Sadece basit bir soru sorarak sinir krizi nasıl yatıştırılır?

· 21 Nisan 2018

Çocuğunuzun sinir krizini sadece bir soruyla yatıştırmanın mümkün olduğunu biliyor muydunuz? Hayır, sihirbaz olmanıza gerek yok. Küçüklerle biraz uygulamalı psikoloji kullanmanız yeterli.

Bu fikir, birçok insanın düşündüğü şeylere ve hatta evlerindeki uygulamalarıyla zıt düşüyor. Birçok kişi, bir sinir krizini ya da öfke nöbetini engellemenin imkansız olduğuna inanıyor.

Bazı uzmanlar, bir çocuğun patlama yaşadığı anlara saygı duymayı tavsiye eder, çünkü duyguları tarafından bunalmış hissederler. Ancak son zamanlarda, bazı uzmanlar öfkelerini sakinleştirmek için etkili bir yöntem olduğundan bahsediyorlar.

Bu strateji çocuğun bilişsel kapasitesi ile ilişkilidir. Ayrıca ebeveynlerin veya eğitimcilerin, çocukların duygularını etkili bir şekilde yönetebilmelerini öğretmeyi ne kadar istediği de bunu etkiler.

Çocuklarınızın sinir krizi geçirmesine sebep olabilecek faktörler sonsuzdur. Belki kızınız battaniyesini evde bırakmıştır. Ya da oğlunuz yatağa girmek istemiyordur. Belki de küvette oynamaya devam etmeyi ya da sizden bir şeker vermenizi istiyordur. Hatta kırık bir oyuncaktan dolayı bile sinirlenebilir.

Çoğu zaman, çocuklarımız sadece yorgundur. Her olasılığı listelemek sonsuza dek sürer ve zaten böyle bir listenin yapılmasının bir anlamı da yok. Çocuklarımızı son raddeye getiren şeyleri zaten biliyoruz.

Ama odaklanmamız gereken, çocuklarımızı nasıl sakinleştireceğimiz olmalı. Bunun özel bir terapi veya psikolog ziyareti gerektirmediğini bilmek önemlidir. Çocuklarımızın olumsuz tepkiler vermelerine sebep olan sorunlara bakarak yeni bir bakış açısı edinmelerine yardımcı olmamız gerekiyor.

Bir sinir krizi ile karşı karşıya olduğumuzda ne yapmalıyız?

ağlayan kız çocuk

Sadece sinir kelimesini düşünmek bile bizde olumsuz yankı uyandırır. Ne yazık ki, 5 yaşın altındaki çocukların ebeveynleri, sinir krizleriyle karşı karşıya kaldıklarında etkisiz davranışlarda bulunma eğilimindedir.

Kendimizi tekme ve çığlık atan bir çocukla karşı karşıya bulduğumuzda, sadece onu azarlamak, cezalandırmak ve yasaklar koymaya odaklarız.

Duygularını nasıl yöneteceğini bilmeyen minik insanlarla uğraştığımızı unutmayalım. Onların duygusal ve entelektüel olarak gelişmesine yardımcı olma konusunda sahip olduğumuz büyük sorumluluğu göz ardı edemeyiz.

Bu noktada, birçok insan bir çocuğun idrak kabiliyetinin gelişimi ile ilgili öfkenin ne işe yaradığını sorabilir. Ve bu soruyu cevaplamak için, İspanya Kraliyet Akademisi tarafından verilen tanımı aktaracağız. İdrak: “insan ruhunun bilişsel ve gerçekçi potansiyelini anlamak” demektir.

“İnsan ruhu” göz önünde bulundurulduğunda, bu tanım, yetişkinlere veya belirli bir yaşın üzerindeki insanlara özel değildir. Öyleyse, idrak kabiliyeti doğamızda olan bir şeyse, neden çocuklarımızın hayal kırıklıklarına neden olan durumları rasyonel olarak analiz etmelerine yardım etmeyelim?

Duygularını yönetmeyi öğrenmek çocuğun gelişiminin bir parçasıdır. Bu yüzden onların büyümelerine ve yaşlarına uygun bir şekilde olgunlaşmalarına izin verecek duygusal istikrarı elde etmelerine yardımcı olmak bizim elimizde.

Önemli soru

kulaklarını kapamış bağıran çocuk

Bu varsayımı temel alarak, sizi çocuğunuzun bir sonraki siniz krizine bir soruyla yaklaşmaya davet ediyoruz. Çocuğunuza “Bu küçük bir problem mi, orta mı yoksa büyük bir problem mi?” diye sorun.

Muhtemelen ufaklık, masumiyetinin gerektirdiği şekilde, bunun büyük bir sorun olduğunu söyleyecektir. Durum buysa, bunun gerçekten büyük bir sorun olmadığını söylemeyin. Eğer yaparsanız, çocuğunuzun hayal kırıklığını hafife alır ve duygularının önemsiz olduğunu hissetmesine yol açarsınız.

En iyi seçenek çocuğunuza problemi tanımlama sürecinde eşlik etmektir. Çocuğunuz bunun büyük bir sorun olduğunu söylüyorsa, o zaman öyle olmalıdır. En azından küçük dünyasının bakış açısıyla öyledir. Dolayısıyla bizim görevimiz, çocuklarımızın bu soruna bir çözüm bulmasına yardımcı olmaktır.

Sorunun boyutunu belirledikten sonra, çocuğunuzu durum için bir çözüm aramaya davet edin. Kendi örneğinizi vererek, bir çatışmanın üstesinden gelmenin en hızlı yolunun ona çözüm aramak olduğunu öğretebilirsiniz.

Sinir krizleri geçtikten ve çocuğunuz daha normal bir duygusal duruma geldikten sonra, o büyük problemi çözmekte zorlanıp zorlanmadığını sorun. Size kolay olduğunu söyleyince, çözümün kolay olduğunu ve sorunun her ikinizin de düşündüğü kadar kötü olmadığını vurgulayın.

Evet, ikinizin de düşündüğü gibi. Kendinizi de sürece dahil edin. Çocuğunuza hata yaptığında, ve çözüm arayışında ona eşlik edin. Sinir krizi nöbetlerini, sadece yargılayan ebeveynlerden biri olmayın. Çünkü bu hiç yardımcı olan bir şey değildir.

Çocukların yargılanmasına gerek yoktur. Onlar sadece mümkün olan en mutlu şekilde, yetişkinlerin yardımını ve güvenini beklerler. Bunu sağlamak bizim görevimizdir.

Bunlar da ilginizi çekebilir