Çocuklarda İfade Edici Dil Bozukluğu

26 Eylül, 2020
Bir çocuğun sözel ifadesi zihinsel kapasitesi için yeterli değilse, bu çocuklarda dil ve konuşma bozuklukları görülebilir. Bu dil ve konuşma bozukluklarından biri de ifade edici dil bozukluğudur.

İfade edici dil bozukluğu çocuğun konuşmayı anlamasına hiçbir etkisi olmayan bir konuşma ve dil bozukluğudur. Başka bir deyişle, bu rahatsızlığa sahip çocuklar konuşma ve yazma konusunda zorluk çekebilirler. Ancak, bu rahatsızlık konuşulan dili anlamaları konusunda herhangi bir engel teşkil etmez.

Bu rahatsızlık, çoğunlukla 2 yaş olmak üzere genellikle 2-4 yaş arası çocuklarda görülür. Aynı yaş grubunun %3’ü ile %5’i arasına tekabül eden bir görülme sıklığı vardır.

İfade edici dil bozukluğunun en belirgin özelliği, bu rahatsızlığa sahip çocukların kendilerini ifade ederken kullandıkları aşırı basit dildir. Kelime dağarcıkları çok geniş olmamakla birlikte, bu rahatsızlığa sahip çocuklar konuşurken birtakım kelimeleri kullanmayı unutabilir veya cümle kalıplarına uymayabilirler. 

İfade edici dil bozukluğuna sahip çocuklar konuşmaları takip etmekte zorlanabilirler. Birtakım kelimeleri akılda tutmakta zorlandıklarından bu durum onlar için çok normaldir. Duyduklarını anlasalar dahi, ifade etmede ve cümle kurmada zorluk yaşayabilirler.

Günümüzde uzmanlar hala ifade edici dil bozukluğuna neyin yol açtığı konusunda kesin bir sonuca varabilmiş değiller. Fakat, bu hastalığın genetik veya fiziksel veya her ikisine de dayalı bir kökeni olduğu düşünülmektedir. Beyin hasarı veya kötü beslenmenin de bu rahatsızlığa yol açabileceği diğer fikirler arasındadır. 

ağlayan çocuk

İfade edici dil bozukluğunun belirtileri

  1. Cümle kurarken veya kendini ifade ederken aşırı derecede basit bir konuşma dili kullanımı.
  2. Zor ve yorucu bir eylem olduğu için konuşmaktan çekinmek.
  3. Zaman eklerinin yanlış kullanımı.
  4. Kullanılan kelime çeşidi ve sayısında azlık.
  5. Kelimelerin doğru bir şekilde sıralanmaması.
  6. Kelimeleri hatırlamada güçlük.
  7. Gramer hataları.
  8. Kısaltılmış cümle kalıpları.
  9. Kelime dağarcığının darlığı.

İfade edici dil bozukluğuna sahip çocuklar genellikle çok sessiz oldukları için utangaç veya içe kapanık olarak nitelendirilirler. Fakat, utangaç olmaktan ziyade kendilerini sesli bir şekilde ifade etmekten kaçınıyor olabilirler. Onların sessizliği karmaşık cümleler kurmaktan, telaffuzu zor kelimeleri sesli bir şekilde dile getirmekten kaçmanın bir yoludur.

Eğitim öğretim hayatında bu çocuklar genellikle konuşmaktan kaçınırlar. Örneğin, öğretmenlerinden biri sınıfta bir soru sorduğunda veya söz hakkı verdiğinde bu rahatsızlığa sahip çocuklar cevap vermekten çekinirler.

“Bu rahatsızlığa sahip çocukların iletişim kabiliyetleri çok kısıtlı olduğundan ötürü onları açık ve net bir şekilde anlamak da zordur.”

