Çocuklar Neden Gördüklerini Taklit Eder?

27 Haziran, 2020
Bebekler, doğumdan sonraki birkaç dakika içerisine gördükleri her şeyi taklit etmeye başlar. Peki, bebekler neden gördüklerini taklit eder? Bu yazımızda, temel sebepleri açıklayacağız.
 

Çocukların gördüklerini taklit etme konusunda muhteşem bir yeteneği vardır. Doğumdan sonra saatler içerisinde, bebekler etraflarındaki yetişkinleri taklit etmeye başlar.

Örneğin, eğer annesi dilini dışarı çıkarırsa, yenidoğan da aynı davranışı kopyalayarak başarıyla onu taklit eder. Peki, çocuklar neden gördüklerini taklit eder? Bu davranışın sebebi nedir?

Taklit sayesinde, çocuklar kendi yüz ifadelerini oluşturma imkanlarını geliştirir. Modellenmiş davranış teorisine (Meltzoff, 2007; Meltzoff & Moore, 1977) göre, bebeklerin davranışlarıyla algıladıklarının çakışımını deneyimlemeye başladıklarını söyleyebiliriz.

Bebekler 12-21 günlük olduklarında,  jestler, mimikler ve el hareketleri yapabilirler. Taklitler, yenidoğanın başkalarında gördüğü hareketlerle kendi gizli davranışlarını eşitleyebileceğini gösterir. Aşağıda, çocukların gördüklerini ne zaman taklit etmeye başladıklarına dair yapılan bir araştırmadan bahsedeceğiz.

“Çocuklarınız sizi dinlemediği için değil, sizi sürekli izledikleri için endişelenin.”

– Robert Fulghum –

topuklu ayakkabı giyen anne kız

Yenidoğanlar yetişkinlerin jest ve mimiklerini taklit eder

 

Meltzoff AN. ve Moore MK. tarafından yürütülen bir çalışma, yeni doğan bebeklerin doğumdan sonraki ilk 7-71 saat arasında ağız açma ve dil çıkarma gibi iki yetişkin jest ve mimiğini taklit etme becerisini değerlendirmiştir.

Bu araştırmada yeni doğan bebekler yarı aydınlık bir odaya koyulur ve uzmanlar bebekleri gözlemlemek için kızılötesi-duyarlı video ekipmanı kullanmıştır. Ardından, video kayıtları bebeklere gösterilen jest ve mimikler hakkında bilgilendirilmemiş bir gözlemci tarafından değerlendirilmiştir.

Uzmanlar, neonatal ağız açmaların ve dil çıkarmaların hem sıklığını hem de süresini saymıştır ve sonuçlar yenidoğanların bu iki yetişkin jest ve mimiğini taklit edebildiğini göstermiştir.

Bu araştırma, bu taklitçi davranışın işlemsel veya bağlantılı öğrenme, doğuştan serbest bırakma mekanizmaları ve aktif karma eşleştirme gibi üç alt mekanizmadan kaynaklandığını öne sürmektedir.

Başka bir deyişle, bu davranış farklı bir modalite aracılığıyla duyusal modalitede en başta şifrelenmiş bir uyarıcıyı ayırt etme becerisidir. Buna örnek olarak, onlara dokunmadan onları görmek için onları görmeden onlara dokunmayı verebiliriz.

“Taklit, pohpohlamanın en samimi şeklidir.”

– Charles Caleb Colton –

Çocuklar neden gördüklerini taklit eder?

Giacomo Rizzolatti tarafından keşfedilen ayna nöronlar sebebiyle çocuklar gördüklerini taklit ederler. Ayna nöronlar, insanların sahip olduğu belirli nöron türleridir.

Bu nöronlar hem kişi bir eylem gerçekleştirirken hem de bir başkası tarafından gerçekleştirilen eylemleri gözlemlerken etkinleşir. Ayna nöronlar, uygulama- yönelim- duygu algısını sağlayan sinir ağının parçasıdır.

 
spor yapan anne

Bir başka kişiyi gözlemlemeyi bıraktığımızda, onun basit bir el, ayak veya ağız hareketi sanki gözlemleyici aynı hareketi yapmış gibi motor korteksin aynı bölgesini harekete geçirir.

Ancak süreç bundan çok daha fazlasıdır. Gözlemlenen hareket, gözlemleyen kişide benzer bir gizli hareket oluşturur. Zihin teorisinde açıklandığı gibi, sistem kendi nöral devrelerini diğer kişilerin niyetlerinin algılanmasına veya yorumlanmasına dahil eder.

Bu bağlamda, diğer insanları anlama ve eyleme geçme, diğer insanların niyet ve davranış motiflerini algılamamıza bağlıdır. Bunu başarabilmek için, nöral devreler başkalarını tanımlamamıza olanak tanıyarak, gözlemlediğimiz davranışları bilinçaltı düzeyinde uyarmaktadır.

Böylece, eylemi gerçekleştiren ve gözlemleyen kişiler, sanki aynı eylemi yapıyormuş, aynı hisleri paylaşıyormuş ya da aynı niyetteymiş gibi benzer nöral durumda olur.

Sonuç

İnsanlar sosyal varlıklardır. Bu nedenle, hayatta kalmamız kişilerin davranışlarıyla gözlemlediğimiz niyetleri ve duyguları anlamaya bağlıdır. Ayna nöronlar, kavramsal akıl yürütme ile değil, düşünmek zorunda kalmadan doğrudan hissederek akranlarımızın zihnini anlamamızı mümkün kılar.

 

Ayna nöron sistemleri, gülmek, yürümek, konuşmak, dans etmek veya spor yapmak gibi taklit jestleri öğrenmemize olanak tanır. Tüm bunlara ek olarak, biri ağladığında hissettiğimiz acının, biri düşünce kendimiz düşmüş gibi hissetmemizin sebebi de ayna nöronlardır.

“Kim olduğum ve ne yaptığım arasında bir tutarlılık var ve sonunda insanların benim için “ Artık onu biraz anlıyorum” diyebildiğini düşünüyorum. Aslında, birkaç kez bana bunu söyleyen kişilerle karşılaştım.”

– Hillary Clinton –

  • Adrian Serrano, J. E. (2008). El desarrollo psicológico infantil. Áreas y procesos fundamentales (Vol. 27). Publicacions de la Universitat Jaume I.
  • García García, E., González Marqués, J., & Maestú Unturbe, F. (2011). Neuronas espejo y teoría de la mente en la explicación de la empatía. Ansiedad y estrés17(2-3), 265-279.
  • Meltzoff, AN., & Moore, MK. (1977). Imitation of Facial and Manual Gestures by Human Neonates. Science, 198, 75-78.
  • Meltzoff, AN y Moore, MK. (1983). Los recién nacidos imitan los gestos faciales de los adultos. Desarrollo infantil , 702-709.
  • Uríbarri Bilbao, G., Cortina Orts, A., & Triviño Mosquera, M. (2014). Neurociencia, neuroética y biética. Universidad Pontifica Comillas.