Anneler, Hayatı Durdurmayı Öğrenin

19 Şubat 2019

Anne olmak kolay değildir ve bazen tam hız ara vermeksizin gittiğimizi fark ederiz. Her şeye yetişmek ve her şeyle baş ederken süper anne olmak isteriz. Fakat bazen hayatı durdurmak da önemlidir.

Anneler hem evin içinde hem de dışında çalışır, kendilerine zaman ayırır, arkadaşlıklar için vakit yaratır, çocuklarıyla birlikte iyi vakit geçirir… ve her günü neredeyse ayakta duramayacak kadar yorgun bir biçimde bitirir.

Fakat annelerin öğrenmesi gereken bir faydalı tüyo var ise o da hayatı durdurmayı bilmektir. Hayat çılgın bir hızda ilerler ve bize durup nereye gittiğimizi veya hayatımıza nasıl devam edeceğimizi planlamak için neredeyse hiç vakit bırakmaz.

Dolayısıyla bazen, rahatlamak ve nefes almak için hayatı sanki bir oyunmuş gibi durdurmamız gerekir. Sonra şarjımız dolu bir şekilde tekrar oynamaya devam edebiliriz.

Kendinize şunu soruyor olabilirsiniz: hayatı durdurmak mı? Durdurmanın ne anlamı var?

Bir basketbol maçının ortasında, karşılık verebilmek adına mola diye bağırmak mantıklıdır fakat bir anne akıl sağlığını korumak için durdurma butonuna zaman zaman basabilir mi?

Basabilir ve basmalıdır. Durup etrafınızdakilere bakmak ve kalbinizin size söylediği şeyi dinlemeyi öğrenmelisiniz.

birbirine sarılığ gülen anne kız

Durdurun

Durdurma tuşuna basmanın işleri olduğu gibi bırakmak olduğunu ve sonra tekrar kaldığı yerden alarak, sizi bunaltan neyse ona geri dönmek olarak düşünebilirsiniz. Fakat bu gerçekten oldukça uzaktır.

Bazen hayatı durdurmak daha önceden bunaltıcı gelen şeyle tekrar baş edebilmek adına ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi geri kazanmak için gereklidir.

“Geleceğimi benden almadın, bana yeni bir gelecek verdin.”

– Anonim Anne –

Faydalı bir araç

Durdurma tuşuna basmak ve hayatı durdurmak huzur bulmanıza yardımcı olacak.

Bazen anneler hayattan yorulur veya bunalır, belki de başkaları tarafından yargılandıkları veya kendilerini mükemmel görmedikleri için.

Partnerleri onları duygusal olarak tatmin etmediği için de olabilir, yeterince paraları olmadığı için, daha büyük bir ev istedikleri için…

Bazen baş edilmesi gereken çok fazla şey var gibi görünür.

Çok fazla paraya sahip olmamaktan ötürü birçok sorun çıkar. Belki bu durum vücudunuzun kaldırabileceğinden fazla saatler boyunca çalışmanıza neden oluyordur. Bu da kendiniz veya çocuklarınız için yeterince vaktiniz olmadığı anlamına gelebilir, özgüveninizle sorun yaşadığınız anlamına gelebilir.

Özgüveninizin elinizdeki maddi şeylere hiçbir şekilde dayanması gerekmez. Özgüveniniz kişiliğinizdir, her gün başarabildiklerinizdir.

kumsalda kucağında kızını tutan anne

Kalbinize umutsuzluk çökmüşse veya size nefes aldırmayan hislerde boğuluyorsanız suyun üstünde kalmak zordur. Umutsuzluk, acı, travma, öfke veya kafa karışıklığı sizi yıkabilir ve durdurma butonuna basmanın bir seçenek olmadığını düşünmenize neden olabilir.

Fakat o anlarda durdurma butonu hiç olmadığı kadar gereklidir.

En çok ara vermeniz gerektiğinde hayatınızın nasıl olduğuna, son aylarda hayatınızın nasıl ilerlediğine ve gelecekte nasıl bir hayat istediğinize dair düşünmek için bir duraksama.

Gerçekten istediğiniz hayatı elde etmek için doğru olan şeyleri yapıyor musunuz yoksa tıkanıp kaldınız ve nereye gitmeniz gerektiğinden emin değil misiniz?

Çocuklarınız dünyanızın bir parçasıdır

Mükemmel değilsiniz, insansınız, tepki göstermeye ve dengesiz olmaya meyillisiniz… Şu an hissettiklerinizle ilgili kafanız karışabilir, geçmişi kaybetme hissi ve geleceğin bilinmezliği.

Çocuklarını büyüdükçe iyi olmayı bilen, hedeflerine ulaşabilen, onlarla birlikte olabilen ve onlara karşılıksız tüm sevgisini verebilen, duygusal olarak sağlıklı bir anneye ihtiyaçları olacak.

Eğer çocuklarınız büyüdükçe durdurma butonuna basmazsanız mutsuz, bencil olacaksınız ve hayatın gerçekten nasıl işlediğini anlama şansını kaçırmış olacaksınız.

Küçük şeyler gerçekten önemli olanlardır: Çocuklarınızla ve kendinizle iyi vakit geçirmek, hayatın size her gün sunduklarından keyif duymak… Her zaman en yüksek hızda gitmeye gerek duymadan.

  • Bowlby, J. (1986). Vínculos afectivos: formación, desarrollo y pérdida. Madrid: Morata.
  • Bowlby, J. (1995). Teoría del apego. Lebovici, Weil-HalpernF.
  • Garrido-Rojas, L. (2006). Apego, emoción y regulación emocional. Implicaciones para la salud. Revista latinoamericana de psicología, 38(3), 493-507. https://www.redalyc.org/pdf/805/80538304.pdf
  • Marrone, M., Diamond, N., Juri, L., & Bleichmar, H. (2001). La teoría del apego: un enfoque actual. Madrid: Psimática.
  • Moneta, M. (2003). El Apego. Aspectos clínicos y psicobiológicos de la díada madre-hijo. Santiago: Cuatro Vientos.