve eğitim biçimiyle alakalı fikir beyan etmeyi gerektirir diyebiliriz. Daha derin bir biçimde, katılım sağlamak kişinin kendini ve başkalarını tanıması, kabul etmesi ve değer vermesi anlamına gelir.”

-Booth & Ainscow-

Öğrencilerin katılımını arttırmak yalnızca okul ortamıyla sınırlı kalmamalıdır. Onlara fikirlerini ifade etmeleri için söz hakkı tanımak ve onların fikirlerine saygı duymak ev ortamı ve dahil oldukları diğer topluluklarda da uygulanmalıdır.

Sonuç olarak, öğrencilere söz hakkı vererek katılımlarını teşvik etmek kalıcı sonuçlar doğurur. Yalnızca öğrencilerin eğitim öğretim hayatlarına pozitif katkı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda gelecekte topluma yararlı bireyler yetişmesine büyük ölçüde katkıda bulunur.

“Okul öğrencilerin özgürce öğrenip kendilerini ifade edebildikleri bir yer olmalıdır.”

  • Booth, T. y Ainscow, M. (2015). Guía para la educación inclusiva: desarrollando el aprendizaje y la participación en los centros escolares. Madrid: OEI.
  • Fielding, M. (2011). La voz del alumnado y la inclusión educativa: una aproximación democrática radical para el aprendizaje intergeneracional. Revista Interuniversitaria de Formación de Profesorado, 25(1), 31–61.
  • Susinos, T. (2012). Las posibilidades de la voz del alumnado para el cambio y la mejora educativa. Revista de Educación, (359), 16-23.
  • Susinos, T. y Ceballos, N. (2012). Voz del alumnado y presencia participativa en la vida escolar. Apuntes para una cartografía de la voz del alumnado en la mejora educativa. Revista de Educación, (359), 24-44.