Üvey anne ve üvey babaların aşmaması gereken sınırlar

14 Ağustos, 2018
Dağılan bir ailenin tekrar birleşmesi, bu kararı alan aile üyelerinin sevgiyi tekrardan paylaşmalarına ve zengin deneyimler yaşamalarına olanak tanır.

Ancak madalyonun diğer yüzü o kadar da parlak değildir. Çoğu durumda, üvey anne veya üvey baba tarafından aşılmaması gereken bazı sınırlar aşılır.

Üvey anne ve üvey babalar için 8 sınır: Sağlıklı bir otorite için sınırlar

Çocuğu olan bir bireyle bir ilişki kurmadan önce, her şeyin yolunda gitmesi için, ebeveyn ve çocuk arasında sağlıklı bir bağın olmasının önemi anlaşılmalıdır. Çocuk, aileye yeni birinin katılması da dahil olmak üzere hiçbir koşulda terk edilmiş gibi hissetmemelidir.

Aile içinde bir kaosa sebebiyet vermemek için, üvey anne veya babanın sınırları ihlal edici davranışlarda bulunmaması gerekir. Kendi isteklerinizi ve hayat görüşünüzü empoze etmektense, daha iyi sonuçlar almanız olasıdır. Bunun için aşağıda yer alan sınırları aşmaktan kaçınmalısınız:

  1. Annenin veya babanın yerini almaya çalışmak. Kurduğunuz yeni ailenin altında ister bir ölüm ister bir boşanma olsun, asla gerçek ebeveynlerin yerini doldurmaya çalışmayın. Eşinizin çocuğunu kendi çocuğunuz kadar sevseniz de, onlar sizin çocuğunuz değildir. Ebeveynlik yöntemlerine uyun ve size, artık ailede olmayan o kişiye yaklaştığı gibi yaklaşmasını beklemeyin.
  2. Çocukları fiziksel olarak cezalandırmak. Bu davranış kendi çocuğunuz için olduğu kadar, sizin olmayan bir çocuk için de o kadar yanlıştır. Aileye yeni katılan birinden fiziksel bir ceza deneyimlemek, ilişkinizi daha en başından kalıcı olarak bozacaktır. Bu gibi durumlardan kaçınmak için kendinizi sakinleştirmeniz gerekmektedir.
  3. üvey baba
    Kendini bir otorite unsuru olarak görmek. Özellikle 5 ila 6 yaşından küçük çocuklar aileye yeni katılan bir üvey anne veya babanın otoritesini daha kolay kabullenebilirler. Ancak, okul çağındaki çocuklar ve ergenler genelde bu tür durumları kabul etmezler.
  4. Eşinizle eski eşi hakkında konuşmak. Eşinizin eski eşi ile yaşadığı bir tartışmada, eşinizin tarafını çekmek oldukça cazip bir seçenek gibi gelse de, en iyisi kendinizi bu tür durumlara sokmaktan kaçınmaktır. Aralarında duygusal ve romantik bir bağ kalmamış olsa da, ortak bir çocuk sahibi olmanın getirdiği özel bir bağ her zaman mevcut olacaktır. Size düşmeyen konularda fikrinizi belirtmekten kaçının.
  5. Eşinizin çocuğu ile yaşadığı tartışmalara dahil olmak. Eğer çocuğunuzla olan ilişkinizin güçlenmesini istiyorsanız, yapacağınız en iyi şey onları kendi yöntemleriyle sorunlarını çözmeleri için yalnız bırakmaktır. Yanlış zamanda söylenen bir laf, evlilik hayatınızda iyileşmesi zor olan derin yaralara ve hislere sebep olabilir. Kimi ilgilendiriyorsa onların bu sorunları aşmasına izin vererek gergin durumlara sebep olmaktan kaçınabilirsiniz.
  6. Eski eşin otoritesine ters hareket etmek. Eğer çocuğun ebeveynleri izlenmesi gereken bazı kurallar belirlemişse, hangi sebeple olursa olsun bu kurallara aykırı davranmamalısınız. Bunu yapmak oldukça saygısızcadır, çünkü aralarında duygusal bir bağ kalmamış olsa da, o çocuğun ebeveynleri her zaman onlar olacaktır. Karar almak ve uygun davranışlar belirlemek, ebeveynlere bırakılması gereken bir karardır.
  7. Önceki çift hakkında kötü şeyler söylemek. İster hata yapmış ister kötü bir insan olsun, kötü bir imaj yaratmamak ve daha büyük tartışmalara yol açmamak için çocuğun ebeveynleri hakkında kötü yargılarda bulunmayın. Ebeveynleri hakkında hoş olmayan şeyler söylemek, çocuğun size ve eşinize gücenmesine ve kendini saldırı altında hissetmesine sebep olabilir.
  8. Çocuğuyla geçirdiği zaman üzerinden eşinize baskı yapmak veya sinirlenmek. Saygı duyulması gereken sınırlar ve paylaşılması gereken deneyimler konusunda bir denge yakalanması oldukça anlaşılır bir durumdur. Ancak, birçok durumda, çocuğun eşinize sizden daha fazla ihtiyaç duyacağını anlamanız gerekmektedir. Böylece, bir aile olarak herkes paylaşmayı ve birlikte vakit geçirmeyi öğrenebilir.
  • Ferrando, G. (2007). Familias recompuestas y padres nuevos. Derecho & Sociedad, (28), 311-319.
  • RIVAS, A. M. R. (2008). Las nuevas formas de vivir en familia: el caso de las familias reconstituidas. Cuadernos de Relaciones Laborales26(1), 179-202.