Çocuklarda hastalık derecesinde keder ve tasa

6 Mart 2019
Hastalık derecesini bulmuş keder ve tasa çocukları psikolojik, duygusal, bilişsel ve sosyal anlamda kötü yönde etkilemektedir. Bu sebepten dolayı patolojik hal almış keder ve tasa durumunu bir an önce fark edip tedavisine başlamakta fayda var.

Çocuklar 5 yaşından itibaren ölüm fikrini anlamaya başlarlar. 5 yaşından itibaren çocuklar eğer bir sevdiklerini kaybederlerse derin bir üzüntü yaşayıp bunu bazen ifade etme şansı bulamayabilirler. Bu yüzden patolojik seviyedeki tasa halinin çocuklarda ne gibi belirtileri olduğunu bilmemizde fayda var. Bu sayede onların bu acıyı sağlıklı bir şekilde atlatmalarını sağlayabiliriz.

Çocuklarda hastalık derecesinde keder ve tasa nedir?

Çocuklarda patolojik bir hal almış keder ve tasa aslında onların sık sık hissedebildikleri üzüntülü duyguların normalden uzun sürmesiyle tanımlanabilir. Bu olumsuz his genelde çocuğun sevdiği birini kaybetmesinden kaynaklanır ve eğer bir uzman tarafından zamanında tedavi edilmezse, yıllar boyunca çocuğu etkileyip çocukta kalıcı yara bırakabilir.

Ölüm doğal bir süreç olmakla birlikte ölümün ardından üzülmek ve hatta yas tutmak da bunun bir parçasıdır. Eğer ki bu hastalığın belirtileri uzunca bir süreden beri gözlemleniyorsa bu sürecin çocuk için acılı olmasının yanında kafa karıştırıcı olmasını da göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Yas tutma ve matem halleri genelde çocuğun kendine yakın gördüğü bir insanın ölümüyle ilişkilendirilse de patolojik derecedeki keder ebeveynlerin boşanması gibi sebeplerden de meydana gelebilir.

annesinin kucağında ağlayan çocuk

Yas tutmanın belirtileri

Hastalık derecesindeki tasalanma ve dertlenme çocukların kendi arasında da değişiklik gösterir ve her zaman aynı şekilde veya koşulda meydana gelmeyebilir. Bu belirtilerden birini bile gözlemlemeniz gerekli tedbiri almanız için önemli bir işarettir ki böylece durumun iyice kontrolden çıkmasını engelleyebilirsiniz.

Depresyon

Patolojik seviyedeki üzüntü ve tasanın ilk belirtilerinden biri çocuğunuzun depresif bir ruh haline boğulduğunu görmek olur. Çocuğunuz duyarsız ve hissizleşir veya oyun oynamak ya da sosyalleşmek istemez. Çocuğunuz üzgündür ve sebepsiz yere bir anda ağlamaya başlar; hatta bazen saldırgan bir tavır takınabilir.

Uyku problemleri

Diğer sıklıkla karşılan bir belirti ise çocuğun tekrar ve tekrar ölen yakınını rüyalarında görmesi olur. Birçok durumda çocuk korku hisleri taşır ve gecenin ortasında aniden uyanabilir. Insomnia denen uyuyamama hastalığı da bir diğer problemdir.

Üzüntü

Pratikte baktığımızda üzüntü; patolojik derecede yas ve keder geçiren çocukların hemen hepsinde gözlemlediğimiz bir duygudur. Birçok durumda yas tutan çocuk kaybettiği sevdiği hakkında konuşur ve hatta kaybettikleri yakınlarının varlığını belli mekânlarda gördüğünü ya da hissettiğini dile getirir. Endişe, kaygı ve depresyon bu sürecin başını çeker.

gözlerini yuman kederli çocuk

Çocuklarda hastalık derecesinde keder ve tasa: bu durumda ne yapabiliriz?

Çocuğun yas ve keder sürecinde ortaya çıkan hisler ve davranışları ebeveynlerin nasıl yönlendirmeleri gerektiği büyük önem taşıyor. Çocuğa duygusal durumunun yıkıcı yönleri hakkında ne zaman ve nasıl bilgi vereceğinizi belirlemeniz de önemli. Çocuklarımıza bu süreçte yaşadıkları kayıpla nasıl başa çıkmaları gerektiğini öğretmeliyiz.

Bunun dışında yaşanan kaybı kabul etmeleri, hislerini ifade etmeleri ve sevdiklerinin çevrelerinden eksilmesinden kaynaklanan boşluğu nasıl doldurabileceklerini iyi öğretmeniz gerekir ki çocuk daha sonra bu travmayı yetişkinliğine taşımasın.

Son olarak da çocuğun yaşanan kayıp öncesinde sevdiği insanla yaşadığı iyi ve güzel hatıraların çocuğun aklında kalmasında büyük önem var. Çünkü eğer travmatik kayıp anı iyi ve güzel anıların önüne geçerse çocuğun kederi de giderek büyüyebilir.

Terapi yardımı almak

Bu tip bir durumda hem çocuğun hem de ailenin kalan fertlerinin gerektiğinde farklı çeşitlerde terapi yardımı almalarında fayda var. Terapi aracılığıyla çocuk kayıp sonrası yaşanan tüm bu olumsuz hisleri ifade edip başka bir yere aktarma fırsatı bulur. Üç çeşit terapiden söz edebiliriz: duygusal, davranışsal ve bilişsel.

Sabır, anlayış ve sevgi

Bu noktada ailenin çekirdek üyelerinin diğer aile fertlerine ve özellikle çocuğa karşı anlayış ve sevgi göstermesi oldukça büyük bir önem taşıyor. Sabırlı olmak da diğer anahtar noktalardan biri. Bu tip durumlarda terapistin önerilerini takip etmenizde fayda var.

Böylelikle durumun daha da kötü bir hal almasını engelleyebilir veya durumun toptan gerçekleşmesinin önüne geçebilirsiniz. Durumu kontrol altına almak belki de ebeveynlerin en çok ihtiyaç duyacakları şey olabilir.

Çocuklarda hastalık derecesine varmış keder ve tasa oldukça acı dolu bir süreç içerir ve bu sürecin hızla tedavi edilmesinde fayda görürüz. Sevgi ve anlayış bu yasla çocukların başa çıkabilmelerinde en büyük araçlardır.