Bebeğinize Kendinizi Verin! Bilim Bu Konuda Neler Söylüyor

23 Ağustos, 2018

Kendinizi bebeğinize verin! Daha fazla tereddüt etmeyin. Kendinizi arzularınıza bırakın ve ona kalbinizden taşan tüm sevgiyi verin. Zamanınızı boşa harcamayın, “önyargılı” insanlara kulak asmayın. Bu sefer, bilim de sizin arkanızda. Sizi gerçekten çok şaşırtacak bir haberimiz var.

Çocuğunuzu kucağınıza alın, ona sarılın, onu öpücüklere boğun, okşayın, sallayın. Ona tatlı şarkılar söyleyin, şefkat dolu hikayelerden oluşan çocuk kitaplarını okuyun. Sizin yaratığınız o minik varlığı pohpohlayıp “şımartmak” için elinizde olan bu harika zamanı iyi değerlendirin.

Son günlerdeki araştırmaların ışığında şunu söyleyebiliriz, ilgi, alaka ve sevgimizi göstermek, bebeğimiz için çok önemlidir.

Çocuğunuzu pohpohlamanın tüm yararlarını öğrenmek ister misiniz? O zaman Ben Anneyim’ in bu ilginç makalesine bir göz gezdirin.

“Annelerin kolları şefkat doludur ve çocuklar bu kollarda derin bir uykuya dalar.”
-Victor Hugo-

Bebeğinize kendinize verin. İşte bunun sebebi:

anne bebeğini tutarken

Bebek ağlamaya başlar. Anında annesi, teyzesi, büyükannesi beşiğin başında toplanır. Bir taraftan, bu bebeğe özen gösterildiği, onun üzerine düşüldüğü içindir. Diğer yandan, bazıları ısrarla şu konuda direnir: “Onu kucağına alma, bebek için kötü bir şey yapıyorsun.” “Bebek seni çıkarları doğrultusunda yönlendiriyor. Eğer buna izin verirsen şımarık bir çocuk yetiştirirsin,” diyerek sizinle tartışırlar.

Anne ona doğrultulan bu kılıçlar ve arkasındaki duvar arasında kalır. Ne kadar kötü olabilir ki? Onun ağlamasına izin vermek, onu umursamamak ne kadar kötü olabilir? Ayrıca o yaşlardaki birinin manipülatif olabileceğinin düşüncesi aslında ihtimal dışıdır. Aslında bebeğimin yarı-bağımlı bir annesi olduğunu ve onun da tatmin edilmesi gerektiğini düşünmek daha akla yatkındır. Peki bebek için en iyisi ne olacaktır?

Bazı uzman psikologlar ve çocuk uzmanları şu konuda uzlaşırlar. Bebeğin ağlamasına aldırış etmemenin, onun psikolojik ve duygusal gelişimine yıkıcı etkileri vardır. Hatta, yenidoğanlarla yeterli fiziksel temas kurmamanın, büyüme çağında kötü sonuçlar doğurduğu bilim ile kanıtlanmıştır.

O zaman şunu kesinlikle söyleyebiliriz, ebeveyn ve çocuk arasındaki duygusal bağ çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar. Sizin kişisel gelişiminiz için de bu temel bir olgudur. Bunu inkar etmek isteseler de, bebek annesine hep olabildiğince yakın olmalıdır. Onun sıcaklığını hissetmeli ve onun kollarıyla sarılmalıdır. Bu sayede kendini güvende hissedecek, ilgi gördüğünü ve kendisine iyi bakıldığını hissedecektir.

Gerçekten gerekli olan pohpohlanmanın bebeğiniz üzerindeki olumlu etkileri

Sadece bebeğinize ilgi göstermek ve onu korumak kadar basit bir şeyin bebeğiniz üzerinde yaratacağı olumlu etkiler sonsuzdur. Bir çocuk yalnızca sevgi ve ilgi ister. Onlara ihtiyaçları olan ve sizden bekledikleri bu basit şeyleri verdiğiniz takdirde, hem anne hem de çocuk bundan kazançlı çıkacaktır. Buna inanmıyor musunuz? Uzmanların gözlemlerine gelin bir de beraber bakalım:

  • Bebeğin okşanması sinirsel gelişime yardımcı olur
  • Sarılmak, bebeğin beynine daha çok enerji gitmesine sağlar
  • Yenidoğanlar daha hızlı gelişirler
  • Bu sebeple ne kadar küçük bir varlıksa, o kadar iyi ve sağlıklı bir gelişimi olur
  • Ten teması çocuk ve onun ebeveynleri arasında sağlam bağlar kurulmasını sağlar
  • Onun özgün kişiliğinin gelişmesine yardımcı olur
  • Bu minik birey çevresinde gördükleri sayesinde bir dünya görüşü geliştirir
  • Çocuk odağımıza geri dönecek olursak, pohpohlanarak büyümüş çocukların daha dengeli, dikkatli ve duyarlı bireyler oldukları görülmüştür.

Öte yandan, ailesi tarafından ilgi görmeyerek büyümüş çocukların sürekli stresli olan bireyler haline geldiği de görülmüştür. Bu çocuklar ileride başa çıkması zor insanlar olurlar. Endişenin, bıkkınlığın, korkunun ve şüphenin, ilgi görmeyerek büyüyen çocukların temel ve genel özellikleri olduğu bir gerçektir.

“Çok yorulmuş olabilirim, ancak bebeğime sarılmaktan, onu öpmekten, onu okşamaktan asla yorulmam. Kalbimin öbür yarısını sevgiyle doldurmak için her zaman enerjim var.”
-Anonim-

Bebeğinize kendinizi verin. Bu, annelerin de yararına!

Anneler özelinde de, bunun birçok yararı vardır. Bir çocuğun gelişimini her yönden itinayla tamamlamasını izlemenin yanı sıra, çocuklar hem bedenen hem de ruhen daha sağlıklı olacaktır. Onların mutlu ve sakin olduğunu görmenin size getireceği mutluluğun ve tatminin yanı sıra, size şu dünyadaki her şeyden daha çok ihtiyacı olan bebeğinize kendinizi vermenin öneminin bir sebebi daha var.

Aslına bakacak olursak, bebeğinizle kuracağınız temas sizin için de yücedir. Vücudunuz, emzirmeyi tetikleyecek ve kolaylaştıracak hormonları daha çok salgıladıkça, onunla temas kurmak yalnızca bebeğinizin en iyi besini almasını sağlamayacak; ayrıca sizin de daha sağlıklı olmanızı sağlayacaktır.

Ayrıca, özellikle ilk defa anne olanları ilgilendiren bir gerçek daha var. Bebeğinize ilgi gösterme konusunda, onu kucaklarken salgıladığınız hormonlar size içten içe güven verecek. O kadar iyi gelecek ki size, sizin her gününüzü ve her gecenizi aydınlatan küçük güneşiniz için elinizden gelenin en iyisini yaptığınızdan emin olmanızı sağlayacak.

Bu sebeple, “çok fazla sarılmak bebeğine zarar verecek” diyenlere kulak asmayın. Bilim, bunu hiçbir zaman ne kanıtladı ne de söyledi, hatta ve hatta, tam tersinin doğru olduğuna dair birçok kanıt gösterdi.

Bunun kanıtı da, başka birçok yolun arasında, kanguru metodu. Bebeğinize kendinizi verin! Hayatınız boyunca çocuğunuz için yapabileceğiniz en iyi ve en önemli şey bu olacak.