Hamilelikte Aşermek: Neden Aşeririz?

12 Aralık 2020
Gebelikte bedeninizde birtakım değişimler olur ve bunun sonucunda da olağanüstü bir yeme isteği duyabilirsiniz.

Hamilelikte aşermek anne adaylarında çok sık görülen bir durumdur. Aşerdiğinizde hiç akla gelmeyecek tuhaf yiyecekleri, hatta gebelikten önce katlanamadığınız şeyleri bile canınız çekebilir. Lezzetli ya da çekici olması gerekmez, canınız her şeyi isteyebilir ve bu hamilelikte çok doğal bir durumdur.

Hamileyken tat alma tomurcuklarınızı tatmin etmekte bir sakınca yoktur, bu yüzden kendinize izin verin. Ancak, kendinizi ödüllendirin derken normal beslenmenizi ihmal edin demek istemiyoruz. Bu çok büyük bir hata olur.

Hamileyken kaliteli beslenmek çok önemlidir. Sizin ve bebeğinizin sağlığı buna bağlıdır. Fazla kilo almak sağlıklı değildir. Bu yüzden, hamileyken aşermenizi kontrol altında tutun çünkü çoğu zaman gereğinden fazla kalori almanıza yol açar.

Eğer aşermenizi kontrol edemiyorsanız bu vücudunuzdaki bir eksikliğe işaret ediyor olabilir. Bu sebeple, yediklerinizi sağlıklı besinlerle dengeleyerek çok fazla yağlı ve şekerli besinlerden kaçınmalısınız.

Hamilelikte neden aşeririz?

Vücudunuz hamilelikte bazı değişimlerden geçer. Bunlar sadece fiziksel değil aynı zamanda hormonal ve duygusal değişimlerdir. Aşermek hormonal değişimlerle ilgili olduğu için yeme isteği tatmin edilene kadar rahat vermez. Tatmin edilmediği takdirde ruh halinde ani değişimler görülebilir.

Hamileyken bolca vitamin ve protein almanız gerekir çünkü bu besin değerlerinin büyük bir kısmı bebeğinize gider. Bunun doğal bir sonucu olarak da normalden çok daha fazla aç hissedersiniz.

Diğer yandan geçirdiğiniz değişimler sonucunda algılarınızda da farklı kapılar açılır, tatlar ve kokular size farklı gelir. Ağır kokan yiyecekler kusmayı tetikleyebileceği için fazlasıyla rahatsız eder.

Bu yüzden, bir çiçeğin aroması ya da nemli toprak gibi hafif kokular size daha çekici gelir.

Hamilelikte aşermek nasıl kontrol edilebilir?

Sağlıklı yiyecekler tüketerek, sizin ve bebeğinizin sağlığını tehlikeye atmadan aşermekle baş edebilirsiniz. Aşermeyi kontrol altına almanın bir yolu da her gün sağlıklı ve doyurucu bir kahvaltı etmektir.

Kahvaltının ne kadar önemli bir öğün olduğu herkes tarafından bilinen bir şey. Kahvaltıyı atlamak genelde açlık hissini artıran bir faktördür. Ayrıca kahvaltı etmek, egzersiz yapmak ya da fiziksel aktivitede bulunmak modu yükseltir ve anksiyeteyi azaltır.

Diğer yandan partneriniz, aileniz ya da arkadaşlarınızın desteğiyle bu artan yeme isteğinin yaratabileceği duygusal değişimleri önleyebilirsiniz. Sevildiğinizi ve rahat olduğunuzu hissetmek stres seviyenizin yükselmemesi için çok önemlidir. Bu şekilde anksiyeteden de kurtulabilirsiniz.

çikolata yiyen kadın

Tavsiyeler

Aşermenin tadını çıkarmalısınız. Bazen teslim olmak sizi mutlu edecek ve hamilelikte yaşadığınız değişimlere karşı olan tutumunuzu da olumlu yönde etkileyecektir. Aşermekten kaçınmak çoğu zaman mümkün değildir, bu yüzden vücudunuzun hangi yiyecekleri istediğini gözlemleyin.

Yüksek kalorili sağlıksız yiyeceklerin yerine sağlıklı alternatifler koymak ideal olandır; sadece dış görünümünüzü düşünerek değil aşırı kilo almanın sağlığınız açısından iyi olmayacağını bilerek yemelisiniz.

Ne olursa olsun hiçbir koşulda alkol, çiğ besinler ya da sağlığa zararlı ürünler tüketmemelisiniz. Ayrıca gün içinde yediklerinizi  azar azar porsiyonlara ayırmak, yeme isteğini bastırmanızı kolaylaştırır. Böylece tokluk hissiniz daha uzun sürecek ve daha mutlu hissedeceksiniz.

Gün boyunca meyve yiyin. Meyveler sadece sağlıklı oldukları için değil, gebeliğe bağlı şeker hastalığını önlediği için de tercih edilmelidir. En önemlisi aşerdiğiniz zaman aşırıya kaçmadan yemektir. Tüm seçeneklerinizi dengeli bir şekilde değerlendirmelisiniz.

  • Hook, Ernest. (1978). Dietary cravings and aversions during pregnancy. The American journal of clinical nutrition. 31. 1355-62. 10.1093/ajcn/31.8.1355.
  • Bayley, T; Dye, L; Jones, S; DeBono, M; Hill, A. Food cravings and aversions during pregnancy: relationships with nausea and vomiting. Appetite. Vol 38 (1). 2002. 45-51. https://doi.org/10.1006/appe.2002.0470