Sınıftaki Duygular

14 Eylül, 2020
İnsanlar duygulardan ve hislerden ibarettir. Bu nedenle, bu yazımızda sınıf içindeki duyguları anlamanın ve bunlar üzerinde çalışmanın ne denli önemli olduğundan bahsediyoruz.

Sınıftaki duygular ya da çocukların okulda hissettikleri duygular konusunda çalışmanın gerekliliği üzerine pek çok yazı yazılmış ve sayısız tartışmalar yapılmıştır. Bunun nedeni her yaşta ve eğitim seviyesinde bu konunun oldukça önemli olmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü duygular ve hisler aslında eğitim programının bir parçası niteliğindedir. Öğrencilerin güçlü bir duygusal zekaya sahip olmaları bu kritik etkenlere dayanmaktadır.

Duygular ve Hisler Hakkında Neler Biliyoruz?

Duygular, çevremizde bulunan nesneler, insanlar veya karşılaştığımız farklı durumlar karşısında vücudun verdiği yanıtlar ya da psikofizyolojik reaksiyonlardır. Yani bir duygu bir insanın psikolojik düzeyde farklı biyolojik sistemlerle (yüz ifadeleri, kaslar, endokrin sistemi vb.) farklı yanıtlar vermesi anlamına gelen bir adaptasyon şeklidir.

Buna karşın hisler hem bir zihinsel durumu hem de bir kavramsallaştırılmış duyguyu ifade eder. Yani hisler duyguların bir sonucudur. Çünkü bunlar zaman içinde daha uzun süre varlığını sürdürür ve kelimelere dökülebilirler. Bu bilgiler ışığında duygu ile his arasındaki farkın yoğunluk ve etkisini devam ettirme süresi olduğunu söylemek mümkündür. Duygu, daha kısa süreli ancak daha yoğun olarak yaşanan bir kavramdır.

Yani üzüntü, neşe, kızgınlık, korku ya da geçmişe duyulan özlem birer reaksiyondur. Bu nedenle de bunların bir insanın hissedebileceği duygular olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar, bir değişime, duruma, kişiye ya da nesneye karşı verilen neredeyse otomatik reaksiyonlar niteliğindedir. Eğer bu duygular zamanla kaybolmaz ve etkisini sürdürürse o durumda birer hisse dönüşürler.

öğretmen ve öğrenciler neşe içinde

Sınıftaki Duygular Üzerinde Çalışmanın Önemi

Doğru bir gelişim ve hem çocukların hem de gençlerin kişiliklerinin sağlıklı bir şekilde biçimlendirilmesi için duygular üzerinde durmak gereklidir. Çocukların ve gençlerin hem kendi hem de diğer insanların duygularını anlamayı öğrenmeleri önemli bir ihtiyaçtır. Bu bağlamda, duygular üzerinde konuşmaları ve bunları her zaman nasıl kontrol edebileceklerini bilmeleri önemlidir.

Eğer çocuklar daha çok erken yaşlardan itibaren duygularını kontrol etmeyi başarırlarsa, anksiyete, depresyon ve hayal kırıklığını da kontrol edebilme kapasitesine sahip olurlar. Özgüven gelişimi, diğer insanlarla sağlıklı ilişkiler kurmak ve kişisel hedeflere ulaşmak duygusal yönetimle çok yakından ilgili konulardır. Yani bunlar kişinin duygularını düzenleme ve gerektiği zaman kendi kendine istenilen şekilde ayarlama kabiliyeti ile bağlantılı özelliklerdir.

Bu nedenle, duygusal eğitimin amaçlarına ulaşmak için sınıf içindeki duygulara yeterince önem verilmesi ve bu duygular üzerinde çalışılması gerekmektedir. Bu sayede çocuklar ve gençler şu konularda kendilerini geliştirme şansı yakalayabilirler:

  • Hem kendi hem de diğer insanların hislerini bilme, tanıma, anlama ve betimleme yeteneğini kazanmak.
  • Olumsuz duyguları kontrol altına alarak olumlu olanları üretmek için gerekli stratejileri öğrenmek ve ihtiyaç duyulan yetenekleri geliştirmek.
  • Olumsuz duyguların yarattığı zararlı ve negatif sonuçlardan kaçınmak.
  • Hayata karşı olumlu ve optimist bir tutum sergilemek.
  • Olumlu duyguların faydaları ve sağlıklı yönlerinin farkında olmak.

