Doğum Sonrası Depresyonu ile Nasıl Başa Çıkılır

30 Aralık, 2018
 

Büyük çoğunluğumuz, hamileliğin o “mükemmel bekleme” döneminde kendini heyecanlı ve harika hisseder ama devamında bir sürpriz ile karşılaşırız. Ufaklıklarımızı kucağımıza aldığımız o gün nihayet geldiğinde hormonlar düzensizleşmeye başlar ve bir üzüntü duygusu gelip içimize çöreklenir.

Bu üzüntü hissinin oluşması doğum sonrası depresyonunun habercisi olabilir. Bu makalede, doğum sonrası depresyonunu teşhis edip onunla başa çıkabilmeniz adına sizlere yardımcı olmaya çalışacağız.

Mutsuzluk, yorgunluk, suçluluk duyma ve diğer birçok olumsuz hissin bileşimi depresyon olarak bildiğimiz rahatsızlığı oluştururlar. Depresyonun farklı tipleri ve seviyeleri olur.

American Journal of Geriatric Psychiatry yayımındaki bir makaleye göre: “Depresyon, kadınlarda erkeklere nazaran iki kat fazla görülür. Kadınlardaki hormonlar ile ilgili nedenler depresyonu tetikliyor olabilir. Dişi cinsiyet hormonları östrojen ve projesteronlardır. Östrojen seviyesindeki bir azalma depresyonun etyopatogenezinde rol oynuyor olabilir.”

Doğum sonrası depresyonunu nasıl tespit ederiz?

doğum sonrası depresyonda kadın

Doğum sonrası depresyonunun zamanlaması, belirtileri ve şiddeti genellikle kadından kadına farklılık gösterir. Örnek olarak, bazı kadınlar bebekleri doğduğu anda doğum sonrası depresyona girebilirlerken, diğer bazıları ise çocukları bir yaşına geldiğinde bu rahatsızlığa yakalanabilirler.

 

Aşağıda yazdığımız belirtilerin gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol ederek doğum sonrası depresyonunu tespit edebiliriz:

  • Kendimiz için bir şey yapma isteğini az hissetmemiz ya da daha da kötü ihtimal, bebeğimiz için bir şey yapma isteğini az hissetmemiz.
  • Asabiyet ve alınganlık. Günlük, normal olayların bizi üzmek için yeterli olması.
  • Gözyaşlarına boğulduğumuz çeşitli üzüntü seviyeleri yaşamak.
  • Uykuya dalmakta güçlük çekmek
  • Yaşanan birçok vakada annelerin kendileri ve hatta bebekleri adına olumsuz düşünceleri saptanmıştır.

Doğum sonrası depresyonu ile nasıl başa çıkılır?

oğlunu öpen anne

Doğum sonrası depresyonu ile ilgili pek çok şey söylenmiştir. Buna rağmen günümüzde bile doğum sonrası depresyonuna sebep olan nedenleri tam olarak bilmiyoruz. Bazı annelerin bu rahatsızlığı çok hafif bir şekilde yaşarken diğerlerinin şiddetli bir şekilde geçirmesinin nedenlerini bilmiyoruz.

Bildiğimiz, hamilelik boyunca yaşanılan hormonlar ile ilgili değişikliklerinin kadınların doğum sonrasındaki ruh hallerinde etkili olduğu.

Yeni doğmuş bebeğimiz ile hastaneden eve geldiğimizde, kendimizi biraz gergin ve endişeli hissetmemiz normaldir. Hatta kendimizi biraz sinirli, rahatsız ve duygusal hissedebiliriz.

 

O gün hissedilen “puerperal depresyon” (loğusa depresyonu) son derece normaldir. Bu depresyonun süresi ortalama iki haftadır ve genellikle herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmadan kendiliğinden sona erer.

Eğer iki haftalık sürenin sonunda loğusa depresyonu kaybolmadı ise doğum sonrası depresyonuna evrilmiş olabilir. Eğer yaşadığımız durumun farkında olabilirsek, bu durumu kontrol altına almayı da kolaylaştırmış oluruz.

Bu farkındalık aynı zamanda yaşadığımız belirtileri kısmen azaltacak uygulamaları gerçekleştirmemize de yardımcı olur:

  • Bebeğinizin ihtiyaç duyduğu bazı iş ve görevler için yardım isteyin. Siz bu hassas ruh halinizin üstesinden gelmeye çalışırken aile üyelerinizden, yakın arkadaşlarınızdan ve hatta kısa süre için tutabileceğiniz bir hemşire ya da dadıdan yardım isteyebilirsiniz.
  • Aile bireyleriniz ile iletişim halinde olun. Özellikle eşinizin ya da partnerinizin görüşlerini almak ve sizin nasıl hissettiğinizi anlamalarını sağlamak çok önemlidir. Bir depresyon sürecinden geçtiğiniz bilgisini yakınlarınızdan asla saklamamalısınız. Kişiler arasındaki sağlıklı bir iletişim her zaman herkesin faydasınadır.
  • Bir depresyon süreci içerisindeyken hayatınızda büyük değişiklikler yapmaktan kaçının. Taşınma, seyahate çıkma ya da kendinizi yeni iş ve araştırmalara yöneltme gibi büyük eylemlerden kaçının. Bu tarzda değişiklik ve eylemlerimiz içinde bulunduğumuz duruma stres ekleyip kendimizi daha da kötü hissetmemize sebep olurlar.
 
  • Bu süreç içerisindeyken dinlenmek esastır. Bebeğiniz uyuduğunda siz de uyumayı  deneyin. Bu uygulama ile harcadığınız enerjiyi yerine koyabilecek ve olaylar karşısında daha hoşgörülü olabileceksiniz.

Doğum sonrası depresyonu geriye dönüşü olan bir süreçtir. Bu dönemdeyken konu ile ilgili araştırmalar yapmak olumsuz etkilerini gidermenizde yardımcı olabilir. Belirtileri engellemenize yardımcı olabilecek doğal tedaviler ve fiziksel egzersizler ile ilgili sayısız bilgi bulabilirsiniz.

Yaşadığımız bu depresyon sürecinin bizim hatamız olmadığını anlamamız ve bunu anladığımızı gösterebilmemiz çok önemlidir. Konu ile ilgili verilebilecek en iyi tavsiye bir saniyeliğine de olsa durup düşünmek ve “anne olmak” sürecine başladığımızı fark etmektir.

Yeni doğmuş bebeklerimize sık sık sarılıp onları öpmek de bu süreci atlatmamız adına iyi bir yol olabilir.

  • Evans, M., Vicuña, M., & Marín, R. (2003). Depresión postparto realidad en el sistema público de atención de salud. Revista chilena de obstetricia y ginecología, 68(6), 491-494.
  • Hasbún Hernández, J., Risco Neira, L., Jadresic Marinovic, E., Galleguillo U, T., González A, M., & Garay S, J. (1999). Depresión postparto: prevalencia y factores de riesgo. In Rev. chil. obstet. ginecol.
  • Medina, E. (2013). Diferencias entre la depresión postparto, la psicosis postparto y la tristeza postparto. Perinatología y Reproductiva Humana.
  • Mendoza, C., & Saldivia, S. (2015). Actualización en depresión postparto: el desafío permanente de optimizar su detección y abordaje. Revista médica de Chile, 143(7), 887-894. https://scielo.conicyt.cl/scielo.php?pid=S0034-98872015000700010&script=sci_arttext
  • Miranda Moreno, M. D., Bonilla García, A. M., & Rodríguez Villar, V. (2015). Depresión Postparto. Trances.