Hayatımın aşkı bana anne diyor

· 19 Kasım 2018

Şüphesiz ki, hayatlarımızın aşkı bize anne diye seslenecek.  Ve adım attığı her yeri dağıtıp kontrolden çıkacak.

Bazen bütün bunları yapıyor olsa da, kalbimizi öyle bir hisle dolduracak ki sevginin ve şefkatin patladığını hissedeceksiniz. Sarılmaları, dokunması ve sevgi göstermesinden daha özel bir şey olmayacak.

Anne olmanın anlamı, bütün hayatınız boyunca kalbinizin küt küt atması ve sonsuza kadar sürecek bir gülümsemenin altında yaşamayı öğrenmektir.

bebek ayakları

Annenin sevgisi en iyi hayatta kalma rehberidir

Annelerin sevgisi bize altıncı bir his ve her durumda sevgi gösterebilmek için özel bir içgüdü verir. Bu hem bizim hem de tereddüt etmeden bizim sevgimize, korumamıza sığınan çocuklar için en iyi hayatta kalma rehberidir.

Bu, her gün git gide artan türden, sınırları ve koşulları olmadan verilen bir sevgidir. Ve başka hiçbir şeyle kıyaslanamayacak şekilde, hamileliğin 9.ayından itibaren özel olarak hissettiğimiz bir sevgidir.

Anne ve çocuk arasında özel ve sağlıklı bir bağ

Çocuğunuzla konuşurken, anneliği hissettiğiniz ilk günden itibaren çocuk ve anne arasında kurulan özel bir bağ oluşur. Annenin sevgisine dayanan bu bağ çocuğa ihtiyacı olduğu ilgiyi sağlamanın yanı sıra koşulsuz bir şefkat bağı da yaratır.

anne ve çocuğu

Böylece, ilk andan itibaren bebeğin yuvarlak yüzü, geniş alnı, koca gözleri, tatlı yanakları, düz burnu ve küçük çenesi bu sevginin temelini oluşturur.

Daha sonra gerçek sevginin etten ve kemikten olduğunun farkına varır ve günün her saniyesinde onları daha fazla sever ve koruruz. Öte yandan, bebekler de çığlıkları, gülümsemesi ve duygusal ifadeleriyle bize karşılık verirler.

Hayatının ilk aylarında ağlamaları, bize yaptığımız şeyi durdurma konusunda bir sinyal vererek çocuğumuzun iyiliğini gözetir. Her çocuk farklı şekilde ağlasa da (anneler çocuklarının gözyaşlarını ayırt edebilir) farklı ağlama türleri de vardır.

  • Acıdan ağlama bir anda başlar ve ritmi olmamasıyla ayırt edilir.
  • Açlıktan, soğuktan veya rahatsızlıktan ağlamak, git gide yoğunluğu artan yumuşak bir ağlamadır.
  • Bir de yalnız olduğu için, annesinin varlığını hissedemediği için ağlayan çocuklar vardır. Bu durum duygusal dikkatin ve birlikte olmanın yemek yemek ya da soğuktan korunmak kadar gerekli olduğunun bir göstergesidir.
annesinin parmağını tutan bebek eli

Bu son ses sinyalleri, çocuğumuzla kurduğumuz duygusal iletişimin dilini oluşturur. Şunun gibi bir şeydir:

–Anne, orada mısın?

–Evet, tatlım. Buradayım. Sakin olabilirsin.

Çocukların verdiği bir diğer güçlü sinyal ise gülümsemektir. İlk haftalardan itibaren görülmeye başlanıp, hayatının ikinci ve üçüncü aylarında sağlamlaşır. Gülümsemeleri bizi o kadar iyi hissettirir ki, karşı konulamaz bir annelik sevgisi duyarız.

Duygusal ifadeler duygusal olarak gelişmemizi ve etkileşim kurmamıza ve dünya üzerindeki bir varlıkla özel bir bağ kurmanın verdiği hissi anlamamızı sağlar.

Annelerin sevgisi her zaman onun yanında olmayı istememizi, onlarla sevincimizi paylaşmamızı, tatlı dille konuşmamızı ve çocuğumuzun yanında olup bizi hayatın tahtına oturtan ve bizi çevreleyen sinyallere karşı hassas olmamızı sağlar.

Bunlar da ilginizi çekebilir