Okulda Duygusal Eğitimin Önemi

30 Eylül 2019
Okullarda verilen eğitime, duygusal eğitimi de dahil etmek oldukça önemlidir. Bugünkü yazımızda, duygusal eğitimin neden okul müfredatının bir parçası olması gerektiğini tartışacağız.

Sosyal ve duygusal becerilerin, bireylerin çevrelerine ve değişime ayak uydurmaları için olmazsa olmaz özelliklerden oldukları söylenir. Duygusal beceriler aynı zamanda, başarılı bir geleceğin anahtarlarından sayılır. Bundan dolayı bugünkü yazımızda, okullarda duygusal eğitimin önemi üzerine tartışacağız.

Sosyalleşme, duygusal istikrar, sempati ve farkındalık gibi gelişimin temel yapı taşlarını oluşturan özellikler, en az bilişsel gelişim kadar önemlidir. Hatta, bireylerin gelecekte hayatlarını ne üzerine kuracakları göz önünde bulundurulduğunda, bu özellikler bilişsel gelişimden çok daha önemli de olabilir.

Eğitimcilerin duygusal ve sosyal becerilerin gelişimini önceliklendirmeleri için yeni yollar bulmaları pek de kolay olmayabilir. Bu becerilerin nasıl öğretileceği ya da nasıl değerlendirileceğini anlamak özel bir çaba gerektirir. Fakat unutmamalıyız ki duygusal becerileri çocuklara öğretmek gelip geçici bir heves olmamalıdır. Sınıfta duygulara daha fazla değer vermeyi ve bunları bir şekilde önceliklendirmeyi öğrenmeliyiz.

Genel eğitimde çocuklara kesinlikle sosyal beceriler öğretilmeli ve bununla birlikte duygusal eğitim verilmesi için stratejiler geliştirilmelidir. 7 gün 24 saat duyguların da hayatın bir parçası olduğunu hatırlatma ihtiyacı duymamalıyız. Öyle ki, çocuklar hayatları boyunca duygularıyla başa çıkmak zorunda kalacaklar. Bundan dolayı, bu duygularını nasıl yöneteceklerini öğrenmeliler.

Duygusal eğitim, çocuğun büyüyüp yetişkin yaşamına atıldığında mutlu ve başarılı olabilmesi için büyük bir katkı sağlar. Bununla birlikte, çoğu çocuk için okul, bu konudaki eksikliklerini açıkça belirtebilecekleri yegane alandır. Çocuklar aile hayatında sorun yaşıyor ya da evde yeterli ilgiyi göremiyor olabilirler.

Sınıfta duygusal eğitimin önemi

Duygusal Eğitim ve Akademik Gelişimi Bir Araya Getirmek

Öğrenme sürecinde duygusal beceriler ve akademik gelişim bir araya gelebilir. Bu sayede, yaratılan öğretici ortamın kalitesi artar.

Öğrenciler sınıfta daha fazla verim almaya başlarlar ve bu gelişmişlik gelecekteki iş hayatlarına da yansır. Duyguları daha iyi kontrol edebilmek ve duyguların farkında olmak, geleceğin toplumunun şekillenmesine de katkı sağlar.

Sınıfta Duygusal Eğitimin Önemi Üzerine Çalışmalar

Amerika’da faaliyet gösteren Sosyal, Duygusal, Akademik Öğrenme İçin İşbirliği (CASEL) organizasyonunun hazırladığı “Ready To Lead” adlı raporda, araştırmacılar duygusal ve sosyal zeka ile ilgili araştırmalarının sonuçlarını sunuyorlar.

Bu çalışmalarda, duygusal zekanın çocukların gelişimlerine çok büyük katkısı olduğu ve bunun sınıf ortamını iyi anlamda dönüştürdüğü belirtiliyor. Bu çalışmalardaki verilere göre, okulda duygusal eğitimin önemi, özellikle akademik başarı ile ilişkilendirildiğinde daha da ön plana çıkıyor.

Raporda 2011’de yapılan bir meta-analize de yer veriliyor. Bu meta-analizde, okulda duygular eğitimi alan çocukların akademik anlamda %11 oranında daha başarılı oldukları belirtiliyor.

Raporda, çocuklukta duygusal zeka üzerine çalışmanın, hayat boyu duygusal sağlığa nasıl katkıları olduğu ve duygularla başa çıkma konusunda ne gibi kolaylıklar sağladığı ile ilgili sinir bilimi alanındaki gelişmelere dair bulgulara da yer veriliyor.

Kreşte oyun oynayan çocuklar

“Çocukken alınan eğitimde duygular üzerine çalışmak, uzun vadede akademik başarıya katkı sağlayabilir. Bu katkılara, okuma becerileri ve kelime dağarcığı alanındaki gelişimleri sayabiliriz.”

Öğretmenler Sınıfta Duygusal Eğitimin Önemi Üzerine Ne Düşünüyorlar?

CASEL‘in raporuna göre, öğretmenler ve okul yöneticileri çocukların duygusal zeka gelişimi ile yakından ilgileniyor. Özellikle yöneticiler, çocuklara duygular eğitimi vermek adına metotlar geliştirmek için özel bir çaba sarf ediyorlar.

Duygusal Eğitim Ne Zaman Bir Öncelik Haline Gelecek?

Eğitimcilerin büyük bir kısmı duygusal eğitimin önemi konusunda hemfikir olsalar da, işin henüz kıyısında köşesinde kalıyorlar. Eğitimciler doğal olarak akademik başarıyı bütünsel gelişimden daha fazla önemsiyorlar.

Yine de duygusal eğitimin büyük kitlelerce benimsenmeye başlamasının an meselesi olduğunu söyleyebiliriz. Umuyoruz ki yakın gelecekte, bu yaklaşım okullarda daha çok kabul görecek ve daha entegre bir sisteme geçilecek.

Duygusal eğitim alanındaki gelişmelerin pedagojik yaklaşımları daha da derinden etkileyeceğini düşünüyoruz. Bu uzun ve yavaş bir süreç olmakla birlikte, eğitim alanında kesinlikle atılması gereken adımları içinde barındırıyor.

  • Jennifer L. DePaoli, Matthew N. Atwell, John Bridgeland. (2017).Ready to Lead. CASEL.
  • Belfield, C., Bowden, B., Klapp, A., Levin, H., Shand, R., & Zander, S. (2015). The Economic Value of Social and Emotional Learning. New York: Columbia University.
  • Oleksandr S. Chernyshenko, Miloš Kankaraš, Fritz Drasgow. (2018).  Social and Emotional SkillsWell-being, connectedness and success. OECD.