Kaygılı-Kaçınmalı Bağlanma ve Özellikleri

Çocuklar duygusal ihtiyaçları konusunda aileleri veya başkalarıyla iletişim kurmanın faydasız olduğunu hissettiklerinde, kaygılı-kaçınmalı bir bağ kurarlar. Peki, bu neden meydana gelir?

Son Güncelleme: 08 Mayıs, 2020

Çocuklarda kaygılı-kaçınmalı bağlanma, ebeveynlerine veya bakımlarından sorumlu diğer yetişkinlere karşı duyguları bastırma anlamına gelir. Bu baskılama, çocukların onlara bakan kişi tarafından ilgi göremeyeceklerini veye beklenen tepkileri alamayacaklarını düşünmekten kaynaklanır.

Sonuç olarak ise, bu çocuklar ilgi ve dış bağlanma, hatta sevgi gibi ihtiyaçları konusunda öz yeterlilik ve bağımsızlık sahibi olmayı sürdürürler.

Bağlanma hissi, çocuklarda, yetişkinlerde ve hatta diğer memelilerde de bulunur. Bu, çocukların güven ve istikrar hissi geliştirmesine olanak tanır. Bunlar, neredeyse hayatta kalma içgüdüsü gibidir. Ayrıca, sosyal bağlar oluşturmak için de gereklidir.

Çocuklarda kaygılı-kaçınmalı bağlanma ve özellikleri

Kaygılı-kaçınmalı bağlanma sorunu olan çocukların özellikleri

Mary Ainsworth tarafından geliştirilen bağlanma teorilerine göre, sevgi ve bağlılık ilişkisi kişilerde erken yaşlarda oluşmaya başlar. Sosyal varlıklar olduğumuzu göz önüne alırsak, bu ilişkiler insanlar için sağlıklıdır.

Bununla birlikte, bazı çocuklar etraflarındakilerin kendilerine olumlu yanıtlar vermediğini düşünür veya sürekli olarak reddedildiklerini hisseder. Bu durum çocuklarla aile üyeleri veya bakıcıları arasında oluşur. Çocuklar, yardım isteme, korunma veya sevgi gibi ihtiyaçlarını bastırmalarına sebep olan bir bağımsızlık hissi geliştirir.

Kendilerini koruması gereken kişilerle sürdürdükleri ilişkinin faydasız olduğunu erken yaşta öğrenirler. Bunun sonucunda ise, ebeveynlerinin varlığından, yokluğundan veya desteğinden ne pozitif ne de negatif etkilenecekleri bir davranış biçimi geliştirirler.

Ainsworth tarafından yapılan bazı araştırmalarda, çocukların yemek veya yardım istemek amacıyla ağlamaktan kaçındığı gözlemlenmiştir. Bunun sebebi ise, ebeveyn tarafından görmezden gelinmekten kaçınmak ve aynı odada onlarla yakın kalabilmektir.

Bu çocuklar, ayrıca yakın çevrelerinin dışındakilerle iletişim ve bağlantı kurmaya daha açıktır. Bu nedenle, yabancılara arkadaşça yaklaşırlar.

Çocuklarda kaygılı-kaçınmalı bağlanmanın semptomları

Kaygılı-kaçınmalı bağlanma sorunu olan çocukları belirlemeye yardımcı olan bazı davranışlar vardır. Bunlardan bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Yalnız görünürler ve hiçbir sevgi ifadesi göstermezler.
  • Sınıf arkadaşlarına veya etraftaki diğer insanlara karşı düşmanca davranabilirler.
  • Kaygılı-kaçınmalı bağlanma sorunu olan çocuklar, sınıf arkadaşlarına zorbalık yapmaya daha meyillidirler.
  • Sarılmak ve öpmek gibi fiziksel temaslar konusunda rahat değildirler.
  • Öğretmenlerine karşı kibir hissederler.
  • Daha sık öfke nöbeti geçirmeye yatkındırlar.
  • Özgüvenleri yüksek gibi görünürler ve bu his de diğerlerini aşağı görmekten kaynaklanır.

