Gururuna Düşkün Değil Kendini Seven Çocuklar Yetiştirin

18 Kasım, 2020
Gurur çocukları daha savunmacı ve şiddet eğilimli tepkiler vermeye iter. Buna karşın, çocuklar kendini sevmeyi öğrenirse başkalarına ve kendine karşı saygılı olmayı başarabilir.

Çocukların duygusal eğitimi ebeveynlerin büyük ve önemli bir sorumluluğudur. Çatal kullanmayı ya da ayakkabılarını bağlamayı öğretmekten çok daha komplikedir. Bu yüzden de onların duygularını anlamasına ve yönetmesine yardım etmeniz gerekir. Kendini sevmek ile gururlu olmak arasında ince ve belirsiz bir çizgi vardır. Çocuklarımıza bu iki kavram arasındaki ayrımı yapabilmeyi öğreterek kendini seven çocuklar yetiştirmek de bizim görevimizdir.

Çocuklarımıza bazı değerler öğretmeye çalışırken genelde birbirimize karşı kibar, sevecen ve düşünceli olmayı aşılamaya odaklanırız. Onlara empati becerisini geliştirmeyi, özür dilemeyi ve iyilik yapmayı öğretiriz. Ancak çoğu zaman kendini sevmeyi ve bu davranışları kendisine karşı da göstermeyi öğretmek aklımıza gelmez.

Sınıftaki bir arkadaşı çocuğumuzu kendi çıkarları için kullandığı zaman, çocuğumuzun diğer insanların fikirlerinden çok fazla etkilendiğini düşünerek kendini savunması” ya da daha gururlu olması için onu teşvik ederiz. Fakat bunu yaparak çocuğumuzu yanlış bir tavır takınmaya teşvik etmiş oluyoruz.

Gurur ile kendini sevmek arasındaki fark

Eylem veya tepki

Gurur, diğer insanların söylediği ya da yaptığı şeylere karşı otomatik ve dürtüsel bir tepki vermemize sebep olur. Bu yüzden, gururlu bir çocuk münakaşaya girebilir, küstahlaşabilir ve düşüncesiz davranabilir.

Gururlu çocuklar davranışlarından hoşlanmadıkları kişilere hemen karşı çıkmayı öğrenmiştir. Biz çocuğumuza okulda kendini savunması gerektiğini öğretirken iyi niyetli olsak da, aynı tavrı evde de takınması muhtemeldir.

Diğer yandan, kendini sevmek daha sakin ve etrafımızdakilerin daha çok farkında olmamıza yardımcı olur. Bir şey üstünde yeterince düşünerek en doğru tepkiyi seçmek de böylece daha mümkün olur.

Kendini seven çocuklar gücendiği bir durum karşısında agresif ve aşağılayıcı bir tavır takınmaz. Savunmacı davranmak yerine, kişisel sınırlarını belirleme ve sağlıklı bir mesafede durmanın daha mantıklı olduğunu kavrayabilmiştir.

Güç dinamikleri

Gururlu bir bakış açısıyla bakan çocuklar sosyal ilişkileri bir güç mücadelesi olarak algılar. Onun için, birileri her zaman en üstteyken başkaları da hep aşağısında kalacaktır. Örneğin, gururlu bir çocuk tepeden bakar ve her zaman haklı olmak ister. Hatta diğerlerinin fikirlerini bile dinlemeye yanaşmaz.

Bu çocuklar aile ve arkadaş ilişkilerini bir mücadele olarak görür ve her zaman kendilerini savunmaya hazır olmaları gerektiğini hissederler. Gurur hem kılıcı hem de kalkanı olur. Bu yüzden de kazanan konumunda olmak için kırıcı şeyler söylemekten çekinmezler. Bu çocuklar daha alıngan olmaya ve saldırı altında hissetmeye eğilimlidir.

Diğer yandan, kendini seven çocuklar başkalarını sevebilmenin tek yolunun kendisini sevmekten geçtiğini öğrenmiştir. İlişkilere pozitif ve keyifli bir alışveriş olarak bakar, insanların da daha sevecen yanlarını görebilirler. Bu yüzden, başkalarından daha üstün olma ihtiyacı hissetmez, dolayısıyla kendini de daha aşağıda görmez. 

Dahası bu çocuklar, kendisinin ve başka insanların yani aslında herkesin değerli olduğunu kavramıştır. Böylece başkalarına daha sıcakkanlı ve empatiyle yaklaşırlar.

Aynı zamanda da kendi fikirlerini saygı çerçevesi içinde, korkmadan ifade edebilirler. Başkalarının fikirlerini dinlerken kendi fikirlerinin de onlarınki kadar önemli olduğunu unutmadan kulak verirler.

kendini seven çocuklar: ayçiçeği koklayan çocuk

Öz saygı

Son olarak gururlu insanlar öz saygısı yüksek gibi görünse de doğrusu bunun tam tersidir. Gurur bir zırh gibidir, kendimize güvenimiz olmadığı zamanlarda bu zırha sığınırız. Başkaları her an bize saldıracakmış ya da zayıf yanlarımızı görecekmiş gibi bir inançla başkalarıyla aramıza set çekeriz. Gurur sadece içimizdeki korkuyu saklayan bir maskedir.

Sağlıklı bir öz sevgisi olan çocuklar daha huzurludur çünkü kendi değerinin ve yeterli olduklarının farkındadır. Önemli hissetmek için başkalarını küçümseme ihtiyacı duymaz çünkü zaten önemli olduğunu bilir.

Aynı şekilde başkalarıyla mücadele içine ya da tartışmaya da girmez. Kendi dışındakilerin fikirlerini de aynı derecede önemser çünkü kendine güveni tamdır.

Anahtar kendini sevmektedir

Kendini sevmek, başkalarından gelebilecek zararlara karşı sağlıklı sınırlar oluşturmayı ve böylece başkalarına da zarar verme ihtiyacı hissetmemeyi sağlar. Bu yüzden, dirençli ama samimiyet kurabilen çocuklar yetiştirmek için onlara kendini sevmeyi öğretin. 

Bunun istikrarlı bir şekilde yerine getirmeniz gereken bir görev olduğunu, yani her gün bunun için çaba göstermeniz gerektiğini unutmayın. Çocuğunuzun sağlıklı ilişkilerle desteklenen mutlu ve huzurlu bir hayat sürdürebilmesi için buna değer.