“Duyguları kontrol etmek deyince, gerçekten stresli ya da kişiyi engelleyen duygulardan bahsediyorum. Duyguları hissetmek hayatlarımızı zenginleştiren etkenlerden biridir.”

-Daniel Goleman-

Sınıftaki Duygular Üzerinde Çalışmak İçin Neler Yapmak Gerekir?

Eğitimcilerin sınıf içindeki duygular konusunda eğitici aktiviteler hazırlaması önemli bir konudur. Bu hazırlığın amacı, çocuklarda ve gençlerde duygusal yönetim için ihtiyaç duyulan stratejileri geliştirmektir. Yani öğrencilerde gelişim gösteren bir duygusal zeka edinimi için empati, proaktif davranışlar ve girişkenlik kavramları üzerinde çalışmak gerekmektedir.

Bunlara ek olarak sınıftaki duygular konusunda sadece içerik olarak değil aynı zamanda farklı durumlara yönelik olarak çalışmak da önemlidir. Sahip oldukları karakteristik özellikleri nedeniyle duygular farklı ortamlarda ve değişik aktiviteler esnasında uyarlanabilir süreçler içerirler. Bu nedenle, okulda gösterilen her konu başlığında ve her türlü öğretme-öğrenme anında bu duyguların var olduğunu unutmamak gerekir.

sınıfta öğretmenden ders dinleyen çocuklar

Sınıfta ve Evde Duygular Üzerinde Çalışma Aktiviteleri

Son olarak sizlere hem bir eğitimci hem de birer anne ve baba olarak öğrencilerin ve çocukların duyguları üzerinde çalışmak için bazı seçenekler sunuyoruz.

  • Okul toplantısı. Okulda öğrencilerin bir araya geldikleri bu ortamlar, gerek çok özel bir an oldukları için gerekse de paylaşım ve diyalog için ideal bir fırsat niteliği taşıdıkları için çocukların duyguları üzerinde çalışmalar yapmak açısından eğitimcilere güzel bir fırsat sunar. Örnek olarak çocuklara bu tür ortamlarda bir gün önce neler yaptıkları sorulabilir. Ufaklıklara neler hissettiklerini sormak, onların duygularını öğrenmek için atılacak bir ilk adım özelliği taşıyacaktır.
  • Okuma. Hikaye ya da masal okumak duygular üzerinde çalışmak için en ideal seçenekler arasında bulunmaktadır. Çünkü hikayede yer alan karakterlerin yaşadıkları, hissettikleri ve tecrübeleri üzerinden farklı duyguları tanımak ve ayırt etmek mümkündür.
  • Problemli durumlar. Bu seçenek ergenlik çağındaki çocuklar için daha uygundur. Problem kaynağı olan bir konu gündeme getirilir, bu konu üzerinde konuşularak ilgili duygular tartışılır, nedenler anlaşılmaya çalışılır, seçenekler analiz edilir, strateji değişiklikleri üzerinde durulur ve duygular kabul edilerek kontrol altına alınır. Bu yöntem, örnek olarak anne ve babalarla çocukların yaşadıkları tartışmalarda, sevilen bir kişinin kaybedilmesi durumunda ya da kişisel olarak belirlenmiş olan bazı hedeflere ulaşma konusunda başarısız olunduğunda kullanılabilir.
  • Resim çizme. Duyguları çizerek resme dökmek çocukların bunları ifade etmeleri, tanımlamaları ve dışa vurmaları için iyi bir yöntemdir. Onların nasıl hissettiklerini konuşmak ve daha derinlere inmek için boyama yapmak ve resim çizmek harika bir eğitim stratejisidir. Bu sayede, çocuklar resim çizip boyama yaptıkça onların duygularını daha iyi anlama şansına sahip oluruz.