“Bağlanma hissi, çocukların güven ve istikrar hissi geliştirmesine olanak tanır ve neredeyse hayatta kalma içgüdüsü gibidir. Ayrıca, sosyal bağlar oluşturmak için de gereklidir.”

Çocuklarda kaygılı-kaçınmalı bağlanmanın tedavisi

Çocukta kaygılı-kaçınmalı bağlanma olup olmadığını belirlemek önemlidir. Bu tür bağlanma geliştiren insanlar, yetişkin olduklarında da sevgi bağları kurmada ciddi sorunlar yaşarlar.

Daha daha kötüsü, eğer çocuk sahibi olurlarsa, çocuklarında da aynı türden bir bağlanma geliştirmeye sebep olabilirler. Bu tür bağlanmayı tedavi etmek için yapılan terapiler, kaynağı bulmaya, başka bir deyişle kişiyi duygularını bastırmaya yönelten deneyimlerin başlangıcını bulmaya çalışır.

Ardından, terapist danışanın bu olayların ardındaki sebepleri fark etmesine ve üzüntüye sebep olan olaylardan özgürleşmesine yardımcı olur. Sebepleri belirledikten sonra, terapist çocuklara savunmasız olmanın normal bir his olduğunu anlatacak egzersizler yaptırır.

Bu egzersizler, reddedilme veya başarısız olma korkusu yaşamadan insanlara güvenmeyi öğretmeyi amaçlar. Çocuklardaki kaygılı-kaçınmalı bağlanmayı tedavi eden psikologlar, anksiyete seviyelerini de düşürmeyi dener.

Çocuklar, anksiyeteyi hem bilinçli hem de bilinçsiz olarak deneyimleyebilir. Bu anksiyete, çocukları diğer insanlarla olan etkileşimler konusunda sürekli olarak tetikte tutar ve gergin olmalarına sebep olur.

Kaygılı-kaçınmalı bağlanma, sosyal etkileşim söz konusu olduğunda son derece hayal kırıklığı yaratan bir durumdur. Maalesef, bu bağlanmadan muzdarip çocuklar yetişkinlikte de bu durumun etkileriyle uğraşmaktadır.

Eğer çocuğunuzda bu özelliklerden birini veya daha fazlasını gözlemlerseniz, mümkün olan en kısa sürede bir uzmandan yardım almanızı ve konu hakkında bilgilenmenizi öneriyoruz.

İlgini çekebilir ...
Eres MamáLeerlo en Eres Mamá
John Bowlby’nin bağlanma teorisi ve önemi

Özellikle doğum sonrası çocuk ilk senelerinde ebeveynlerinden gelecek sevgi ve samimiyete ihtiyaç duyar. Bu yüzden bağlanma teorisini incelemekte fayda var.



  • Barudy, J., & Dantagnan, M. (2005). Los buenos tratos a la infancia: Parentalidad, apego y resiliencia. Editorial Gedisa.
  • Garrido-Rojas, L. (2006). Apego, emoción y regulación emocional. Implicaciones para la salud. Revista latinoamericana de psicología, 38(3), 493-507. https://www.redalyc.org/pdf/805/80538304.pdf
  • Marrone, M., Diamond, N., Juri, L., & Bleichmar, H. (2001). La teoría del apego: un enfoque actual. Madrid: Psimática.
  • Mosquera D, Gonzalez, A (2009) Escala de Apego y Patrones Relacionales.
  • Mosquera, D., & González, A. (2013). Del apego temprano a los síntomas del trastorno límite de personalidad. Revista Digital de Medicina Psicosomática y Psicoterapia, 3(3), 1-33. http://www.psicociencias.com/pdf_noticias/Apego_y_TLP.pdf
  • Shaffer, D. R., & del Barrio Martínez, C. (2002). Desarrollo social y de la personalidad. Madrid: Thomson.