İfade edici dil bozukluğuna sahip çocuklar okuma esnasında çok dikkatli olurlar. Fakat, akıcı bir şekilde yüksek sesle okumakta büyük ölçüde zorlanırlar. Okurken pek çok yanlış yapıp cümlenin tamamını düzgün bir şekilde ifade etmekte güçlük çekerler. Bu durumda dinleyicilerin metni net bir şekilde anlamaları da pek mümkün olmaz.

Tedavi ve tavsiyeler

Ne yazık ki, yaşıtları ifade edici dil bozukluğuna sahip çocuklarla dalga geçebilirler. Bu rahatsızlığa sahip çocukların özgüvenleri açısından ebeveynlerinin bu duruma karşı önlem almaları çok önemlidir.

Ebeveynlerin ilk olarak yapması gereken, bu rahatsızlığa sahip çocuklarının durumu ve bunun neleri etkilediği hakkında öğretmenlerini bilgilendirmektir. Böylelikle, öğretmenler sınıfta çocukları zorlayacak durumlarda bırakmayacaklardır. Aynı zamanda, diğer çocukların da onlarla dalga geçmelerinin önüne geçebilirler.

Örneğin, ifade edici dil bozukluğuna sahip bir öğrenci sınıfta söz hakkı aldıysa, öğretmenler diğer öğrencileri bu durum karşısında sabırlı olmaları için eğiteceklerdir. Diğer öğrencilerin sabrını, rahatsızlığa sahip öğrencilerinse cesaret ve gelişimini desteklemek öğretmenlerin sorumluluğundadır.

Ebeveynler, bu rahatsızlığa sahip çocuklarını evde yüksek sesle kısa metinler okuma konusunda cesaretlendirmeliler. Fakat, bu eylem her zaman eğlenceli ve mutlu bir ortamda yapılmalıdır ki çocuklar bunu bir ceza olarak algılamasınlar.

Bu aktivitenin ana fikri, çocukların becerilerini iyileştirmeye destek olmaktır. Göreceksiniz ki, çocuğunuzun dili düzgün kullanma becerileri zamanla iyileşecektir.

Öğretmenler ve ebeveynler bu hastalığa sahip çocukları hiçbir zaman hataları için cezalandırmamalılar. Aksine, yaratıcılıklarından faydalanarak ve azmederek bu durumu düzeltmek için çaba harcamalılar. Bazı ebeveynler, çocuklarının hatalarını daha eğlenceli bir ortamda düzeltebilmek için birlikte karaoke seanslarına katılmaktadırlar.

konuşmayı anlatan grafik

Eğer bir çocuk konuşma ve ifade etmede güçlük çekiyorsa, ebeveynler bu konu ile alakalı profesyonel bir yardım almalılar. Hem öğretmenlerin hem de ebeveynlerin profesyonel yönergelere uymaları çocukların gelişimi için çok önemlidir.

Aynı zamanda, ebeveynlerin bu rahatsızlığa sahip çocuklarına destek olmaları ve kendilerini kabul etmeyi öğretmeleri de tedavinin önemli bir parçasıdır. Tedavi süreci problem tamamen ortadan kalkana dek devam etmelidir. 

Bu süreçte ebeveynlerin çocuklarının dengeli ve yeterli bir şekilde beslendiklerinden emin olmaları gerekir. Bunun için bir çocuk doktoruna veya pediyatrik beslenme uzmanına başvurmak uygun olacaktır.

Hastalığın seyri

Yukarıda bahsettiğimiz tüm tavsiyeleri uygulayarak ve tedavi sürecini sonuna kadar başarıyla tamamlayarak çocuklar bu rahatsızlığın zamanla önüne geçebilirler. Fakat her vaka kendine hastır ve ebeveynlerin çocuklarının bu durumunu kabullenip saygı göstermeleri gerekir.

Unutmayın ki bu bir yarış değil. gelişimi yalnızca tedavi tekniklerinin uygulanmasına ve ebeveynleri olarak sizlerin sabır ve desteğinize bağlıdır.